Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ankara Temelli’de temeli atılan veri merkezi projesinin bütün etapları tamamlandığında 4,1 milyar dolarlık sabit sermaye yatırımına ulaşacağını açıkladı. Türkiye’nin kurulu veri merkezi gücünü 2030’a kadar en az 1 gigavata çıkarmayı hedeflediklerini belirten Kacır, Yapay Zekâ Büyüme Bölgeleri ve Herkes İçin GPU Programı’na ilişkin ayrıntıları da paylaştı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ankara Temelli Başkent Organize Sanayi Bölgesi’nde Rönesans Holding ve Digital Realty iş birliğiyle hayata geçirilecek Ankara Temelli Veri Merkezi’nin temel atma törenine katıldı.
Törende konuşan Kacır, veriye sahip olmanın, veriyi işlemenin ve ekonomik değere dönüştürmenin ülkeler ve şirketler için kritik önem taşıdığını söyledi. Veri merkezlerinin artık yalnızca depolama hizmeti sunmadığını belirten Kacır, bu altyapıların yapay zekâdan bilimsel araştırmalara kadar geniş bir alanda kullanıldığını ifade etti.
450 MİLYON DOLARLIK YATIRIMLA BAŞLAYACAK
Kacır’ın açıklamasına göre Ankara Temelli’de Başkent OSB bünyesinde kurulacak 22 megavat kapasiteli tesisin altyapı ve bina yatırımları için başlangıçta 450 milyon dolar harcanacak.
Bunu, gelişmiş soğutma sistemleri ve yüksek kapasiteli bilişim altyapısına yönelik 900 milyon dolarlık yatırım izleyecek. Tesis, kurumların ve teknoloji şirketlerinin güvenilir veri depolama ve işleme ihtiyaçlarına cevap verecek.
Kacır, projenin toplam yatırım büyüklüğüne ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Tüm etaplar tamamlandığında, Ankara Temelli Başkent OSB’de 4,1 milyar dolarlık bir sabit sermaye yatırımı hayat bulmuş olacak.”
Yatırımın Türkiye’nin dijital bağımsızlığını pekiştirme, stratejik teknoloji altyapısını geliştirme ve küresel dijital ekonomiden daha fazla pay alma hedefleri açısından önemli olduğunu belirten Kacır, tesisin uluslararası bulut ve dijital hizmet sağlayıcılarının Türkiye’deki faaliyetlerini genişletmeleri için de yeni imkânlar sunacağını söyledi.

ANKARA VE İSTANBUL’DA 200 MEGAVAT KAPASİTE HEDEFİ
Rönesans Holding ile Digital Realty’nin Türkiye’deki yatırım planlarına da değinen Kacır, iki firmanın Ankara ve İstanbul’da toplam 10 milyar doları aşacak yatırımlara öncülük ederek 200 megavatlık kapasite oluşturmayı hedeflediğini bildirdi.
Bu kapasitenin, Türkiye’nin 2030 için belirlediği 1 gigavatlık veri merkezi gücü hedefinin beşte birine karşılık geldiğini ifade eden Kacır, Ankara’daki projenin daha büyük bir yatırım sürecinin başlangıcı olduğunu kaydetti.
“VERİYE SAHİP OLMAK VE ONU İŞLEMEK KRİTİK ÖNEM TAŞIYOR”
Yapay zekâ, bulut bilişim, büyük veri teknolojileri ve nesnelerin internetinin gelişen teknoloji altyapısı üzerinde yükseldiğini belirten Kacır, bu yeniliklerin üretim süreçlerini, iş yapma biçimlerini, günlük yaşamı ve küresel ekonomiyi dönüştürdüğünü söyledi.
Sanayi devrimlerinin ilk dönemlerinde ham madde ve enerji kaynaklarına erişimin küresel ekonominin yönünü belirlediğini hatırlatan Kacır, bugün benzer bir stratejik önemin veri için söz konusu olduğunu ifade etti.
