Uganda Genelkurmay Başkanı Muhoozi Kainerugaba, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalarda Türkiye’yi doğrudan hedef alarak hem askeri hem de diplomatik rest içeren ifadeler kullandı.
“İSRAİL’ E 100 BİN ASKER GÖNDERMEYE HAZIRIM”
Uganda Devlet Başkanı Yoweri Museveni’nin oğlu ve olası halefi olarak görülen Kainerugaba, İsrail’e destek mesajlarıyla dikkat çekti. Açıklamalarında dini referanslara yer veren Uganda Genelkurmay Başkanı, ülkesinin “Kutsal Topraklar” için askeri güç göndermeye hazır olduğunu savundu.
Kainerugaba, Uganda ordusundan 100 bin askerin İsrail için seferber edilebileceğini öne sürerek, bu yaklaşımın Hristiyan kimliğinin bir gereği olduğunu dile getirdi. Bu çıkış, yalnızca bölgesel değil küresel ölçekte de yankı uyandırdı.

TÜRKİYE’Yİ HEDEF ALDI: “ASIL SORUN ANKARA”
Paylaşımlarının devamında Türkiye’ye yönelik sert ifadeler kullanan Kainerugaba, Ankara yönetimini “asıl sorun” olarak nitelendirdi. İki ülke arasındaki gerilimin detaylarını açıkça paylaşmayan Uganda Genelkurmay Başkanı, buna rağmen diplomatik ilişkiler için açık bir süre verdi.
Kainerugaba, Türkiye’nin taleplerini karşılamaması halinde 30 gün içinde tüm diplomatik ilişkilerin kesileceğini ifade etti. Bu açıklama, iki ülke arasında şimdiye kadar görülmemiş sertlikte bir mesaj olarak değerlendirildi.
“GÖRÜŞME İÇİN 1 MİLYAR DOLAR ŞARTI”
Ugandalı komutanın en dikkat çeken çıkışlarından biri ise ekonomik talepler oldu. Kainerugaba, Türkiye ile herhangi bir müzakere sürecine başlamadan önce en az 1 milyar dolar ödeme yapılması gerektiğini öne sürdü.

İRAN’A İNCİL’DEN MESAJ
Kainerugaba’nın açıklamaları yalnızca Türkiye ile sınırlı kalmadı. İran’a yönelik mesajında İncil’den bir ayet paylaşan Uganda Genelkurmay Başkanı, dini referanslarla güçlendirilmiş bir söylem kullandı.
Paylaşımında, “kılıçla gelenlere Tanrı’nın adıyla karşılık verileceği” vurgusuna yer veren Kainerugaba’nın bu çıkışı, bölgesel gerilimleri daha da tırmandırabilecek bir dil olarak değerlendirildi.
GERİLİMİN PERDE ARKASI: AFRİKA’DAKİ GÜÇ MÜCADELESİ
Uzmanlara göre açıklamaların arka planında yalnızca ideolojik ya da dini motivasyonlar bulunmuyor. Türkiye’nin son yıllarda Afrika Boynuzu’nda özellikle Sudan ve Somali ile geliştirdiği askeri ve stratejik ilişkilerin, Uganda ile çıkar çatışmasına yol açtığı değerlendiriliyor.
Türkiye’nin bu ülkelere sağladığı askeri destek ve savunma iş birlikleri, Uganda tarafından bölgesel dengeyi etkileyen bir unsur olarak görülüyor. Ankara’nın Uganda’ya bazı zırhlı araçlar ihraç etmesine rağmen, İHA ve SİHA gibi kritik teknolojilerde temkinli davranması da dikkat çeken unsurlar arasında yer alıyor.

1 MİLYAR DOLAR TALEBİNİN ARKASINDA NE VAR?
Kainerugaba’nın dile getirdiği 1 milyar dolarlık talebin, yalnızca siyasi bir mesaj olmadığı da öne sürülüyor. Türkiye merkezli Yapı Merkezi tarafından yürütülen ve Uganda’yı Kenya üzerinden denize bağlamayı hedefleyen Malaba-Kampala Demiryolu Projesi’nin bu süreçte önemli bir rol oynadığı belirtiliyor.
Yaklaşık 3 milyar dolar değerindeki bu projenin finansman ve ödeme süreçlerinde yaşanan olası sorunların, Uganda tarafında rahatsızlık yarattığı iddia ediliyor. 1 milyar dolarlık talebin de bu çerçevede gündeme gelmiş olabileceği değerlendiriliyor.
İki ülke arasındaki gerilimde öne çıkan bir diğer unsur ise Türkiye’de yaşayan Ugandalı muhalif isim Fred Lumbuye. Uganda yönetimi uzun süredir Lumbuye’nin iadesini talep ederken, Türkiye’nin bu talebe olumlu yanıt vermemesi ilişkilerde gerilim başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.
Lumbuye’nin sosyal medya üzerinden Uganda’daki siyasi figürlere yönelik iddialarını sürdürmesi, Kampala yönetiminin tepkisini artıran faktörlerden biri olarak değerlendiriliyor.



