Hacı Bayram-ı Veli Camii’nin zemini altında konumlanan çilehane, Ankara’nın Altındağ ilçesindeki Hacı Bayram Mahallesi’nde yer alıyor. Geçmişi Osmanlı döneminin erken yıllarına dayanan yapı topluluğu, 15. yüzyılın ilk çeyreğinde Hacı Bayram-ı Veli tarafından inşa ettirilen mütevazı bir tasavvuf merkezi olarak kabul ediliyor. Kaynaklarda, Hacı Bayram-ı Veli’nin tekkesini 1415 yılında tesis ettiği ve bu yapının altında halvethanelerin yer aldığı anlatılıyor.
TEKKE, TEVHİDHÂNE VE HALVETHANELER
Araştırmacı Ethem Cebecioğlu’na göre, Hacı Bayram-ı Veli’nin halifesi ve aynı zamanda damadı olan İznikli Eşrefoğlu Rûmî, bu tekkede yaklaşık on bir yıl imamlık görevini üstlendi. Halvethanelerden birinin Hacı Bayram-ı Veli, diğer ikisinin ise Eşrefoğlu Rûmî ile Akşemseddin tarafından kullanıldığı aktarılıyor. Bu yönüyle yapı, hem cami mimarisi hem de tarikat mimarisini bir araya getiren nadir örneklerden biri.

ÇİLEHANELERİN MİMARİ ÖZELLİKLERİ DİKKAT ÇEKİYOR
Caminin hariminin altında bulunan çilehane birimleri, tamamen sade ve süslemesiz bir anlayışla inşa edilmiş. Taş duvarlardan yapılan ve beyaz badanalı olan bu alan, düzgün olmayan dikdörtgen planıyla da dikkat çekiyor. Son cemaat yerinin doğu kısmındaki merdivenlerden inilen bölümde, önce küçük bir mescide benzeyen bir alan bulunuyor. Buradan abdest alma mahalline ve dar bir koridora geçiliyor. Koridor boyunca sıralanan dört küçük çile odası, yalnızca bir kişinin oturarak ibadet edebileceği ölçülerde tasarlanmış.
Bahsi geçen odaların her biri yaklaşık 1.10–1.20 metre genişliğinde ve 1.30 metre yüksekliğinde. Toprak kotunun altında yer alan birimler, Orta Asya’da Ahmed Yesevî geleneğine dayanan “tahtânî” halvethanelerin Anadolu’daki erken örnekleri arasında gösteriliyor.
TASAVVUF GELENEĞİNDE ÇİLE NE ANLAMA GELİYOR?
Bayramilik geleneğinde çile, manevi olgunluğa ulaşmak için kırk gün boyunca insanlardan uzak kalmayı ifade ediyor. Bu süreçte kişi az yemek, az içmek, susmak, Allah’ı zikretmek ve tefekküre yoğunlaşmak suretiyle nefsini terbiye etmeyi amaçlıyor. Uygulamanın temelinde, Peygamber Efendimizin Hira Mağarası’ndaki inziva dönemi ve Ramazan ayının son on gününde itikâfa çekilmesi yer alıyor.
ÇOK SAYIDA ÖNEMLİ İSME EV SAHİPLİĞİ YAPTI
Çilehane; hem Hacı Bayram-ı Veli’nin, hem de onun önde gelen öğrencilerinin yetiştiği bir merkez. İstanbul’un fethinde Fatih Sultan Mehmet’in hocası olan Akşemseddin, Eşrefoğlu Rûmî ve Bıçakçı Ömer Efendi gibi isimlerin bu çile odalarında inzivaya çekildiği söyleniyor. Dört küçük odadan en sonuncusunun Hacı Bayram-ı Veli’ye, diğerlerinin ise bahsi geçen önemli şahsiyetlere ait olduğu belirtiliyor.

Tasavvufi yorumlara göre, çilehanedeki kapılar dünya ve ahiret hayatını sembolize ediyor. Bir kapıdan girip diğerinden çıkmak, dünya hayatının kısalığını ve asıl ebedi hayat için hazırlığın önemini hatırlatan sembolik bir yolculuk olarak değerlendiriliyor.
BELİRLİ ARALIKLARLA ZİYARETE AÇILIYOR
Çilehane genel olarak ziyarete kapalı durumda bulunuyor. Girişler, caminin güneyinden ve son cemaat yerinin doğu köşesinden sağlanabiliyor ancak bu alan sadece Ramazan ayının belirli günlerinde sınırlı olarak açılıyor. 2011 yılından bu yana da belirli aralıklarla ziyaretçilere izin verildiği bilinenler arasında. Bu Ramazan ayında çilehanenin açılıp açılmayacağı ise Ankara’daki inanç turizmi ve tasavvuf meraklıları tarafından yakından takip ediliyor.





