Son dönemde siyaset sahnesinde dikkat çeken bir hareketlilik var.
Anketlere yansıyan yükselişiyle konuşulan Anahtar Parti, henüz çok yeni olmasına rağmen iddialı bir yürüyüş sergiliyor. Bu yürüyüşün merkezinde ise Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu bulunuyor.
Ağıralioğlu’nun siyaset tarzı alışıldık değil. Cümlelerini dolandırmadan kuran, “kitabın ortasından” konuşan bir lider profili çiziyor. Belki de bu yüzden kısa sürede geniş bir dikkat alanı oluşturdu. Siyasette netlik, çoğu zaman riskli ama bir o kadar da karşılık bulan bir duruştur.
Geçtiğimiz günlerde Kahramankazan’da düzenlenen iftar programı bu ilginin sahaya yansıması gibiydi. İlçe teşkilatının organizasyonunda gerçekleşen buluşmada salonlara sığmayan kalabalık, sadece bir iftar yemeği değil; aynı zamanda yeni bir siyasi hareketin yereldeki karşılığının işaretiydi.

Ancak asıl dikkat çeken, iftarın ötesindeki bir kareydi.
Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu’nu makamında ziyaret etti. Bu ziyaret, siyasetin nezaket tarafına dair önemli bir mesaj içeriyordu.
Demokraside rekabet doğaldır. Hatta gereklidir. Farklı partiler yarışır, farklı fikirler mücadele eder. Ancak rekabetin dili sertleştiğinde toplum da sertleşir. Siyaset nobranlaştığında, o dil vatandaşa sirayet eder.
İşte tam burada Çırpanoğlu’nun tavrı önem kazanıyor.
Rakip bir partinin genel başkanını makamında ağırlamak; siyaseti husumet zemininden çıkarıp medeni bir çerçeveye oturtma iradesidir. Kahramankazan siyasetinin örf, misafirperverlik ve karşılıklı saygı üzerinden yürümesi gerektiğini fiilen göstermektir.
Siyasi nezaket küçümsenecek bir ayrıntı değildir.
Özellikle söz konusu olan bir genel başkan ziyaretiyse, fevkalade mühimdir.
Çünkü siyaset sadece kürsüde söylenen söz değildir. Kapı açmaktır. El sıkmaktır. Rakibi düşmanlaştırmadan yarışabilmektir. Aynı şehrin insanlarına hizmet ederken, farklı siyasi kimlikleri bir tehdit unsuru haline getirmemektir.

Kahramankazan’da uzun süredir zaman zaman hissedilen siyasi gerginliğin panzehiri de tam olarak budur: Nezaket.
Bilmeliyiz ki siyasi başarı dediğimiz şey; millet nezdinde görücüye çıkılan alanlarda kalbimizdeki doğruluğa, ihlasa ve o doğruluğun etrafında muhafaza etmeye çalıştığımız ahlaka bağlıdır.
Mübarek Ramazan ayının uhreviyetine yakışan da zaten budur.
Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu’nun sergilediği bu tavrı, siyasete kazandırılmak istenen bir üslup olarak önemsiyorum.
Rekabet olabilir.
Eleştiri olabilir.
Ama nezaket kaybolmamalı.
Çünkü şehirlerin kaderini belirleyen yalnızca projeler değil; o projelerin arkasındaki siyaset ahlakıdır.
Ve bazen bir ziyaret, uzun nutuklardan daha fazla şey anlatır.