Zedelenmez’in hastaneye başvurusunun ardından yapılan tetkiklerde kalp yetersizliğinin yanı sıra akciğer zarları arasında sıvı birikimi ve kalp ritminde bozukluk tespit edildi. Hastanın tedavisinde kardiyoloji başta olmak üzere farklı branşlar birlikte görev aldı.
AKCİĞERLERDEKİ SIVI ALINDI, KALP RİTMİ KONTROL ALTINA ALINDI
Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Mustafa Gökhan Vural, Zedelenmez’in tedavi sürecini anlattı. Vural, hastanın yoğun bakıma yatırıldığını belirterek, şöyle dedi:
"Yoğun bakıma yatırıldı. Yoğun bakımda tomografi çekildi ve akciğer zarları arasında bir sıvı olduğu tespit edildi. İğne ile o sıvı alındı. Daha sonra kalpte bir ritim bozukluğu olduğundan şüphelenildi ve kardiyolojiye danışıldı. Kardiyolojide yaptığımız tetkiklerde hastada, özellikle ileri yaşlarda karşımıza sıklıkla çıkan bir ritim bozukluğu olduğu tespit edildi. Ekokardiyografisinde yani kalp ultrasonunda kalbinin aslında pompa fonksiyonunun iyi olduğu fakat gevşeme fonksiyonunun bozulduğunu tespit ettik. Kalbi tabii ki bu kalp yetersizliğinin alevlenme döneminde olduğu için biraz hızlıydı. Biz hem göğüs hastalıkları uzmanları ile görüşüp hem ilgili diğer branşlarla beraber çok disiplinli bir yaklaşımla hastaya yaklaştık. Hem akciğer zarları arasında biriken sıvı iğne ile alırken aynı zamanda kalp ritmini ve hızını düzeltmeye çalıştık. Bu amaçla kalp hızını düşürücü ilaçlar verdik."

Kalp yetersizliği, yalnızca kalbin kanı pompalama gücünün azalmasıyla ortaya çıkan bir tablo değil. Kalbin pompalama fonksiyonu korunmuş olsa da özellikle gevşeme ve dolma fonksiyonundaki bozukluklar kalp yetersizliğine yol açabiliyor. Avrupa Kardiyoloji Derneği, bu tabloyu korunmuş ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliği (HFpEF) başlığı altında değerlendiriyor.
MODERN TEDAVİLERLE KISA SÜREDE TOPARLADI
Prof. Dr. Vural, Zedelenmez’in durumunun klasik pompalama bozukluğundan farklı olduğunu belirterek tedavide son yıllarda kullanılmaya başlanan yöntemlerden de yararlanıldığını söyledi. Vural, hastanın tedavi sürecine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Son 1-2 yıla kadar aslında çok da pompalama fonksiyonu için tedavimiz vardı. Ama gevşeme fonksiyonu için yeterli tedavimiz yoktu. Fakat son birkaç yıl içinde yeni çıkan tedavilerle buna yönelik de tedaviler yapabiliyoruz artık. Son birkaç yılda çıkan modern tedavileri de uyguladık. Yine hastamızın bir anemisi vardı. Kan düşüklüğü vardı, onu verdik. Bir demir tedavisi verdik damardan. Aynı zamanda kan transfüzyonu da yaptık. Hızlıca hasta toparladı. Taburcu olduktan sonra da sıkı kontrol altına aldık."
Kalp yetersizliğinde tedavi seçenekleri son yıllarda genişledi. Özellikle SGLT2 inhibitörleri, korunmuş veya hafif azalmış ejeksiyon fraksiyonuna sahip kalp yetersizliği hastalarında hastaneye yatış ve kardiyovasküler sonuçlar açısından tedavi seçenekleri arasına girdi. Avrupa Kardiyoloji Derneği de 2023 güncellemesinde bu alandaki yeni kanıtları tedavi önerilerine yansıttı.

