Ankara'da çocuklar ve aileler için renkli etkinlik: 3D Maket Boyama Atölyesi başlıyor
Ankara'da çocuklar ve aileler için renkli etkinlik: 3D Maket Boyama Atölyesi başlıyor
İçeriği Görüntüle

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ) Rektörü Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, İskoçya ziyareti sırasında kaleme aldığı "İskoçya'da Abdülkadir Es-Sûfî'yi Yeniden Hatırlamak: Ian Dallas'tan 'Gelmekte Olan İnsan'a" başlıklı yazısında, modern Batı düşüncesi, hakikat arayışı ve gençlerin kimlik arayışına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Arıcan, İskoç asıllı düşünür Abdülkadir Es-Sûfî'nin (Ian Stewart Dallas) hayat hikâyesini merkeze alarak modern insanın anlam arayışını ele aldı.

İskoçya gezisi, fikrî bir yolculuğa dönüştü

Yazısında İskoçya'nın tarihi ve kültürel atmosferinden söz eden Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, Glasgow, Edinburgh, Highlands ve Ayrshire'da yaptığı gözlemlerin kendisini yıllar önce okuduğu eserleri yeniden düşünmeye yönelttiğini ifade etti. Arıcan, bazı yolculukların yalnızca coğrafi bir seyahat olmadığını belirterek, ziyaret edilen şehirlerin geçmişte iz bırakan düşünürleri ve fikirleri yeniden hatırlattığını vurguladı.

Musa Kazım Arıcan-1

Lan Dallas'tan Abdülkadir Es-Sûfî'ye uzanan hayat hikâyesi

Yazıda, 1930 yılında İskoçya'nın Ayr kentinde dünyaya gelen Ian Stewart Dallas'ın, Müslüman olduktan sonra Şeyh Abdülkadir Es-Sûfî adını alması ayrıntılı şekilde ele alındı. Arıcan, Es-Sûfî'nin öneminin yalnızca Batılı bir entelektüelin İslam'ı tercih etmesinden kaynaklanmadığını belirterek, onun modern Batı'yı içeriden tanıyan ve yine içeriden eleştiren bir düşünür olduğuna dikkat çekti. Yazıda, Ian Dallas'ın sanat dünyasındaki kariyerine de değinildi. Kraliyet Dramatik Sanatlar Akademisi'nde eğitim aldığı, BBC için metinler yazdığı ve Federico Fellini'nin "8½" filminde rol aldığı hatırlatıldı. Ayrıca Vivien Leigh, Edith Piaf ve Eric Clapton gibi isimlerle aynı sanat çevresinde bulunduğu ifade edildi.

"Hakikat arayışı biyografik bir değişimden ibaret değil"

Musa Kazım Arıcan, Ian Dallas'ın Fas'ın Fes kentindeki Karaviyyîn Camii'nde İslam'ı seçmesini sıradan bir biyografik değişim olarak değerlendirmenin eksik olacağını belirtti. Yazıda, bu dönüşümün modern insanın yaşadığı içsel sorgulamanın ve hakikat arayışının önemli örneklerinden biri olduğu vurgulanırken, Es-Sûfî'nin Batı medeniyetine yönelik eleştirilerinin, dışarıdan değil bizzat o medeniyetin içinden yükselen değerlendirmeler olduğuna dikkat çekildi.

Arıcan Adana

Gençlere "hakikat" ve "kendini bil" mesajı

Yazısının önemli bölümünü gençlerin yaşadığı kimlik ve yön arayışına ayıran ASBÜ Rektörü Musa Kazım Arıcan, günümüzde gençlerin en büyük probleminin imkânsızlık değil, yönsüzlük olduğunu ifade etti. Arıcan, gençlerin çok sayıda seçeneğe sahip olmalarına rağmen yaşam amaçlarını belirlemekte zorlandıklarını, kendilerini ifade edecek pek çok platform bulsalar da kendilerini tanıma konusunda güçlük yaşayabildiklerini dile getirdi. Bu çerçevede Abdülkadir Es-Sûfî'nin hayat hikâyesinin gençlere önemli bir örnek sunduğunu belirten Arıcan, bireyin doğduğu toplumun kalıplarıyla sınırlı kalmak zorunda olmadığını, hakikati arama ve dönüşme iradesi gösterebileceğini ifade etti.

"Kendin ol" ile "kendini bil" arasındaki fark

Yazısında modern kültürün bireye sunduğu "kendin ol" anlayışı ile İslam düşüncesindeki "kendini bil" yaklaşımını karşılaştıran Arıcan, bu iki kavram arasında önemli bir ayrım bulunduğunu belirtti. Modern kültürün çoğu zaman bireyin arzularını merkeze aldığını ifade eden Arıcan, "kendini bil" çağrısının ise insanın nefsini tanıması, kendisini sorgulaması ve manevi gelişimini öncelemesi anlamına geldiğini değerlendirdi. Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, Abdülkadir Es-Sûfî'nin hayatının da bu arayışın ve dönüşümün somut örneklerinden biri olduğunu ifade etti.

Kaynak: Cansel Yıldız