Tayyar, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, başkentin yıllar önce geride bıraktığı temel sorunların son yıllarda yeniden ortaya çıktığını savundu.
“ANKARA’YA GELDİĞİMDE DÖRT TEMEL SORUN VARDI”
Ankara ile olan kişisel geçmişine değinen Tayyar, 1982 yılında üniversite eğitimi için başkente geldiğini hatırlatarak o dönemde kentin en önemli problemlerini sıraladı. Tayyar’a göre o yıllarda Ankara’nın en büyük sorunları hava kirliliği, yoğun trafik, su kesintileri ve gecekondu yapılaşmasıydı.
Ankara’da neler oluyor?
— Şamil Tayyar (@samiltayyar27) January 8, 2026
1982 yılında üniversite kazanıp Ankara’ya geldiğimde 4 temel sorun vardı:
Hava kirliliği.
Yoğun trafik.
Su kesintisi.
Gecekondu.
Aradan yıllar geçti, özellikle AK Partili yıllar.
Nüfus arttı, araç sayısı patladı ama hava kirliliği kalmadı, su…
“AK PARTİ DÖNEMİNDE SORUNLAR BÜYÜK ÖLÇÜDE ÇÖZÜLDÜ”
Açıklamasında AK Parti dönemine vurgu yapan Tayyar, yıllar içinde Ankara’nın nüfusunun ve araç sayısının ciddi biçimde arttığını ancak buna rağmen temel sorunların büyük ölçüde çözüldüğünü ifade etti. Hava kirliliğinin ortadan kalktığını, su kesintilerinin sona erdiğini, trafiğin rahatladığını ve gecekonduların yüzde 90’ının tarihe karıştığını dile getirdi.
“SON 7 YILDA ESKİ PROBLEMLER YENİDEN HORTLADI”
Şamil Tayyar, son 7 yıllık süreçte Ankara’da geçmişte yaşanan sorunların yeniden gündeme geldiğini öne sürdü. Özellikle su krizinin ciddi boyutlara ulaştığını belirten Tayyar, başkent trafiğinin ise İstanbul ile yarışır hale geldiğini savundu.
“MAZERET ÜRETİLİRSE GEÇMİŞ OLSUN”
Mansur Yavaş ve belediye yönetimine açık bir çağrıda bulunan Tayyar, “şapkayı önlerine koyup düşünmeleri gerektiğini” ifade etti. Nüfus artışı, araç sayısındaki yükseliş ya da kuraklık gibi gerekçelerin mazeret olarak sunulmasını eleştiren Tayyar, bu faktörlerin göreve talip olunurken bilinmeyen ya da öngörülemeyen gelişmeler olmadığını vurguladı.
“MİRAS YEDİKLERİNİ KABUL EDERLERSE HÂLÂ ŞANS VAR”
Açıklamasında sert ifadeler kullanan Tayyar, Ankara Büyükşehir Belediyesi yönetiminin son 7 yıldır önceki dönemlerin birikimini tükettiğini kabul etmesi halinde yeni bir başlangıç yapma şansının hâlâ bulunduğunu savundu. Aksi durumda ise Mansur Yavaş’ın siyasi olarak “yokuş aşağı hızla indiğini” öne sürdü.





