Sağcısından, solcusuna, yetkilisinden, sorumluluk sahibine ve gazetecisine herkes dedi ki; “Yav arkadaş cemaat devletin tüm kademelerine sızdı, devleti ele geçirdi”
Dediler ki; “Cemaat devleti ele geçirmişmiş, lan buna kargalar bile güler”
Köprünün altından biraz sular akınca elbette rüzgar yön değiştirdi ve dediler ki; “İnlerine gireceğiz inlerine”
Sordular; “Hayırdır ne oldu şimdi”
“Cemaat bizi kandırdı.”
Esad daha Esed olmamışken, günü birlik bir Şam’a, bir Ankara’ya ailecek gidilip gelinirken, şimdi kanlı bıçaklıyız. Esad oldu Esed, Suriyemiz komşumuzdu, şimdi can düşmanımız,
Sordular; “Hayırdır ne oldu”
“Esad, pardon Esed bizi kandırdı”
PKK ile çözüm süreci başladı, Akiller ortaya çıktı, dağdaki PKK’lılar sınırda davul zurna ile karşılandı, üst düzey yöneticileri ile hatta APO ile şakır şakır görüşüldü. Güneydoğu başta olmak üzere, tüm memlekette çözüm aşşa, çözüm yukarı oldu.
Uyardılar; “Yav arkadaş, çözüm süreci diyorsunuzda, bu arada PKK zaman kazanıyor, büyükşehirler başta olmak üzere heryere yığınaklar yapılıyor, silahlar depolanıyor, örgütlenme had safhada, gün gelir başımıza büyük bir çorap örülür”
Dediler ki; “Siz karışmayın, bizden iyimi bileceksiniz”. Bu arada PKK karakollarda, hatta çarşı ortasında sivil asker, polis öldürdü, bayrağımızı direkten indirdi, yol kesip kimlik kontrolu yaptı, devletmiş gibi vergi topladı, çözüm süreci tüm hızıyla devam etti. 7 Haziran seçimleri oldu, ufukta kolalisyon görününce çözüm süreci falan şak diye bitti, herşey kaldığı yerden daha şiddetli başladı.
Dediler ki; “Hayırdır, çözüm süreci falan, hani ne oldu”
“Hiç sorma bilader PKK da bizi kandırdı”
Putinle Moskova’da cami falan açtık. Putin’i yere göğe koyamayan konuşmalar yaptık. Konuşmanın sonunu Rusça “spasiba (Teşekkürler)” diye bağladık. Pek bir duygusaldık. Üç kulhuvallah, bir elham okuyana kadar aramız açıldı, uçak düşürme falan derken bugünlere geldik,
Dediler ki; “Ne iş hayırdır, aranıza Nataşaların kedi mi girdi?”
“Bu Rusya var ya…o da bizi kandırdı”
PYD Lideri Salih Müslim’i kırmızı halıyla karşıladık, devlet düzeyinde konuk ettik, sırtını pışpışladık. Sonra Ankara’da bir bomba patladı. Suçlu hemen bulundu; PYD.
Kimse daha sormaya fırsat bulamadan, cevap anında geldi; “Valla PYD de bizi kandırdı”
Bitmedi.. IŞİD bizi kandırdı, İsrail kandırdı, Merkel kandırdı, Obama kandırdı...say say bitmez.
"Adamın biri, Eminönü'nünde dolaşırken bakmış çiroz satılıyor, yanaşmış. “Bu ne?” demiş...
Satıcı bitirimin biri: “Bunu yersen zekân açılır!” demiş.
Adam yemeye başlamış bir, iki, üç, beş, bakmış zekânın açıldığı falan yok, “Sen beni kandırıyorsun galiba” deyince bizim ki gülmüş: “İşte bak, zekân açıldı, kandırıldığını anladın, biraz geç oldu ama en sonunda anladın”
Bizde de o durum bu, kandırıldığımızı anlıyoruz, anlamasına ama, hesap çok kabarık oluyor ve o hesabı nedense hep vatandaş ödüyor.
HAFTANIN SÖZÜ: Kaç çocuk yapmak lazım şimdi? Kaçı kız, kaçı erkek olsun. Kızların kaçı tecavüze uğrayıp sussun, erkeklerin kaçı şehit olsun da vatan sağ olsun.
HAFTANIN HABERİ: Havaya düşen Cemre, Türk Hava sahasını işgal ettiği gerekçesiyle. Angajman kurallarına göre, önce uyarıldı, sonra vuruldu.
SAYGILARIMLA