“KALP YETERSİZLİĞİ SÜREKLİ YATILACAK BİR HASTALIK DEĞİL”
Tedavinin yalnızca ilaçlarla sınırlı olmadığını belirten Vural, özellikle ileri yaştaki hastaların sosyal ve fiziksel yaşamdan kopmamasının önemine dikkat çekti:
"Kalp yetersizliği hastalığında yalnızda medikal tedavinin yeterli olmadığını vurgulayan Vural, "Yaşam tarzı değişiklikleri de öneriyoruz. Özellikle bu yaştaki hastaları için hayatın içinde kalmak çok önemli. Kalp yetersizliği yatılacak, sürekli yatılacak veya fiziksel aktivitenin azalması gereken bir hastalık değil. Tam tersine daha fazla hayata katılmalılar. Bunun psikolojik etkisi var. Sosyalleşmenin etkisi var. Kalbi iyileştireceği etkisi var. Fiziksel aktiviteyi arttırmalarını istiyoruz ki vücuttaki kas kitlesi korunsun. Vücuttaki kas kitlesi korunursa kalp de kendi fonksiyonlarını koruyabiliyor."
Kalp yetersizliği bulunan kişilerde fiziksel aktivitenin düzeyi hastanın durumuna göre belirleniyor. Amerikan Kalp Derneği, uygun hastalarda düzenli fiziksel aktivitenin belirtilerin azaltılması ve yaşam kalitesinin desteklenmesine katkı sağlayabileceğini belirtiyor. Aktivitenin türü ve yoğunluğunun ise sağlık ekibinin değerlendirmesiyle belirlenmesi gerekiyor.

“ÇOK MUTLUYUM, TORUNUMLA VAKİT GEÇİRİYORUM”
Tedavinin ardından günlük yaşamına dönen 75 yaşındaki Ayşe Zedelenmez, artık merdiven çıkabildiğini ve 9 aylık torunuyla zaman geçirdiğini söyledi. "Çok mutluyum, hocalarımız sayesinde. Onların ilgileriyle düzeldim. Torunla uğraşıyorum. Arada yürüyorum. Benim ufak 9 aylık torunum var. Öyle vakit geçiyor" ifadelerini kullandı. Kalp yetersizliğinde halsizlik, çabuk yorulma ve nefes darlığı sık görülen belirtiler arasında bulunuyor. Avrupa Kardiyoloji Derneği de yorgunluk ve nefes darlığının hastalığın önemli belirtileri arasında yer aldığını belirtiyor.
“İKİNCİ HAYATIMA BAŞLADIM”
Çocuklarının kendisi için taşıdığı önemi anlatan Zedelenmez, hastalık sürecinin ardından yaşadığı mutluluğu şu sözlerle dile getirdi:
"Benim çocuklarım, ömrüm, hayatım, her şeyim. Ben onlar için yaşıyorum. İkinci hayatıma başladım onların ve hocalarımın sayesinde."
“ANNEM ÜŞÜTTÜ DERKEN AĞIR BİR KALP YETMEZLİĞİ BAŞLAMIŞ”
Zedelenmez’in kızı Berna Kayanöz ise annesinin hastaneye götürüldüğü ilk dönemde durumun ciddiyetini tam olarak fark etmediklerini anlattı. "Bayağı kötü durumdaydı aslında ilk geldiğimizde. Direkt işlemler başladı ve yoğun bakıma yatırdılar. Bizim için asıl zorlu süreç o zaman başladı. Biz annem üşüttü, soğuk algınlığı derken tam aksine ağır bir derecede kalp yetmezliği başlamış, ciğerlerinde sıvı toplamış, yoğun bakıma yattı ve bizim için üzücü ve ağır bir süreç başladı" diye konuştu.

Kalp yetersizliğinde vücudun sıvı tutması ve bunun akciğerlerde basınç artışına yol açması nefes darlığı gibi şikayetlere neden olabiliyor. Bu nedenle özellikle ileri yaşta ortaya çıkan belirgin ve yeni başlayan nefes darlığı, aşırı yorgunluk veya günlük aktivitelerde belirgin düşüş tıbbi değerlendirme gerektiren belirtiler arasında yer alıyor.
“İKİNCİ BAHARI EVLATLARINA YAŞATTI ANNEM”
Annesinin tedavisinde doktorların yaklaşımının ve moral desteğinin de önemli olduğunu ifade eden Kayanöz, yaşadıkları süreci şöyle anlattı:
"Bu süreçte moral de çok önemli hasta için. Doktorlarımız onu yaptı, moral de çok verdiler. ‘Teyze düzelteceksin, bu senin elinde' diye annemi de bayağı bir motive ettiler. Böyle atlattık süreci. Annem diyor ya, ikinci baharı yaşadık diye. Aslında ikinci baharı evlatlarına yaşattı annem. Hepimiz çok kötü durumdaydık. Hep bunu derim, bir insanın annesi öldüğü zaman bu dünyada seven kimsesi kalmıyor. Biz de o pozisyondaydık, üç kardeş. Annem bize ikinci baharımızı yaşatıyor" ifadelerini kullandı.




