Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump'ın Ankara'da gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yapılan açıklamalar, Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısını aralayabilecek nitelikte oldu. İki liderin Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki temaslarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, Türkiye'ye uygulanan CAATSA yaptırımlarının kaldırılacağını belirterek, "CAATSA yaptırımlarını kaldıracağız. Dostlarımıza yaptırım uygulamak istemiyoruz." ifadelerini kullandı.
Trump'ın açıklaması, uzun yıllardır iki ülke ilişkilerinde en önemli anlaşmazlık başlıklarından biri olan S-400 krizi ve savunma sanayii alanındaki yaptırımların geleceğine ilişkin dikkatleri yeniden Ankara ile Washington arasındaki diplomatik sürece çevirdi.
TÜRKİYE-ABD İLİŞKİLERİNDE YENİ SAYFA SİNYALİ
Trump'ın açıklaması, iki ülke arasında özellikle savunma sanayii alanındaki iş birliğinin yeniden canlanabileceği yönündeki beklentileri artırdı. Türkiye, Rusya'dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemi nedeniyle ABD'nin yaptırım kararına maruz kalmış, bu süreçte F-35 savaş uçağı programından da çıkarılmıştı.
Ankara ise S-400 alımının tamamen ulusal güvenlik ihtiyacından kaynaklandığını savunurken, yaptırımların iki NATO müttefiki arasındaki ilişkilere zarar verdiğini defalarca dile getirmişti.
Trump'ın "dostlarımıza yaptırım uygulamak istemiyoruz" mesajı ise Washington'ın Türkiye politikasında yeni bir yaklaşımın benimseneceği şeklinde değerlendiriliyor.

CAATSA YAPTIRIMLARI NEDEN UYGULANMIŞTI?
CAATSA, İngilizce adıyla "Countering America's Adversaries Through Sanctions Act", Türkçesiyle ise "Hasımlarına Yaptırımlar Yoluyla Karşılık Verme Yasası" olarak biliniyor.
2 Ağustos 2017 tarihinde yürürlüğe giren yasa; ABD'nin ulusal güvenliğine tehdit olarak değerlendirdiği Rusya, İran ve Kuzey Kore ile savunma veya istihbarat alanında önemli düzeyde iş yapan kişi, kurum ve ülkelere yaptırım uygulanmasını öngörüyor.
Türkiye açısından yaptırım süreci, Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın alınmasının ardından başladı. ABD yönetimi, bu alımın CAATSA'nın 231'inci maddesi kapsamına girdiğini belirterek Türkiye'ye yaptırım kararı aldı.
Dönemin ABD Başkanı Donald Trump, yaptırımların uygulanmasını uzun süre ertelemiş olsa da, Aralık 2020'de Türkiye'ye yönelik CAATSA yaptırımları resmen yürürlüğe girmişti.

YAPTIRIMLARIN HUKUKİ DAYANAĞI NEYDİ?
CAATSA'nın 231'inci maddesi, Rusya Federasyonu'nun savunma veya istihbarat sektörüyle önemli ölçüde ticaret yapan kişi ve kuruluşlara yaptırım uygulanmasını zorunlu kılıyor.
Yasanın 235'inci maddesi ise ABD başkanına uygulanabilecek 12 farklı yaptırım seçeneği sunuyor. Başkanın bu seçeneklerden en az beşini uygulaması gerekiyor.
Bu yaptırımlar arasında; ABD'den ihracat lisanslarının verilmemesi, ABD finans kuruluşlarından kredi sağlanmasının engellenmesi, uluslararası finans kuruluşlarından kredi kullanımının sınırlandırılması, ABD kişi ve şirketleriyle finansal işlem yasağı, döviz işlemlerinin kısıtlanması, ABD'ye giriş yasağı, ABD'deki mal varlıklarına yönelik çeşitli kısıtlamalar gibi yaptırımlar bulunuyor.

TÜRKİYE'DE HANGİ KURUM VE İSİMLER YAPTIRIM KAPSAMINA ALINMIŞTI?
CAATSA yaptırımları kapsamında doğrudan Türkiye'nin savunma sanayiindeki bazı kurum ve yöneticiler hedef alınmıştı.
Yaptırımlar; Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB), dönemin Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, SSB Başkan Yardımcısı Faruk Yiğit, Hava Savunma ve Uzay Daire Başkanı Serhat Gençoğlu, SSB Hava Savunma ve Uzay Daire Başkanlığı Grup Müdürü Mustafa Alper Deniz hakkında uygulanmıştı.
Bu kapsamda Savunma Sanayii Başkanlığı'nın ABD'den savunma ekipmanı ve teknoloji ihracat lisansı alması engellenirken, uluslararası finans kuruluşlarından kredi kullanımı da sınırlandırılmıştı. Ayrıca yaptırım listesinde bulunan isimlere ABD'ye giriş yasağı getirilmişti.
F-35 PROGRAMI DA ETKİLENMİŞTİ
S-400 krizi yalnızca CAATSA yaptırımlarıyla sınırlı kalmadı. ABD yönetimi, Türkiye'yi ortak üreticileri arasında yer aldığı F-35 savaş uçağı programından da çıkardı.
Türkiye, program kapsamında birçok kritik parçanın üretimini gerçekleştirirken, yapılan karar sonrasında hem üretim süreci sona erdi hem de teslim edilmesi planlanan F-35 savaş uçakları Türkiye'ye verilmedi.
GÖZLER YAPTIRIMLARIN KALDIRILMASINA İLİŞKİN RESMİ SÜRECE ÇEVRİLDİ
Trump'ın Ankara'da yaptığı açıklama, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması konusunda önemli bir siyasi mesaj olarak değerlendirilirken, kararın resmiyet kazanabilmesi için ABD yönetiminin gerekli hukuki ve idari süreci tamamlaması gerekecek.
Yaptırımların kaldırılması halinde Türkiye ile ABD arasında savunma sanayii alanındaki iş birliğinin yeniden hız kazanması, iki ülke arasındaki stratejik ilişkilerin güçlenmesi ve F-35 başta olmak üzere çeşitli savunma projelerinin yeniden gündeme gelmesi ihtimali uluslararası kamuoyunda yakından takip ediliyor.