Kacır, verinin “21. asrın petrolü” olarak nitelendirilmesine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:
“Şüphesiz veriyi petrolle eşdeğer tutan benzetme, onun kazandığı stratejik değeri anlamak ve anlatmak bakımından manidar olsa da dijital ekonominin kendine özgü dinamiklerini açıklamakta kısıtlı bir bakış açısı sunuyor.”
VERİ MERKEZLERİNİN İŞLEVİ DEĞİŞİYOR
Verinin ekonomik değerinin ortaya çıkarılması için farklı kaynaklardan gelen bilgilerin tasnif edilmesi, gelişmiş algoritmalarla henüz keşfedilmemiş örüntülerin belirlenmesi ve elde edilen sonuçların bilimsel keşiflere, teknolojik yeniliklere ve ekonomik katma değere dönüştürülmesi gerektiğini belirten Kacır, bu sürecin veri merkezlerinin işlevini de değiştirdiğini anlattı.
Geçmişte ağırlıklı olarak güvenli veri saklama ve dijital hizmetlerin kesintisiz sunulması amacıyla kullanılan merkezlerin, bugün yüksek işlem gücünü, gelişmiş depolama sistemlerini ve hızlı iletişim ağlarını bir araya getirdiğini söyledi.
Kacır, veri kümelerinin analiz edildiği, yapay zekâ modellerinin eğitildiği ve ileri teknoloji uygulamalarının geliştirildiği bu altyapıların sanayiden finansa, bilimsel araştırmalardan kamu hizmetlerine kadar birçok alanda kullanıldığını belirtti. Bu imkânlardan yararlanmak amacıyla dünya genelinde veri merkezi yatırımlarının hız kazandığını ifade etti.

KÜRESEL KAPASİTENİN 200 GİGAVATA ULAŞMASI BEKLENİYOR
Kacır, 2025 yılında dünya genelinde açıklanan yeni uluslararası yatırım projelerinin toplam değerinin beşte birinden fazlasını veri merkezi yatırımlarının oluşturduğunu aktardı.
Araştırmalarda, dünyadaki veri merkezlerinin toplam kurulu güç kapasitesinin 2025’te yaklaşık 103 gigavat düzeyindeyken beş yıl içinde 200 gigavata ulaşmasının öngörüldüğünü belirtti.
Küresel teknoloji rekabetinin yalnızca yeni teknolojiler geliştirmekle sınırlı kalmadığını söyleyen Kacır, bu teknolojileri çalıştıracak hesaplama kapasitesine ve dijital altyapıya sahip olmanın da stratejik önem taşıdığını vurguladı.
Kacır, kendi verisini güvenle koruyabilen, işleyebilen ve yönetebilen; yüksek hesaplama kapasitesini sürdürülebilir ve enerji verimliliği yüksek veri merkezleriyle destekleyen ülkelerin dijital dönüşümü refaha dönüştürebileceğini ve teknolojik bağımsızlıklarını güçlendirebileceğini ifade etti.
“DİJİTAL EGEMENLİK, MİLLÎ BAĞIMSIZLIĞIMIZIN AYRILMAZ BİR PARÇASI”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen Millî Teknoloji Hamlesi’ne değinen Kacır, Türkiye’nin teknoloji geliştirme ve üretme sürecinde yeni bir dönem açıldığını söyledi.
Savunma sanayisi, uzay teknolojileri, otomotiv ve ileri imalat alanlarında Türkiye’nin kendi mühendislik gücüyle başarılar elde ettiğini belirten Kacır, aynı yaklaşımın dijital teknolojilerde, yapay zekâda ve ileri hesaplama altyapılarında da sürdürüldüğünü ifade etti.
“Dijital egemenlik, millî bağımsızlığımızın ayrılmaz bir parçası” diyen Kacır, verilerin güvenliği, kritik dijital sistemlerin sürekliliği ve Türkiye’nin yapay zekâda öncü ülkeler arasına taşınması için güçlü bir veri merkezi altyapısına ihtiyaç bulunduğunu vurguladı.
