HAYALİNDEKİ OTOMOBİLİ ALDI, GERÇEK KİLOMETREYİ ÖĞRENİNCE ŞİKÂYETÇİ OLDU

İkinci el otomobil piyasasında yaşanan kilometre düşürme iddiaları, Yargıtay'ın verdiği kararla yeniden gündeme geldi. Uzun yıllar biriktirdiği parayla otomobil satın alan bir tüketicinin yaşadığı olay, yargıya taşındı.

Edinilen bilgilere göre B.D., eşiyle birlikte yıllarca çalışarak biriktirdikleri parayla otomobil satın almak için bir şirketle anlaştı. Satış sırasında aracın kilometresinin 65 bin olduğu belirtildi.

Noter işlemlerinin tamamlanmasının ardından otomobilini teslim alan B.D., bir süre sonra aracın gerçek kilometresinin 251 bin olduğunu tespit etti. Satın aldığı aracın kilometre bilgisinin düşürüldüğünü öğrenen tüketici, durumu satıcı şirketin yöneticisine bildirdi.

Ancak yapılan görüşmelerden sonuç alamayan B.D., dolandırıldığını öne sürerek Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu.

Ankara'nın Başkent oluşunun 103. yılı! ATO Başkanı Baran'dan kutlama mesajı
Ankara'nın Başkent oluşunun 103. yılı! ATO Başkanı Baran'dan kutlama mesajı
İçeriği Görüntüle

SAVCILIKTAN "ALICI KENDİSİ SORGULAYABİLİRDİ" KARARI

Şikâyet üzerine başlatılan soruşturmada Cumhuriyet Savcılığı, araç alıcısının kilometre kayıtlarını kendisinin de sorgulayabileceğini gerekçe göstererek kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.

Savcılık, alıcının aracın geçmişine ilişkin bilgilere ulaşma imkânı bulunduğunu değerlendirerek olayda dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı sonucuna ulaştı.

B.D. ise verilen karara itiraz ederek dosyayı Sulh Ceza Hâkimliğine taşıdı. Ancak yapılan itirazın reddedilmesi üzerine kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar kesinleşti.

ADALET BAKANLIĞI DEVREYE GİRDİ, DOSYA YARGITAY'A TAŞINDI

Soruşturmanın kapatılmasının ardından dosya Adalet Bakanlığının incelemesine konu oldu. Bakanlık, verilen kararda hukuka aykırılık bulunduğu değerlendirmesiyle kanun yararına bozma yoluna başvurulmasını sağladı.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iletilen dosya, incelenmek üzere Yargıtay 11. Ceza Dairesine gönderildi.

Yüksek Mahkeme, kilometresi düşürülmüş araç satışlarına ilişkin dolandırıcılık iddialarının yalnızca alıcının kontrol imkânı bulunduğu gerekçesiyle sonuçlandırılmasını hukuka uygun bulmadı.

A W807910 02

YARGITAY: ALICININ SORGULAMA İMKÂNI TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, olayın bütün yönleriyle araştırılması gerektiğine dikkat çekti. Araçtaki kilometre değişikliğinin nasıl gerçekleştirildiği, bu durumun basit bir kontrolle anlaşılıp anlaşılamayacağı ve aracın satış tarihindeki piyasa değerinin belirlenmesi gerektiği vurgulandı.

Kararda, aracın geçmiş muayene kayıtlarının incelenmesi ve satış günü ekspertiz işlemini gerçekleştiren kişinin ifadesine başvurulması gerektiği belirtildi.

Yargıtay, söz konusu olayda doğrudan dolandırıcılık suçunun oluştuğuna hükmetmedi. Ancak yeterli araştırma yapılmadan, yalnızca alıcının sorgulama yapabileceği gerekçesiyle soruşturmanın kapatılmasını hukuka aykırı buldu.

ARAÇLARIN KİLOMETRE KAYITLARI VE EKSPERTİZ RAPORLARI İNCELENECEK

Yüksek Mahkeme, sağlıklı bir hukuki değerlendirme yapılabilmesi için teknik incelemenin önemine işaret etti.

Bu kapsamda aracın muayene geçmişinin ilgili istasyondan temin edilmesi, ekspertiz işlemini yapan kişinin dinlenmesi ve teknik bilirkişi raporu hazırlanması gerektiği ifade edildi.

Ayrıca aracın suç tarihindeki piyasa değerinin belirlenmesi ve kilometre düşürme işleminin hangi yöntemle gerçekleştirildiğinin araştırılması gerektiği kaydedildi.

YARGITAY KARARININ TAM METNİ

Yargıtay 11. Ceza Dairesinin kararında şu ifadelere yer verildi:

“Aracın muayenesine ilişkin belgelerin muayene istasyonundan temin edilmesi, şikayetçinin aracın satış günü incelemesini yapan eksperin beyanlarına başvurulması, aracın suç tarihindeki piyasa değerinin belirlenmesi, araçtaki kilometre düşürülmesinin ne şekilde ve nasıl gerçekleştiğinin, basit bir kontrol ile anlaşılıp anlaşılmayacağının belirlenmesine yönelik teknik bilirkişiden rapor alınması gerekirdi. İncelemenin sonucuna göre somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının takdir ve tayin edilmesi gerekirken; ‘Müştekinin olayda denetim olanağının ortadan kaldırıldığından söz edilemeyeceği, şüpheliye atfedilen eylemin basit yalan düzeyinde kaldığı, hile olarak kabul edilmesinin mümkün görülmediği, olayda dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ayıplı mal tesliminden kaynaklı olduğu’ şeklindeki gerekçe hatalı olmuştur. Eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin kabulüne, 7. Sulh Ceza Hakimliği’nin kararı oy birliği ile kanun yararına bozulmuştur.”

İKİNCİ EL ARAÇ SATIŞLARINDA ÖNEMLİ HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Yargıtay'ın oy birliğiyle verdiği karar, kilometresi düşürülmüş araç satışlarında yürütülen ceza soruşturmaları açısından önem taşıyor.

Karara göre, alıcının araç geçmişini kontrol etme imkânının bulunması, satıcı hakkında ileri sürülen hile ve dolandırıcılık iddialarının araştırılmasına engel oluşturmuyor.

Bununla birlikte her kilometre düşürme iddiasının otomatik olarak dolandırıcılık suçunu oluşturduğu sonucuna da varılmıyor. Suçun yasal unsurlarının bulunup bulunmadığının, toplanacak deliller ve yapılacak teknik incelemeler sonucunda değerlendirilmesi gerekiyor.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, eksik soruşturmaya dayanan karara yönelik itirazın reddedilmesini hukuka aykırı bularak 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin kararını kanun yararına bozdu.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı