Enocta ve goFLUENT, Türkiye’de kurumların çalışanlarının yabancı dil becerilerini geliştirmelerine yönelik yeni bir iş birliğine imza attı. İş birliği kapsamında sunulan yapay zeka destekli kurumsal dil gelişim çözümü, çalışanların yabancı dili yalnızca öğrenmelerini değil, iş hayatındaki farklı iletişim süreçlerinde daha etkin kullanmalarını hedefliyor. Küresel iş süreçlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte yabancı dil becerileri, şirketler açısından çalışan gelişiminin yanı sıra uluslararası iletişim ve rekabet gücü bakımından da önemli bir yetkinlik haline geldi. Bu kapsamda Enocta ve goFLUENT iş birliği, kurumların çalışanlarına yönelik dil gelişim süreçlerini daha kişiselleştirilmiş, ölçülebilir ve iş ihtiyaçlarına odaklı şekilde yönetmesine imkan sağlamayı amaçlıyor. Sunulan çözüm kapsamında çalışanların farklı seviyelerdeki dil ihtiyaçlarının belirlenmesi, kişisel öğrenme planlarının oluşturulması ve gelişimin düzenli olarak takip edilmesi hedefleniyor.

Dil eğitimi tek platformda bir araya geliyor
goFLUENT Dil Akademisi, yabancı dil öğreniminin yanı sıra seviye değerlendirmesi, canlı dersler, konuşma ve yazma pratiği gibi farklı eğitim araçlarını aynı platformda buluşturuyor. Mobil cihazlardan da erişilebilen platform, çalışanların eğitim içeriklerine günün farklı saatlerinde ulaşabilmesine imkan tanıyor. Canlı eğitmen desteğinin yanı sıra yapay zeka destekli pratikler, içerik kütüphanesi ve kişiselleştirilmiş öğrenme planları da sistemin sunduğu özellikler arasında yer alıyor. Platformun kurumlara yönelik raporlama ve entegrasyon seçenekleriyle çalışanların dil gelişiminin daha sistematik biçimde izlenmesi amaçlanıyor.
Eğitim iş hayatındaki iletişim ihtiyaçlarına göre şekilleniyor
goFLUENT, dil gelişiminde yalnızca gramer ve kelime bilgisine odaklanmak yerine çalışanların günlük iş hayatında karşılaştıkları iletişim durumlarını da eğitim sürecine dahil ediyor. Toplantı yönetimi, sunum, müşteri görüşmeleri, profesyonel yazışmalar ve müzakere gibi alanlar, çalışanların yabancı dili iş süreçlerinde kullanabilmesine yönelik çalışma başlıkları arasında bulunuyor. Sistemin hiper-kişiselleştirilmiş öğrenme yaklaşımı sayesinde çalışanların seviyeleri, görevleri ve bireysel hedefleri doğrultusunda farklı öğrenme yolları oluşturulabiliyor. Sektör ve kurum ihtiyaçlarına göre hazırlanan içerikler de bu süreci destekliyor.
Yapay zeka ile konuşma ve yazma pratiği
Platformda yer alan yapay zeka destekli araçlar, çalışanların gerçek iş senaryolarına benzer durumlarda konuşma ve yazma pratiği yapmasına imkan tanıyor. AI Konuşma Pratiği aracında kullanıcılar farklı günlük yaşam ve iş senaryoları üzerinden konuşma çalışmaları yaparken kişiselleştirilmiş geri bildirimlerden yararlanabiliyor. AI Yazma Pratiği ise e-posta, rapor, müşteri yanıtı ve toplantı özeti gibi profesyonel iletişim örnekleri üzerinden çalışma imkanı sunuyor. AI Whiteboard olarak sunulan akıllı sanal sınıf özelliği ise eğitmenlerin ders içeriğini katılımcıların seviyelerine ve ihtiyaçlarına göre gerçek zamanlı biçimde uyarlamasına yardımcı oluyor.
Küresel içerikler ve Microsoft Copilot entegrasyonu
goFLUENT, dil eğitiminde güncel içerik kullanımını da öne çıkarıyor. Harvard Business Review, The New York Times, WOBI ve AFP gibi uluslararası yayınlardan sağlanan içerikler platformdaki eğitim deneyiminin bir parçası olarak sunuluyor. Platformun Microsoft Copilot entegrasyonu sayesinde çalışanların Outlook ve Teams gibi günlük iş araçlarını kullanırken yapay zeka destekli geri bildirimlerden yararlanabilmesi hedefleniyor. Böylece yabancı dil gelişiminin ayrı bir eğitim sürecinin yanı sıra günlük çalışma düzeninin içerisinde de sürdürülmesi amaçlanıyor.
Enocta ve goFLUENT iş birliğiyle sunulan çözüm, İnsan Kaynakları, Eğitim ve Gelişim, Yetenek Yönetimi ve Kurumsal Akademi ekiplerinin çalışanların dil gelişimini veriye dayalı biçimde takip edebilmesine yönelik araçlar içeriyor. Analitik paneller ve gelişim takip özellikleri sayesinde kurumların eğitim süreçlerini değerlendirmesi ve çalışanların ilerlemelerini izlemesi mümkün hale geliyor. Çözümün mevcut LMS, LXP ve Single Sign-On (SSO) altyapılarıyla entegre çalışabilmesi de kurumların mevcut dijital sistemlerine uyum sağlamasını amaçlıyor.