Bu doğrultuda Bakanlık olarak veri merkezi ve bulut bilişim altyapılarını geliştirmeyi, yapay zekânın ihtiyaç duyduğu yüksek hesaplama kapasitesini artırmayı ve küresel teknoloji yatırımlarını Türkiye’ye çekmeyi esas alan kapsamlı bir destek çerçevesini hayata geçirdiklerini açıkladı.
TRUBA’DA 80 BİNİ AŞKIN İŞLEMCİ ÇEKİRDEĞİ
Türkiye’nin yüksek başarımlı hesaplama altyapısına ilişkin verileri paylaşan Kacır, bugüne kadar 8 bin 900’ü aşkın araştırmacının yararlandığı Türk Ulusal Bilim e-Altyapısı’nın (TRUBA) kapasitesini şöyle sıraladı:
-
80 bini aşkın işlemci çekirdeği,
-
504 grafik işlem birimi,
-
26 petabayt veri depolama kapasitesi.
Kacır, Türkiye’nin katıldığı EuroHPC Ortak Girişimi sayesinde Avrupa genelindeki yüksek başarımlı hesaplama altyapılarının araştırmacıların erişimine açıldığını belirtti.
Dünyanın en büyük süper bilgisayarlarından MareNostrum 5’e ortak olduklarını da hatırlatan Kacır, bu altyapının Türkiye’deki araştırmacıların ve girişimcilerin kullanımına sunulduğunu söyledi.
2012’DEN BU YANA 42 MİLYAR LİRALIK YATIRIMIN ÖNÜ AÇILDI
Yatırım teşvikleriyle 2012’den bu yana 42 milyar liralık veri merkezi yatırımının önünü açtıklarını bildiren Kacır, yeni teşvik sistemiyle de bu alana kapsamlı destekler sağlandığını ifade etti.
Türkiye tarihinin en büyük ölçekli teşvik programı olarak nitelendirdiği HIT-30 kapsamında, 2030’a kadar 30 milyar dolarlık destekle Türkiye’yi yüksek teknoloji yatırımlarının çekim merkezi hâline getirmeyi amaçladıklarını belirtti.
Kacır, programda yeni nesil dijital altyapı yatırımlarını hızlandıracak özel çağrılara da yer verildiğini söyledi.
VERİ MERKEZLERİNE 1,5 MİLYAR DOLARLIK DESTEK
HIT–Veri Merkezi Çağrısı’nın 1,5 milyar dolarlık destek bütçesine sahip olduğunu açıklayan Kacır, bu çağrıyla yüksek kapasiteli, güvenli ve enerji verimli veri merkezi yatırımlarının hızlandırıldığını kaydetti.
Program kapsamında asgari 30 megavat kapasitedeki yüksek nitelikli veri merkezlerinin kurulması için kapsamlı destekler sunulduğunu belirtti.
YAPAY ZEKÂ İÇİN 1,6 MİLYAR DOLARLIK ÇAĞRI
Kacır, bulut tabanlı altyapıların Türkiye’de kurulmasını hızlandırmak amacıyla hazırlanan HIT–Yapay Zekâ Çağrısı’nın bütçesinin 1,6 milyar dolar olduğunu bildirdi.
Bu çağrıyla sanayi, sağlık, finans ve ulaştırma başta olmak üzere ekonominin bütün sektörlerinde dijital dönüşümün hızlandırılmasının hedeflendiğini söyledi.
HIT–Kuantum Çağrısı ile de klasik hesaplamanın sınırlarını aşan kuantum teknolojilerinde Türkiye’nin altyapısının oluşturulmasının amaçlandığını belirten Kacır, veri işleme ve depolamada ülkeyi bölgesel bir merkez hâline getirmek ve yapay zekânın sunduğu fırsatlardan en üst düzeyde yararlanmak istediklerini ifade etti.
2030’A KADAR EN AZ 1 GİGAVATLIK VERİ MERKEZİ GÜCÜ
2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı’na ilişkin açıklamalarda bulunan Kacır, dijital altyapıyı geliştirmek ve hesaplama kapasitesini artırmak için somut hedefler belirlendiğini söyledi.
