Geçen hafta Belediye Başkanı Hacı AYSU’nun toplantısında anlattığı; yaptıkları ve (tekrar seçilirse) yapacaklarına dair fikirler edindik. Kendi kişisel süzgecimizden geçirdik. Akıl fikir cimnastiği ile bazı yorumlar oluştu kafamızda. Ne demişti Başkan; “Seçimlere erken start verildi’’; dedi; Aynen öyle. Daha birbuçuk yıl varken, seçimle yatar kalkar olduk. İlçe çalkalandı, köyler altüst oldu, herkes gönlünün “imam’’ının arkasında saf tuttu, “niyet’’ okudu. Kulu’dan, Cihanbeyli’den, Polatlı’dan gelenler şaştı halimize. Oralarda adaylar, aday adayları “siftah’’ bile etmemişken, bizler çoktaan, yarın seçim olacakmış gibi istim üstünde kalktık. Bir satranç müsabakasında “akıl oyunları’’ sahne alıverdi. Bu ne hız, bu ne iştah. Seçimlerin son 3 ayındaki stres’i tahmin bile edemiyorum. Futbola +90 oynanırken “yürek dayanmaz’’ tabirine nazire yaparcasına bir heyecan dalgası aldı. Erken hem de çok erken. “Polatlı-Haymana-Konya bağlantı yolu’nun etüt çalışması bitti, 2014 sonuna yetişecek’’ dedi. Hımm… hemen “sevindirik’’ olmamak lazım. Sütten ağzımız defalarca yandığı için, bilimum süt ürünlerini üfleye üfleye yediğimizden tecrübeliyiz. Polatlı-Haymana yolu 10 yılda bitip, Haymana-Ankara duble yolu, “duble bilinmez’’ olunca, bu yolun akıbetinin de 2014’e bağlanması bir “ütopya’’ gibi geliyor kulaklarımıza. Biz “inşallah’’ diyelim şimdilik, eğer denilen tarihe biter ise kocaman bir “maaşallah’’ borcumuz olsun. “Şehir giriş kapısı yapılacak, hem de iki tane’’ dedi. Hadi birincisini anladık ta, ikincisi biraz lüks değil mi? Bu bana daha çok; “Şehir kapısı, şehrin içinde kaldı’’ söylemlerine refleks olarak az daha dışarıya ikinci kapı yapılması zorunluluğu gibi geldi. Bu ikinci kapı yerine, profesyonel bir ekibin nezaretinde, bir meydan düzenlemesi yapılsa daha hoş olur. Bu ikinci kapı meselesi, hızla nüfus kaybeden Haymana’nın “Şehri en son terkeden kapıyı çekip çıksın’’ gibi bir hava yaratacağı kanaatindeyim. Gerek’ te yok, icap ta etmiyor şimdilik. “Otel ve kaplıcalar özelleşecek’’ dedi. İşte en can alıcı noktalardan birisi. Bir an önce uygulanması gereken bir icraat. Hem zarar ziyan faturası ile uğraşılmayacak, hem de kalite çıtası yükselecek bir atılım. Ama o kadar geniş bir konu ki, birkaç kelime ya da cümle ile anlatılacak gibi değil. Başlı başına bir yazı konusu. “İlkokul mezunuyum ve liseyi dışardan bitirmeye çalışıyorum’’ dedi. Yeterince yazdık çizdik zaten. Bknz; GEREKSİZ “DİPLOMA’’Sİ yazısı. “Aday’ım, ama olamaz isem, partimin işaret edeceği bir adayın yanında olurum’’ dedi. Her türlü polemiğe ve yoruma açık bir durum. İlerleyen zaman da “Haymana seçim dağı’’ bakalım daha ne rüzgarlar görecek. “Festival için paramız yok, ama yapacağız’’ dedi. Paramız yok, öyleyse gerekte yok bence. Ama illa yapılacak ise “uluslar arası’’ olsun diye kasmaya da gerek yok. Yapılacak ise ve halkın birkaç gün neşeli vakit geçirmesi ise maksat; Halkın festivalin içinde olacağı, eskiden yapılan yarışmalara tekrar dönülmeli. Halk ne kadar içinde olursa o kadar benimser ve kabullenir. Yoksa tedavülden kalkmış, şarkıcı, türkücüleri getirmekle olmaz festival. Adı da “uluslar arası’’ hiç olmaz. İzzet ALTINMEŞE’nin yüzündeki “ben’’ini görmekten gına gelmişti bir aralar. Değişim buradan başlamalı, başlanacaksa. Toparlarsak; Başkanın cümlelerinden bizim aynamıza düşen görüntü ve satırbaşları bunlardan ibaret şimdilik. Tüm yorumlar kişiden kişiye, köyden köye, zümreden zümreye değişkenlik gösterebilir illaki... Aman karıştırmayın... SAYGILARIMLA