Kurtuluş Savaşında hakkımızla aldığımız “Son Kale” de büyük emeği olan Şehit Binbaşı Hüseyin Avni Alpaslan hikayesinde olması gereken oldu.
Kahramanımızın mezarının yeri nihayet tespit edildi. Alpaslan’ın memleketi Giresun-Tirebolu ile kardeş şehir olduk. Türk filmlerindeki gibi “Durun siz kardeşsiniz” diye başlayan replik mutlu sonla noktalandı. Ya da Giresunlularla “Kardeşinim artık Şakir” diye birbirimize sarıldık. Güzel şeyler bunlar.
Bir konuda asla mütevazi olamayacağım. Bu işin buralara gelmesindeki temel taş elbette bizleriz. Yani Haymana Gazetesi. Bir gün bir hikayenin izini sürdük ve bugün iki şehir ve iki şehrin vatandaşları sarmaş dolaş.
Tarih 11 Kasım 2016. Bundan tam 5 yıl önce. İzini sürdüğümüz komutanın mezarı ile ilgili bir duyum elde ettik. Doktor Selim Erdoğan ile birlikte Katrancı Mahallesine gittik. Hepimiz bayram sabahına kalkan çocuklar gibi heyecanlıydık. Gerekli incelemeler yapıldı. Haberini gazetemizde gururla “Kahraman Binbaşının Mezarı Bulundu” diye yaptık. Ulusal medyada yayınladık. Haberin ardından Giresunlular bizle irtibata geçti. Oradan bir heyet gazetemizi ziyarete geldi, insanlar ilgi göstermeye başladı. Yine bu konuyla ilgili onlarca haber yaptık. En sonunda bugünlere gelindi.
Bu güzel oluşumun kıvılcımını ateşleyen, daha sonra olgunlaşmasına taraf olarak onurlu, gururlu ve alabildiğine mutluyuz. Bizler basın olarak, bir vatansever, bir Haymana sevdalısı olarak üzerimize düşen vazifeyi yerine getirmenin vicdani rahatlığını üzerimizde kuş gibi hafif hissediyoruz.
Top bundan sonra yöneticilerimizde, siyasilerimizde, yetkililerde. Bugün bir Hüseyin Avni Alpaslan gerçeği varsa Haymana Gazetesi burada ana aktördür. Yine atılan her adımı takip edecek, yine konunun üzerine gidecek, savsaklanmasına, gündemden düşmesine elimizden geldiğince, dilimizin döndüğünce engel olmaya çalışacağız.
Konuya gereken önemi veren Başkan Özdemir Turgut’a, Giresun’dan arayan, soran, buraya kadar gelen ve beni programlarına konuk edip onore eden Tirebolulu ağabeylere, meslektaşlarıma bir kez daha teşekkür ediyorum.
Sonuçta bir milli değerlerimizin hatıralarına bir dokunuş yapabildiysek, onlara olan minnet borcumuzdan bir zerre dahi ödeyebildiysek ne mutlu bizlere. Kurtuluş Savaşını kazanan o günkü ruh bugünde depreşti ete kemiğe büründü. Türk, Kürt, Laz, Tatar, Boşnak vs. herkes bu toprakların gerçek sahibi olduğunu yeniden hatırladı.
Bu yüce vatanda, bu kutlu topraklarda, bu bayrak altında birleşen tüm insanlara selam olsun. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. Bizlerde o ruha ve benliğe layık olabiliyorsak o zaman milletiz, devletiz ve Türkiye’yiz…..
HAFTANIN (GÜNCELLENMİŞ) SÖZÜ: Haymana da bundan sonra “Mart kapıdan baktırır, kombiyi sonuna kadar yaktırır.”