Yapay zekâ ekonomisinin ihtiyaç duyduğu işlem gücünü karşılamak ve küresel dijital hizmetler pazarından daha fazla pay almak amacıyla, Türkiye’nin kurulu veri merkezi gücünün 2030’a kadar en az 1 gigavata çıkarılacağını açıkladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın özel sektörün önündeki engellerin kaldırılması, yatırımların hızlandırılması ve özel sektörle birlikte hareket edilmesi yönündeki yaklaşımını aktaran Kacır, veri merkezleri, bulut bilişim ve yapay zekâ altyapılarında ağırlıklı olarak özel sektör eliyle 2030’a kadar 10 milyar doların üzerinde yatırımın tamamlanmasını öngördüklerini bildirdi.
YAPAY ZEKÂ BÜYÜME BÖLGELERİ VE HERKES İÇİN GPU PROGRAMI
Kacır, Yapay Zekâ Büyüme Bölgeleri ile araştırmacıların, teknoloji girişimlerinin ve yatırımcıların güçlü altyapıyla desteklenen bütüncül bir yapay zekâ ekosisteminde buluşturulacağını söyledi.
Herkes İçin GPU Programı’yla da girişimcilerin ve bilim insanlarının yüksek hesaplama gücüne erişiminin kolaylaştırılacağını belirtti.
Kacır, bu programların amacını şu sözlerle anlattı:
“İstiyoruz ki ülkemizde bilim insanlarımızın yeni keşiflere, girişimcilerimizin küresel başarılara uzanan yolculuğu, veri ve hesaplama altyapısına erişimde karşılaştıkları güçlükler nedeniyle asla sekteye uğramasın. Türkiye’nin dört bir yanında ortaya çıkan yenilikçi fikirler, gelişmiş dijital altyapının sunduğu imkânlarla buluşarak yüksek katma değerli ürünlere ve dünya çapında rekabet eden teknoloji şirketlerine dönüşsün.”
TESİSTE ENERJİ VE KAYNAK VERİMLİLİĞİ ESAS ALINACAK
Ankara Temelli Veri Merkezi’nin enerji verimliliğini esas alan mimarisine dikkat çeken Kacır, Uluslararası Enerji Ajansının dünya genelindeki veri merkezlerinin elektrik tüketiminin 2030’a kadar iki katına çıkmasını öngördüğünü aktardı.
Kacır, dijital rekabette hesaplama kapasitesinin yanı sıra bu kapasitenin hangi enerji tüketimiyle sunulduğunun da önem kazanacağını belirterek şöyle konuştu:
“Geleceğin dijital rekabetini yalnızca en yüksek hesaplama kapasitesine sahip olanlar değil, bu kapasiteyi en az enerji tüketimiyle, en yüksek verimlilikle sunabilenler kazanacak.”
Tesisin tasarımından işletme süreçlerine kadar her aşamada enerji ve kaynak verimliliğini esas alan yaklaşımının, Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme ve yeşil dönüşüm hedefleriyle uyumlu olduğunu söyledi.
“TÜRKİYE’YE GÜVENEN HERKESİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Kacır, Türkiye’nin küresel veri merkezi yatırımları açısından sunduğu imkânları da sıraladı. Kıtaları birbirine bağlayan stratejik konum, gelişmiş sanayi ve enerji altyapısı, büyüyen dijital hizmetler pazarı, rekabetçi enerji tedarik imkânları, yenilenebilir enerji potansiyeli, genç ve nitelikli insan kaynağı ile yatırımcılara sunulan desteklerin önemine işaret etti.
Türkiye’nin bu yatırımlar için doğru adres olduğunu belirten Kacır, sözlerini şöyle tamamladı:
“Biz, Türkiye’ye güvenen, ülkemizin potansiyeline inanan, üretim ve teknoloji kabiliyetlerimize değer katan herkesin yanında olmaya devam edeceğiz.”





