Anayasa Mahkemesinin 16 Eylül 2026 tarihli ve 2021/1112 başvuru numaralı kararı, 30 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Karara konu olay, Ankara'nın Haymana ilçesinde bulunan ve daha sonra tüzel kişiliği kaldırılan Çalış Belediyesinde görev yapan memurların geçmiş yıllara ait maaş alacaklarıyla ilgili yaşadığı hukuki süreçten kaynaklandı.
2002-2014 yılları arasında belediyede görev yapan bazı memurlar, farklı aylara ilişkin eksik ödenen maaşları ile bu alacakların faizlerini tahsil edebilmek amacıyla 2014 yılında ilamsız icra takibi başlattı. Başvurucular, alacaklarını tahsil etmek için o dönemde başvurdukları icra yoluyla hukuki süreci ilerletti. Bu sırada Çalış Belediyesinin tüzel kişiliği kaldırıldı. Belediyenin taşınır ve taşınmaz varlıkları ile alacak ve borçları Haymana Belediye Başkanlığına devredildi. Bunun üzerine Haymana İcra Müdürlüğü, Haymana Belediyesini borçlu olarak kaydetti ve ilgili alacakların ödenmesini istedi.
694 SAYILI KHK SONRASI İCRA TAKİPLERİ DÜŞÜRÜLDÜ
Belediyenin itirazı üzerine icra müdürlüğü, 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) kapsamında memurların başlattığı icra takiplerinin düşürülmesine karar verdi. Böylece maaş ve faiz alacaklarını icra yoluyla tahsil etmeye çalışan memurlar, bu sürecin sona ermesinin ardından idari yargıya başvurdu.

Burada hukuki sürecin önemli aşamalarından biri, 694 sayılı KHK ile getirilen düzenleme oldu. İcra takiplerinin düşürülmesi sonrasında alacakların idari yargıda ileri sürülebilmesine ilişkin bir yol öngörüldü. Memurlar da alacaklarının tahsili için idare mahkemelerinde dava açtı.
İDARE MAHKEMELERİNDEN SÜRE AŞIMI KARARI
İdare mahkemeleri, memurların icra takibi başlattıkları tarihleri idareye başvuru tarihi olarak değerlendirdi. Bu tarihler esas alınarak süresi içinde talep edildiği kabul edilen alacakların ödenmesine karar verilirken, bazı aylara ilişkin talepler süre aşımı gerekçesiyle reddedildi.
Mahkemeler, eksik maaş ödemelerinin farklı aylarda gerçekleşmesini ve süreklilik göstermemesini dikkate alarak memurların alacaklardaki eksikliği maaşların yatırıldığı tarihlerde öğrendiği değerlendirmesinde bulundu. Kararların kesinleşmesinin ardından memurlar, yargılama sürecinde haklarının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu.
AYM: MAHKEMELERİN SÜRE YORUMU ÖNGÖRÜLEBİLİR DEĞİL
Başvuruları inceleyen Anayasa Mahkemesi, idare mahkemelerinin dava açma süresinin başlangıcını belirlerken olayın hukuki geçmişini yeterince dikkate almadığı sonucuna vardı. AYM, memurların eksik maaş ödemeleri nedeniyle o dönemde kullanılabilen ilamsız icra yoluna başvurduğunu hatırlattı. Ayrıca Çalış Belediyesinin borca itiraz etmemesi nedeniyle icra takiplerinin kesinleştiğini ve işlemlerin haciz aşamasına kadar ilerlediğini vurguladı.

Yüksek Mahkeme, idare mahkemelerinin süre hesabında bu gelişmeleri değerlendirmemesini ve dava açma süresinin başlangıcına ilişkin öngörülemeyen bir yorum benimsemesini aşırı katı bir yaklaşım olarak değerlendirdi. Kararda, söz konusu yorumun memurlar üzerinde ağır bir külfet oluşturduğu ve mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalenin ölçüsüz olduğu belirtildi.
ANAYASA'NIN 36. MADDESİ İHLAL EDİLDİ
Anayasa Mahkemesi, incelemesinin sonucunda başvurucuların Anayasa'nın 36. maddesi kapsamında güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Kararın gerekçesinde şu ifadeler yer aldı:
"Sonuç olarak başvurucuların mahkemeye erişim hakkına yönelik müdahalenin ölçüsüz olduğu kanaatine varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir."
ANKARA'DAKİ ESKİ BELEDİYE MEMURLARININ DAVALARI YENİDEN GÜNDEMDE
Karar, Ankara'nın Haymana ilçesine bağlı Çalış Belediyesinde görev yapmış dört memurun bireysel başvurusu üzerine verildi. AYM'nin ihlal kararı, süre aşımı gerekçesiyle reddedilen taleplerin yeniden yargılama kapsamında değerlendirilmesinin önünü açtı. Çalış Belediyesinin tüzel kişiliğinin kaldırılması da davanın geçmişindeki önemli gelişmeler arasında yer aldı. 6360 sayılı Kanun kapsamında yapılan yerel yönetim düzenlemesiyle belediyenin tüzel kişiliği sona erdirilmiş, mal varlığı ile hak ve borçları Haymana Belediyesine devredilmişti.





