Orta Doğu’da diplomatik temasların hız kazandığı ve ABD ile İran arasında savaşın sona erdirilmesine yönelik tarihi bir anlaşmanın gündemde olduğu bir dönemde İsrail’in Lübnan’a yönelik yeni saldırısı bölgede endişeleri artırdı. İsrail ordusu, ateşkese rağmen Lübnan’ın başkenti Beyrut’un güneyindeki Dahiye bölgesini hedef aldı.
Saldırının ardından bölgede büyük panik yaşanırken, iki şiddetli patlama sesi duyuldu ve hedef alınan noktalardan yoğun duman yükseldi. Lübnan’ın resmi haber ajansı tarafından paylaşılan bilgilere göre, Dahiye’nin Gubayri Mahallesi’nde bulunan bir apartman dairesi vuruldu. İlk belirlemelere göre saldırıda 3 kişi yaşamını yitirirken, 15 kişi de yaralandı. Patlamanın etkisiyle çevredeki binalarda da ciddi maddi hasar meydana geldi.
BARIŞ GÖRÜŞMELERİNİN GÖLGESİNDE SALDIRI GELDİ
İsrail’in saldırısı, bölgedeki diplomatik sürecin en kritik aşamalarından birinde gerçekleşti. ABD ile İran arasında uzun süredir devam eden müzakerelerde önemli ilerlemeler kaydedildiği ve tarafların çatışmayı sona erdirecek bir anlaşmaya yaklaştığı yönündeki açıklamalar, Orta Doğu’da barış umutlarını artırmıştı.

Ancak Beyrut’a yönelik saldırı, söz konusu sürecin geleceğine ilişkin soru işaretlerini de beraberinde getirdi. Uzmanlar, saldırının bölgedeki kırılgan dengeleri yeniden sarsabileceğine ve diplomatik girişimlerin sekteye uğrayabileceğine dikkat çekti.
TRUMP'TAN İSRAİL'E AÇIK MESAJ: “HİÇ GERÇEKLEŞMEMELİYDİ”
Donald Trump, İsrail’in Beyrut saldırısına ilişkin yaptığı açıklamada dikkat çekici ifadeler kullandı. Saldırının zamanlamasına tepki gösteren Trump, bölgede kalıcı bir barış fırsatının doğduğunu ve tüm tarafların gerilimi artıracak adımlardan kaçınması gerektiğini vurguladı. Trump açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bu sabah Beyrut’a düzenlenen saldırı, özellikle İran ile bir barış anlaşmasına bu kadar yaklaştığımız bu özel günde hiç gerçekleşmemeliydi.”
ABD Başkanı, Lübnan dahil tüm bölgeyi kapsayacak bir barış anlaşmasına çok yakın olunduğunu belirterek, hem İsrail’in hem de diğer aktörlerin geri adım atması gerektiğini söyledi. Trump, “Lübnan'ın hiçbir yerinde İsrail tarafından daha fazla saldırı olmamalı, ancak Hizbullah da dahil olmak üzere diğer taraflar tarafından da İsrail'e karşı daha fazla saldırı olmamalıdır. Bu, uzun ve güzel bir barışın başlangıcı olabilir. Bunu mahvetmeyelim.” ifadelerini kullandı.

İRAN'DAN ABD'YE VE İSRAİL'E SERT TEPKİ
Mohammad Bagher Ghalibaf da saldırının ardından sert açıklamalarda bulundu. Kalibaf, İsrail’in Beyrut’un güneyine düzenlediği saldırının, ABD’nin verdiği taahhütleri yerine getirme konusunda ya iradesiz ya da yetersiz olduğunu gösterdiğini savundu.
Kalibaf, “Kötü polis, iyi polis oyununun artık eskidiğini” belirterek, ABD’nin yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde müzakere sürecinin devamının mümkün olmayabileceği uyarısında bulundu. Bu açıklama, İran ile ABD arasında yürütülen diplomatik görüşmelerin geleceğinin yeniden tartışılmasına neden oldu.
“SERT YANIT VERECEĞİZ” MESAJI
Ebrahim Azizi ise Beyrut’taki saldırıya karşı sert karşılık verileceğini açıkladı. Azizi, saldırının ABD’nin güvenilirlik konusunda ciddi sorunlar yaşadığını ortaya koyduğunu öne sürerek, İsrail’in eylemlerine “sert bir yanıt” verileceğini ifade etti. İranlı yetkilinin açıklamaları, bölgede yeni bir gerilim dalgası yaşanabileceği yönündeki endişeleri artırdı.


