Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel ekonomide artan belirsizliklere rağmen Türkiye ekonomisinin dayanıklılığını koruduğunu belirterek, 2020-2025 döneminde Türkiye’nin dünya ortalamasının üzerinde büyüme kaydettiğini açıkladı.

Vizyon 100 İstanbul Summit kapsamında düzenlenen toplantıda konuşan Yılmaz, Türkiye’den ve dünyadan üst düzey yöneticilerin katıldığı “Küresel Liderler Oturumu”nda değerlendirmelerde bulundu. Etkinliğe Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu da katıldı.

Yılmaz, küresel ekonominin çok boyutlu bir dönüşüm sürecinden geçtiğini ifade ederek, jeopolitik gerilimler, ticaret yapısındaki değişim, yapay zekâ teknolojilerinin etkisi, iklim değişikliği ve demografik dönüşümün ekonomik dengeleri yeniden şekillendirdiğini söyledi.

Küresel büyüme yavaşladı

Son üç yılda küresel büyümenin yüzde 3 seviyelerinde seyrettiğini belirten Yılmaz, bu oranın 2000-2019 ortalamasının altında kaldığını dile getirdi. Küresel ticaretin büyüme hızının da aynı dönemde gerilediğine işaret eden Yılmaz, ticaretin giderek daha bölgesel ve güvenlik odaklı bir yapıya dönüştüğünü kaydetti.

Jeopolitik riskler maliyetleri artırıyor

Orta Doğu’daki gelişmelerin ekonomik etkilerine değinen Yılmaz, enerji fiyatlarından taşımacılık maliyetlerine kadar birçok alanda baskı oluştuğunu ifade etti. Hürmüz Boğazı’ndaki aksamaların petrol ve LNG arzını etkilediğini, bunun da enerji fiyatlarını yükselttiğini belirtti.

Ev almak isteyenler dikkat: Düşük faizli yeni destek paketi yolda!
Ev almak isteyenler dikkat: Düşük faizli yeni destek paketi yolda!
İçeriği Görüntüle

Artan güvenlik risklerinin sigorta ve navlun maliyetlerini artırdığını, doğal gaz fiyatlarındaki yükselişin ise gıda fiyatları üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğunu söyleyen Yılmaz, bu gelişmelerin küresel enflasyon üzerinde ilave baskı yarattığını vurguladı.

Uluslararası Para Fonu’nun 2026 yılı için küresel büyüme beklentisini yüzde 3,1’e düşürdüğünü, enflasyon beklentisini ise yüzde 4,4’e yükselttiğini hatırlatan Yılmaz, Türkiye ekonomisinin bu tabloya rağmen güçlü bir performans sergilediğini ifade etti.

Yılmaz, “2020-2025 döneminde dünya ekonomisi yüzde 19 büyürken, Türkiye ekonomisi yüzde 35 büyüme kaydetti. 2025 yılı itibarıyla milli gelirimiz 1,6 trilyon dolara, kişi başına gelirimiz ise 18 bin doların üzerine çıktı” dedi.

Doğrudan yatırımlarda artış

Türkiye’nin yatırım ortamına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, 2025 yılında ülkeye gelen uluslararası doğrudan yatırım tutarının 13,1 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Aynı yıl 475 yatırım projesi için karar alındığını belirten Yılmaz, bu projeler kapsamında yaklaşık 21 milyar dolarlık yatırım ve 47 binin üzerinde istihdam öngörüldüğünü söyledi.

“Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı” hakkında da bilgi veren Yılmaz, program kapsamında üretim ve ihracat odaklı firmalar için rekabetçi bir vergi yapısının hedeflendiğini ifade etti. İhracatçı firmalar için kurumlar vergisinde indirim planlandığını belirten Yılmaz, Türkiye’nin küresel ölçekte bir üretim üssü olmasının amaçlandığını dile getirdi.

İstanbul Finans Merkezi’nin uluslararası bir finans üssü haline getirilmesi için çalışmaların sürdüğünü belirten Yılmaz, finansal piyasaların derinliğinin artırılması ve uluslararası sermaye ile entegrasyonun güçlendirilmesine yönelik adımlar atıldığını söyledi.

“Türkiye güvenli liman konumunda”

Türkiye’nin siyasi istikrarı ve öngörülebilir politikalarıyla yatırımcılar açısından güvenli bir liman olarak öne çıktığını ifade eden Yılmaz, küresel ekonomide yönün yeniden belirlendiği bu dönemde doğru konumlanan ülkelerin avantaj sağlayacağını sözlerine ekledi.

Kaynak: İHA