Haymana bitkisel üretim bakımından ülkemizin önde gelen ilçelerinden birisidir. Geniş arazi varlığıyla özellikle hububat üretiminde büyük öneme sahip olan Haymana tarıma ve ülke ekonomisine katkısı azımsanmayacak derecede büyüktür.

Ancak ilçemizde tarımın yapıldığı tarımsal alanlarda, toprağın 30-40 santimetre altında oluşan ve ‘taban taşı’ veya diye adlandırılan geçirimsiz sert tabakanın toprak verimliliğini yüzde 50’ye varan oranlarda düşürmekte olduğu bilinmelidir.

Kuru ve sulu tarımın yapıldığı tarımsal alanlarda traktör ve diğer tarım ekipmanların oluşturduğu araç trafiği ve tarlanın sürekli aynı derinlikte sürülmesi sonucu toprakta bir sıkışma meydana gelmekte ve bu sıkışma sonucu toprağın 30-40 santimetre altında geçirimsiz bir sert tabaka oluşmaktadır. Özellikle bir buğday çiftçisinin, ürününden yüksek verim elde edebilmesi için buğday kökünün derinliğinin 90 santimetreye kadar ulaşması gerektiğini bilmesi önem arz etmektedir. Ancak buğdayın kökü toprak altında oluşan bu tabaka nedeniyle en fazla 40 santimetre derinliğe kadar inebiliyor.

Biz ''kök gelişimi, sap gelişimi'' deriz. Kök gelişmeyince sap gelişimi de olmaz. Böyle olunca da verim düşüşü meydana gelmektedir. Ancak bölgemizde çiftçilerimiz verim düşüklüğünü farklı nedenlere bağlayabiliyorlar. Ne yazık ki birçok çiftçimiz toprağın altında oluşan sert geçirimsiz katmanın farkında bile değillerdir. Elbette verimi etkileyen çok sayıda farklı etkenler vardır. Ancak kök gelişimini engelleyen geçirimsiz tabakanın verim düşüşünde etkisi çok büyük olduğu bilinmelidir. Bu duruma sadece buğday tarlalarında değil, farklı ürünlerin ekim alanlarında da görülmektedir.

İlçemizde üreticilerimiz iki yılda bir topraklarını dinlendirmek ve verimi arttırmak amacıyla nadasa bırakmaktadırlar. Ancak toprağın 30-40 santimetre altında oluşan sert tabaka nedeniyle nadasa bırakılan topraklarda da istenilen düzeyde verim artışı sağlanamadığı bilinmelidir.

Verimin düşmesine ve su israfına yol açan geçirimsiz tabakanın dipkazan veya halk dilinde patlatma ile sürülerek aşılmaktadır. Dip kazan toprağın 80-110 santimetre derinliğine inerek sert tabakayı kırmakta ve böylece sert tabakadan dolayı geç tava gelme durumu ortadan kalkar, erken ve zamanında ekim yapılması sağlanır, toprağın havalanması ve toprağın su tutma kapasitesi artar ve derinlerde bulunan besin maddelerinin alınması kolaylaşır. Dipkazan 4-5 yılda bir kullanılması yeterli olmaktadır.

Bölgemizde ne yazık ki dipkazan (patlatma) yaygın olarak kullanılmıyor. Hatta birçok çiftçimiz tarafından bilinmiyor. Dipkazan (patlatma) 4-5 yılda bir kullanılması gerekmektedir. Ancak çiftçiler 4-5 yılda bir kez kullanılması gereken dipkazan tarım aletine para verip almak istemiyor. Zaten son yıllarda tarım girdilerinde yapılan zamlardan sonra bırakın patlatmayı çiftçinin mazotunu almaya mecali kalmamış durumda.

Bu durumda ziraat odası ve belediyenin çiftçilerimize destek vermesi gerektiğini düşünüyorum. Çiftçilerimiz 4-5 yılda bir kullanılması gereken dipkazana (patlatma) para verip almak istemiyor. Ziraat odası ya da belediyenin bu tarım aletlerini temin edip kendi depolarına bırakmaları ve kullanmak isteyen çiftçilerin gelip bu aletleri en azından cüzi bir miktara kiralamak suretiyle alıp tarlasında kullandıktan sonra geri getirip teslim etmesi ilçemizde tarımını çok daha iyi bir seviyeye getireceğine inanıyorum. Kuru tarımda kuraklığın sigortasının dipkazan olduğunu unutmayalım.