BBP Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, hem iç politika hem de uluslararası gelişmeler hakkında dikkat çeken açıklamalar yaptı.
EMEKLİ VE ASGARİ ÜCRETLİ İÇİN SOMUT DESTEK ÖNERİSİ
Ekonomik sıkıntıların toplumun belirli kesimlerinde daha ağır şekilde hissedildiğini ifade eden Destici, 16 milyon emekli ve 5 milyon asgari ücretlinin aynı koşullarda yaşamadığını belirterek, desteklerin ihtiyaca göre planlanması gerektiğini söyledi. Destici, “Diyelim 25 binin altında emekli maaşı alanlar, tek emekli maaşı olanlar, evi kira olanlar belirlensin ve dolayısıyla da bunlara destek verilsin. Aynı şey asgari ücretli için de geçerli. Kira yardımı olarak, çocuk yardımı olarak, öğrenci desteği olarak verilebilir. Bu çalışma niye geciktiriliyor? Bir an önce bu çalışma yapılsın. 16 milyon emeklinin ya da 5 milyon asgari ücretlinin hepsi aynı durumda değil.” dedi.

“BU ÇALIŞMA NEDEN GECİKTİRİLİYOR?”
Sosyal destek mekanizmalarının gecikmesine tepki gösteren Destici, geçim sıkıntısının artık ertelenemez bir noktaya geldiğini ifade etti. Destici, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Biz fakirliğin, yoksulluğun, tek maaşı düşük emekli maaşı olup, asgari ücretli olup, evi de olmayan ve geçim sıkıntısını en şiddetli şekilde hisseden ailelerin ve vatandaşlarımızın yanında olup, onların ellerinden tutmak zorundayız. Düşük emekli maaşlarını iyileştirmeyle ilgili bir çalışma yapılıyor cumhurbaşkanı yardımcımızın başkanlığında oluşturulan bir komisyon tarafından. İnşallah emeklimizin yüzünü güldürecek bir sonuç çıkmasını da beklediğimizi buradan ifade etmek istiyorum. Geçim meselesi aslında sadece bir ekonomik mesele değildir. Aynı zamanda ahlakla ve adaletle ilgili bir meseledir. Maaşlar cebe girmeden eriyorsa burada sadece bir hesap hatası değil, bir yönetim ve adalet sorunu da vardır."
“ABD’NİN DERDİ YERALTI KAYNAKLARI”
Basın toplantısında Venezuela’daki gelişmelere de değinen Destici, ABD’nin bölgeye yönelik hamlelerini sert sözlerle eleştirdi. Venezuela’daki operasyonların temel amacının, ABD ekonomisine nefes aldırmak ve ülkenin yeraltı kaynaklarına el koymak olduğunu savundu. Destici, şunları aktardı:
"Venezuela'daki operasyonun tek nedeni çökme sinyalleri veren ABD ekonomisine nefes aldırmak için bu ülkenin yeraltı varlıklarına ABD'nin el koymak istemesinden başka bir şey değildir. 1 yıl önce Kanada'ya 'ABD'nin eyaleti' diyen ve gördüğü tepki üzerine Kanada'ya ağır vergiler koyan, Danimarka'dan Grönland'ı alacağını, son ifade şekliyle ilhak edeceklerini deklare eden siyaset tarzının dünyaya barışça da herhangi bir hayır getireceğini zannetmek ahmaklıktan başka bir şey değildir. Amerika Birleşik Devletleri'nden ve onun haydut başkanı ve yönetiminden dünyaya hayır gelmez. Bunu bileceğiz, buna göre hareket edeceğiz. Türk'ün Türk'ten başka dostu olmadığını bir kez daha görmüş olduk. Trump yönetimiyle ABD politikalarının değiştiği yorumlarını asla doğru ve gerçekçi bulmadığımızı daha önce de ifade etmiştik. Bugün de o ifadelerimizin doğruluğunun bir kez daha test edildiğini görüyoruz. ABD resmi ağızlardan paradigma değişikliği olarak tanımladıkları yeni politikalarını şu cümleyle zaten defalarca deklare ettiler; ‘Artık evrensel değerler üzerinden değil, ABD'nin çıkarları doğrultusunda müdahalede bulunacağız' diye bunları dile getirdiler"
“BİZİM SARAYIMIZI BASACAK KİMSE YOK”
Destici, son dönemde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alan söylemlere de tepki gösterdi. Türkiye’ye yönelik tehdit ve benzetmeleri sert bir dille reddeden BBP lideri, şu sözlerle konuşmasını tamamladı:
"Türkiye düşmanlarının, Türklük düşmanlarının, Türk milletini bölmeye, parçalamaya çalışanların da bunu bir fırsata çevirdiklerini gördüm. Yunanistan'ın ya da PKK ve FETÖ trollerinin Maduro üzerinden Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alan hakaret ve imalarla karşılaşıyoruz. Öncelikle bunların tamamını reddediyor ve muhataplarına iade ediyoruz. Herkes karakterinin gereğini yerine getirmektedir. Bizim mayamız sağlamdır. Dolayısıyla da bu benzetmeler aşağılıktan başka bir şey değildir. Onlar kendi özlemlerini dile getiriyorlar. Bizim sarayımızı basacak daha anasından doğmamıştır, buna yeltenen de hesabını en ağır şekilde öder. Bu karikatürü yayınlayan Yunanlılara söylüyoruz. Buyurun gelin eğer cesaretiniz varsa. 100 yıl önce denediniz ve Ege Denizi'nin soğuk sularında boğuldunuz. Akıbetiniz bu oldu. Topuklayıp kaçtınız. Amerika'ya yol göstermeyin, önce siz gelin. Feriştahı gelse Venezuela'ya yaptığını Türkiye'ye yapamaz. Çünkü biz ölürüz ama onurumuzdan vazgeçmeyiz. Biz ölürüz ama milletten aldığımız emaneti bir başkasına teslim etmeyiz. Bunu bu millet 15 Temmuz'da da göstermiştir. Denemek isteyen varsa buyursun gelsin. Biz canımızı veririz ama seçilmiş cumhurbaşkanımızı ya da vatanımızın çakıl taşını dahi hiç kimseye vermeyiz."






