Ankara’daki sofralarda sıradan bir malzeme olan mantar, dünyanın başka bir köşesinde bilim insanlarını yıllardır uğraştıran bir gizemin merkezinde. Çin’de bir mantar türünü yeterince pişirmeden yiyen bazı kişiler, çevrelerinde hiç var olmayan küçük insanlar görüyor.

Türkiye’de mantar yetiştiriciliği Ankara’da başladı

Türkiye’de mantar yetiştiriciliğinin başlangıç noktası Ankara. Akademik çalışmalara göre mantar yetiştiriciliği 1960 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde başladı. Sektör o günden bugüne büyük bir büyüme gösterdi. Yıllık üretim 1973'te 80 ton iken 2014'te 45 bin tona çıktı. 2018 sonunda 65 bin tona ulaştı. 2023 verilerine dayanan bir çalışmada ise üretimin 85 bin tona yükseldiği belirtiliyor. TÜİK’in 2015 verilerine göre Ankara’da yıllık kültür mantarı üretimi 636 ton düzeyindeydi. Türkiye’de en çok yetiştirilen tür, çayır mantarı ya da şampiyon mantarı olarak bilinen kültür mantarı. Çin’deki olay ise bambaşka bir türle ilgili.

Uretim Mantar

Ankara'da üniversite öğrencilerinin bilmesi gereken 3 destek!
Ankara'da üniversite öğrencilerinin bilmesi gereken 3 destek!
İçeriği Görüntüle

Çin’de pazarda satılan mantar, yiyenlere “minik insanlar” gösteriyor

Olay, Çin’in güneybatısındaki Yunnan bölgesinde yaşanıyor. Pazarlarda satılan Lanmaoa asiatica adlı mantar, yeterince pişirilmediğinde yiyenlere küçük insanlar görme halüsinasyonları yaşatıyor. Yerel halkın “jian shou qing” adını verdiği mantar, “elde maviye dönen” anlamına geliyor. Görülen figürlerin sayısı onlarcayı, bazen yüzleri buluyor. Yunnan’daki hastane kayıtlarına göre mantar nedeniyle başvuran hastaların yüzde 96'sı; dans eden, yürüyen ya da eşyalarla etkileşen küçük insanlar ve elfler gördüğünü söylüyor. Bölgedeki hastanelere her yıl onlarca kişi bu şikâyetle başvuruyor. Baş dönmesi, işitsel halüsinasyon ve mide rahatsızlığı da bildirilen diğer belirtiler arasında. Yerel halk bu etkinin ortadan kalkması için mantarın iyice pişirilmesi gerektiğini biliyor.

Mantar Çın

Gizem yaklaşık bir asırdır sürüyor

Bu görüntüler yaklaşık yüz yıldır bildiriliyor, ancak uzun süre biyolojik değil, kültürel etkilere bağlandı. Benzer bir mantar Papua Yeni Gine’de “Nonda” adıyla da biliniyor. Konu, Utah Üniversitesi’nden araştırmacı Colin Domnauer’in çalışmalarıyla yeniden gündeme geldi. Domnauer 2024'te Yunnan’a ve Filipinler’in kuzeyine giderek yerel topluluklarla görüştü, mantar örnekleri topladı. DNA dizilemesi, iki bölgedeki halüsinasyonların aynı mantar türüyle, Lanmaoa asiatica ile bağlantılı olduğunu gösterdi. Bu bulgu, olayın yalnızca kültürel olduğu görüşünü zayıflattı. Birbirinden uzak ve tarihsel teması olmayan topluluklar, aynı mantarı yiyerek aynı görüntüleri bildirdi.

Genom incelendi, ancak madde bulunamadı

Domnauer ve Utah Üniversitesi’nden biyolog Bryn Dentinger, Lanmaoa cinsinden 53 örneğin genomunu dizileyerek inceledi. Çalışma 5 Haziran 2026'da Mycologia dergisinde yayımlandı. Analizin sonucu dikkat çekiciydi. Psilosibin ve ibotenik asit gibi bilinen halüsinojenlerin üretiminden sorumlu genlerle yakın bir eşleşme bulunamadı. Yani görüntülere yol açan madde hâlâ bilinmiyor.

Mantar Uretım Cin Ankara

Bilim açısından neden önemli?

Küçük insanlar görme durumu yalnızca bu mantara özgü değil. Bazı nörolojik ve tıbbi rahatsızlıklarda da ortaya çıkabiliyor. Ancak bu rahatsızlıklarda görüntüler seyrek görülürken, söz konusu mantar alışılmadık ölçüde tutarlı bir tetikleyici sunuyor. Bu nedenle bilim insanları, mantardaki bilinmeyen maddenin beynin görme sürecini incelemek açısından değerli olabileceğini düşünüyor.

Kaynak: Ümmügülsüm Katırcı