Dövizde yukarı doğru yükseliş olunca o hep bildiğimiz cümle bir kez daha karşımıza çıktı; “Dış güçlerin oyunu kardeşim. Yoksa bizim maşallahımız var”

Her iyi şeyi “şahsım” yaparken, tüm kötülüklerin anası “Dış güçler”

Sürekli piyasada olan ve memleketi ablukaya alan dış güçler, Haymana’da da boş durmadı. Nerdeyse 50 yıldır ilçemizi de etkiliyor bu dış mendeburlar.

Bakın o dış güçler Haymana’nın köylerini boşalttı. Neticede tarımımız ve hayvancılığımız güdükleşti.

Sonra nüfusu yarı yarıya indirdi mesela.

Yaz aylarında her caddesi sokağı karnaval yeri gibi “Lebalep” dolu olan banyocuların gelmesini engellediler. Tam da Fransız Vichy bile bizi kıskanmaya başlamıştı.

Cezaevi, askerlik, TEK, Telekom şubesi olmak üzere birçok kurumu kapattırdılar.

Eğitimde yüz akımız olmaya aday nitelikli okul Nuri Bektaş Anadolu Lisesini geri normalleştirdi. Eğitimde tam bir deli saçması olan taşımalıya geçti. Köyler daha da ıssızlaştı.

İş gücümüze darbe üstüne darbe vurdular.

Tüm memlekette girilmedik delik bırakmayan dış minnaklar bizim Haymana’yı da perişan ettiler.

İşin şakası bir tarafa, her başımız sıkıştığında yegane savunma mekanizmamız oldu bu dış mihraklar. Çuvaldızı kendimize batırmadığımızdan iğneyi batıranı aradık durduk yıllarca.

Yerel yönetim denince hep önce Ovacık, sonra Tunceli Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu gelir aklıma. Hani şu “Gomünist” olan. Yönetememenin suçunu sağa sola atmak yerine kendi öz kaynaklarını en iyi kullanan ve gerçek bir başarı hikayesi yazan şahıs.

Bakın Tunceli’de ortalama işçi maaşı 8 bin TL olmuş. Biz “dış minnaklar” nedeniyle hala pudra çekerken hemde. Belediye işlerinde ihale ile birilerini zengin etmeyi kaldırmış. Kendi imkan ve öz kaynakları ile tüm işleri kendileri yapmaya başlamış. Böylece 2 yıl içinde 10 milyon borç ödemiş. Dış odakların yolladığı ve zorla “bineceksiniz”(!) dediği makam aracını dahi kullanmamış.

Kendi arazilerinde nohut, fasulye ekmiş ve tüm Türkiye’ye pazarlamış. Bizim içişlerimize karışan dış minnaklar ise bir avuç toprak görse sattırma derdindeler.

Kısacası ne zaman, nerede görsek cin görmüş gibi “Ayet-el kürsü” okuduğumuz “Gömünist Maçoğlu’ndan” sadece biz değil tüm memleket yöneticilerinin örnek alacağı çok şey var.

Adam yapıyor elindeki imkanlarla. Hem de en iyisini. Biz ise iyi birşey yapınca “Biz yaptık” elimize yüzümüze bulaştırınca “Dış güçler”.

Sahi bir ultrasona girme zamanımız gelmedi mi daha. Bakalım içimiz dışımız bir miymiş?

HAFTANIN FIKRASI: Nasreddin Hoca birgün yine eşeğe ters binmiş. Adamın biri; “Hocam neden ters biniyorsun” diye sormuş.

Hoca; “Arkadan gelen tehlikeleri görmek için” demiş.

Adam; “Ya önden gelen tehlikeler?”

Hoca cevap vermiş; “Onu eşek de görür”