Gazze’ye insani yardım taşımak üzere Akdeniz’de ilerleyen Küresel Sumud Filosu’na yönelik İsrail müdahalesi uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Türkiye’den gelen tepkilere bir yenisi daha eklendi. Başkent Ankara’daki Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ), yayımladığı kamuoyu duyurusunda İsrail’in uluslararası sularda gerçekleştirdiği müdahaleyi sert sözlerle eleştirdi.

Üniversite yönetimi tarafından yapılan açıklamada, Gazze’de yaşananlara dikkat çekmek amacıyla hareket eden filoya yönelik operasyonun uluslararası hukuk normlarını açık şekilde ihlal ettiği vurgulandı. Açıklamada, “Uluslararası sular hiçbir devletin deniz haydutluğu yapabileceği ve kuralsızca davranabileceği sahalar değildir” ifadeleri kullanıldı.

“ULUSLARARASI HUKUK AÇIKÇA İHLAL EDİLDİ”

ASBÜ’nün açıklamasında, İsrail’in müdahalesinin yalnızca insani yardım girişimini engellemekle sınırlı olmadığı belirtildi. Açıklamada, Gazze’de sivillerin açlığa mahkum edilmesine yönelik politikanın da bu müdahaleyle açık biçimde ortaya konduğu savunuldu.

Üniversite yönetimi, bölgede devam eden saldırgan tutumun uluslararası barış ve güvenliği tehdit ettiğine dikkat çekerek, İsrail’in işlediği iddia edilen savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve saldırı suçlarının cezasız kalmaması gerektiğini ifade etti.

Asbü-4

ASBÜ açıklamasında ayrıca uluslararası topluma çağrı yapılarak, İsrail’e karşı daha somut, ilkeli ve kararlı bir tutum sergilenmesinin zorunlu hale geldiği kaydedildi. Üniversite yönetimi, “Adaletin ve barışın hakim olduğu bir dünya idealine olan inancımızı yinelerken, masum sivillerin yaşam hakkını savunan her türlü girişimin destekçisi olduğumuzu beyan ederiz” açıklamasında bulundu.

SUMUD FİLOSU’NDA NELER YAŞANDI?

Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla hareket eden Küresel Sumud Filosu’na yönelik operasyonun ardından Akdeniz’de tansiyon yükseldi. Filonun yaptığı açıklamaya göre İsrail güçleri, Yunan kara sularına birkaç mil mesafede bulunan uluslararası sularda müdahalede bulundu.

Açıklamada, operasyon sırasında bazı teknelere el konulduğu, iletişim kanallarının kesildiği ve sivillerin zorla alıkonulduğu belirtildi. Filoda 39 farklı ülkeden toplam 345 kişinin bulunduğu, 60’tan fazla teknenin Gazze’ye doğru ilerlediği ifade edildi. Müdahalenin Gazze kıyılarından yüzlerce mil uzakta gerçekleştiğine dikkat çekilen açıklamada, bunun uluslararası hukuk açısından ciddi bir ihlal oluşturduğu savunuldu.

21 TEKNEYE EL KONULDU

Olayla ilgili paylaşılan bilgilere göre İsrail güçleri toplam 21 tekneyi kontrol altına aldı. Müdahaleden kurtulan 17 teknenin Yunan kara sularına giriş yaptığı belirtilirken, 14 teknenin ise aynı bölgeye ilerlemeyi sürdürdüğü aktarıldı. Filonun yetkilileri, yaşananların yalnızca askeri bir operasyon değil, aynı zamanda uluslararası hukuk açısından “tehlikeli bir emsal” anlamına geldiğini ifade etti.

