Ankara’nın Kızılay ve Ulus bölgelerinde bulunan çarşılar, başkentin alışveriş tarihinin yanı sıra kültürel yaşamından da izler taşıyor. Kitapçılar, sahaflar ve küçük işletmelerin bulunduğu koridorlar, kentteki okuma alışkanlıkları ve esnaf kültürünün geliştiği mekânlar arasında yer alıyor.

Zafer Çarşısı ve Adilhan Kitapçılar Çarşısı kitapla kurulan ilişki üzerinden öne çıkarken, Anafartalar Çarşısı mimarisi ve bünyesindeki sanat eserleriyle dikkat çekiyor.

ZAFER ÇARŞISI’NIN KİTAPÇILIK GEÇMİŞİ

Kızılay’daki Zafer Çarşısı, Ankara’nın kitapçılık tarihinde önemli bir yere sahip. Çarşı, geçmişte kitap ve edebiyat dergilerinin takip edildiği, okurların yazarlarla karşılaşabildiği buluşma noktalarından biri olarak biliniyor.

Edebiyatçı Metin Celâl’in Ankara’daki öğrencilik yıllarına ilişkin anlatısında da Zafer Çarşısı’nın bu yönü öne çıkıyor. Celâl, çarşıdaki kitapçıları yeni yayınların öğrenildiği ve edebiyat çevreleriyle bağlantı kurulan mekânlar arasında aktarıyor.

Çarşının geçmişi, Ankara’da kitapçıların yayın satışının yanında kültürel iletişime de alan açtığını gösteriyor. Kitap önerileri, dergi takibi ve okur buluşmaları, bu mekânların kent yaşamındaki yerini güçlendiren unsurlar arasında bulunuyor.

ADİLHAN’DA SAHAFLIK VE KİTAP EMEĞİ

Kızılay’daki Adilhan Kitapçılar Çarşısı da başkentin kitap kültürüyle anılan adresleri arasında yer alıyor. Kitapçılık ve ciltçilik üzerine hazırlanan yerel anlatılarda çarşı; öğrencilerin, okurların ve kitap ustalarının bir araya geldiği bir merkez olarak ele alınıyor.

İkinci el kitapların yeniden okura ulaşmasını sağlayan sahaflık, eski yayınların dolaşımda kalmasına katkı sunuyor. Önceki baskılar, dergiler ve kitapların üzerinde kalan okuyucu notları, yayınların içerikleri kadar geçmişlerine ilişkin de bilgi taşıyor.

Ankara Emniyet Müdürlüğü’nden acı haber!
Ankara Emniyet Müdürlüğü’nden acı haber!
İçeriği Görüntüle

Adilhan’ın kültürel kimliğinde kitapların korunmasına yönelik emek de yer tutuyor. Çarşıda çalışan cilt ustası Mehmet Karslı üzerine yayımlanan anlatılar, kitapçılığın çevresinde gelişen zanaatın ve öğrenci-esnaf ilişkilerinin örneklerini aktarıyor.

PASAJLARDA GÜNDELİK YAŞAM VE ESNAF KÜLTÜRÜ

Pasaj ve çarşı yaşamının bir diğer bölümünü, küçük işletmelerin çevresinde gelişen sosyal ilişkiler oluşturuyor. Çay ocakları ve yeme içme noktaları, çalışma saatleri içinde esnafın ve müşterilerin kısa molalar verdiği alanlar olarak bu kültürde yer buluyor.

Kitap alışverişi sırasında başlayan bir konuşma veya dükkân önünde verilen çay molası, ticari ilişkinin gündelik sohbetle birleşmesine imkân sağlıyor. Bu yönüyle pasajlar, alışverişin yanında mahalle ve esnaf ilişkilerinin de gözlemlenebildiği mekânlar olarak değerlendirilebiliyor.

ANAFARTALAR ÇARŞISI’NDA MİMARİ VE SANAT BİR ARADA

Ulus’taki Anafartalar Çarşısı, Ankara’nın modernleşme dönemindeki ticaret yapıları arasında bulunuyor. Ankara Büyükşehir Belediyesinin yayımladığı bilgilere göre 10 Kasım 1964’te açılan yapı, Ankara’nın ilk yürüyen merdivenli alışveriş merkezi olma özelliğini taşıyor.

Çarşı, mimari özelliklerinin yanı sıra duvarlarındaki sanat eserleriyle de öne çıkıyor. Füreya Koral ve Seniye Fenmen’in seramikleri ile Nuri İyem’in duvar üzerine uygulanmış soyut resimleri, yapının kültürel değerleri arasında yer alıyor.

Eserlerin doğrudan yapının içinde bulunması, sanatla gündelik alışveriş hayatını aynı mekânda buluşturuyor. Çarşıya gelenler, dükkânlar arasında dolaşırken seramik panoları ve duvar resimlerini de görebiliyor.

KIZILAY’DAN ULUS’A KENTİN KÜLTÜREL İZLERİ

Zafer, Adilhan ve Anafartalar çarşıları, Ankara’nın farklı dönemlerini ve kullanım alışkanlıklarını yansıtıyor. Zafer’in kitapçılık geçmişi, Adilhan’ın sahaflık ve ciltçilikle kurduğu ilişki, Anafartalar’ın mimarisi ve sanat eserleri, bu mekânları kültür tarihi açısından da önemli hâle getiriyor.

Kızılay ile Ulus arasında uzanan bu çarşılar, başkentin tarihini yayınlar, esnaf ilişkileri ve mimari eserler üzerinden takip etmek isteyenler için birbirini tamamlayan duraklar oluşturuyor.

Kaynak: Sevda Ecem Karapolat