18 TÜRK AKTİVİSTİN ALIKONULDUĞU AÇIKLANDI

Küresel Sumud Filosu tarafından yapılan açıklamada müdahale sırasında çok sayıda Türk aktivistin alıkonulduğu bildirildi. Filoda bulunan Türk vatandaşları arasında Ümmü Gülsüm Durmuş, Mustafa Enes Topal, Muhammed Özdemir, Enver Öztürk, Hüseyin Yılmaz, Seyit Ahmet Çapan, Ali Deniz, Yunus Kava, Şahin Yaslık, Mustafa Arslan, Abdulselam Demir, Nevzat Öylek, Nevzat Güzel, Halil Erdoğmuş, Abdüllatif Faslı, Ferzan Çiftçi, Hüseyin Şuayb Ordu, Sibel Can Karakoç, Mehmet Yıldırım, Ömer Aslan, Fatma Zengin, Mehmet Yasir Cebeci, Görkem Duru, Fatih Genç, Mehmet Atlı, Bilali Yıldırım, Mükremin Köse, Salih Tekin, Ramazan Tekdemir, Abdullah Saydemir ve Mahmut Çağatay Yavuz’un bulunduğu açıklandı.

Küresel Sumud Filosu

“KORSANLIK” SUÇLAMASI GÜNDEMDE

Küresel Sumud Filosu yetkilileri, Girit açıklarında yaşanan müdahaleyi doğrudan “korsanlık” olarak tanımladı. Açıklamada hiçbir devletin uluslararası sularda denetim ve kontrol hakkına sahip olmadığı belirtilerek, İsrail’in Akdeniz’de fiili kontrol alanı oluşturmaya çalıştığı ileri sürüldü. Filonun açıklamasında, “Akdeniz’in ortasında, Gazze’den yüzlerce mil uzakta sivillerin alıkonulması uluslararası hukukun açık ihlalidir” denildi. Müdahalenin “tehlikeli ve emsalsiz bir tırmanış” olduğu değerlendirmesi yapıldı.

TÜRKİYE’DEN PEŞ PEŞE AÇIKLAMALAR GELDİ

Olayın ardından Türkiye’den de sert açıklamalar yapıldı. Dışişleri Bakanlığı, müdahaleyi “korsanlık eylemi” olarak nitelendirerek seyrüsefer özgürlüğünün ihlal edildiğini vurguladı. Bakanlık, uluslararası topluma ortak tavır alma çağrısında bulundu.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares Bueno da müdahalenin uluslararası hukuka aykırı olduğunu ifade etti.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Gazze’ye yardım ulaştırma girişimlerinin “asil bir insanlık eylemi” olduğunu belirterek, İsrail’in saldırısını “insanlık ittifakını hedef alan barbarlık” olarak değerlendirdi.

DMM’den Suudi Arabistan enerji anlaşması iddialarına yalanlama: “Kamuoyu yanıltılıyor”
DMM’den Suudi Arabistan enerji anlaşması iddialarına yalanlama: “Kamuoyu yanıltılıyor”
İçeriği Görüntüle

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ise açıklamasında, İsrail’in uluslararası sularda “korsanlık peşinde olduğunu gösterdiğini” ifade etti.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş da saldırının “insanlığa karşı işlenmiş açık bir savaş suçu” olduğunu söyledi.

AVRUPA’DA DA TEPKİLER YÜKSELDİ

Müdahalenin ardından Avrupa’dan da art arda açıklamalar geldi. İtalya’da Demokratik Parti milletvekili Arturo Scotto, olayın uluslararası hukuk açısından kabul edilemez olduğunu dile getirdi. İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani diplomatik temsilciliklere olayın araştırılması talimatı verirken, eski Yunanistan Maliye Bakanı Yanis Varoufakis ise Yunan hükümetinin tutumunu eleştirdi.

Küresel Sumud Filosu yetkilileri, yalnızca müdahaleye değil uluslararası kamuoyunun sessizliğine de tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, “Uluslararası hukuku savunduğunu iddia eden hükümetlerin sessizliği tarafsızlık değil, suç ortaklığıdır” ifadelerine yer verildi.

Kaynak: Hacer Koca