Gazze’de dolayısı ile Filistin’de bir insanlık dramı yaşanıyor mu? Kesinlikle. Bir soykırım, bir vahşet var mı? Mutlaka. Çocuklar, masum insanlar ölüyor mu? İllaki. Tüm bu yaşananlar bir insanlık ayıbı mı? En alasından. Hele ki bu dramı yaşayan bir müslüman toplum ise bizim acımız katmerleniyor mu? Olmaması olmaz. Ancak işin İsrail-Filistin olayının evveliyatı var ki, bunu da görmemezlik, bilmemezlik edemeyiz. İki toplumu, iki milleti, iki dini karşı karşıya getiren, kan davasına döndüren bu noktaya getiren ne idi, ya da tüm Ortadoğuyu hatta Türkiye’yi ilgilendiren bir meseleye kulak tıkayamayız. Birgün gelipte bizim topraklarımızın da İsrail tehdidine maruz kalması, sıcak savaş yaşanması, uzak bir tarih ve uzak bir ihtimal değil. Çünkü bugün yaşanan Filistin olaylarından, tüm Ortadoğu ve bizim almamız gereken o kadar çok ders var ki. Keşke olay “One munit”le bitecek kadar basit olabilseydi. İsrail kutsal kitabında ki “Vaadedilmiş topraklar”ı ele geçirmek için tüm insanlık tarihi boyunca, büyük bir mücadele ve akıl oyunları ile hedefine ağır ama emin adımlarla yaklaşıyor. Diğer büyük devletlerin, özellikle ABD’nin şımarık çocuğu İsrail, tüm dünyaya yayılan ve büyük bir sermayeyi elinde tutan işadamları yarattı öncelikle. Bu iş adamlarının elinde tuttuğu sermaye, barındığı ülkenin ekonomisinde yer yerinden oynatacak, o yerin ekonomisini tepetaklak edecek kadar büyük. Böylece hem diğer ülkenin siyasi, ekonomik eksenine yön veriyor, hem de bu işadamlarının İsrail’e aktardığı sıcak para ile kendi ekonomisini diri tutuyor. Siyonizmin gölgesinde ve kendi bölgesinde, müthiş bir milliyetçi çizgi ile satın aldığı topraklarla bugünkü İsrail’in temellerini attı. Ve aynı hedef ve politika ile topraklarını büyütmeye devam ediyor. Hazır yemeye alışmış ve kolay para kazanmayı kültür edinen Ortadoğu ülkelerinin bu zaafını da çok iyi değerlendiriyor. Düşünün; Bugün İsrail’e kafa tutmaya çalışan HAMAS, hala taşla, sopayla direnmeye çalışıyor. Filistin Kurtuluş Örgütü Lideri Yaser ARAFAT öldüğünde bir milyar dolar kişisel serveti vardı. Fakir bir halkın mücadelesinde bayrak olmuş bir liderin bu kadar servet sahibi olması nasıl açıklanabilir? Bir tankı, bir uçağı olmayan bir halk tüm nükleer ve teknolojik kitle imha silahlarını elinde bulunduran bir İsrail’e nasıl dur diyebilir ki? ARAFAT birşeyler yapıyor gibi görünürken acaba Filistin halkına mı, yoksa kendine mi bir çıkar sağladı? Bu büyük mal varlığı acaba vatan toprakları satılarak, ARAFAT’ın torununa tosununa yetecek bir dünyalık mı elde edildi? Dış devletlere veya yabancılara toprak satmanın önemi tüm çıplaklığı ile çıkıyor karşımıza bu son olaylarla. Hükümet yabancılara toprak satışını 25 dönümden 300 dönüme çıkartan kanunu Meclis'ten geçirdi. Ayrıca kanunla Bakanlar Kurulu'na bu sınırı 600 dönüme kadar artırma yetkisi verildi. İşte yabancılara toprak satmanın en son hali. Topla tüfekle alınamayan toprakların, çil çil Dolar ya da Euro ile alınmasına göz yummak böyle bir şey. İsrail’in kutsal kitabındaki, Nil’den Mezopotamya’ya ve dolayısı ile Türkiye’ye çengeli atmasına kolaylık. “Hayaldi gerçek oldu”nun İsrail’e yansıması. Aslında devlet, ya da hükümet olarak anti-siyonist bir çaba içinde olduğumuz sanılsa da, yaptığımız uygulamalarla tam tersi bir anlayışta olduğumuz gerçeği var. Gazze rant son günlerde, Gazze reklam, politik çıkar, halka şirin görünmeye müsait bir yer.Tribüne oynamanın en kestirme yolu. Oy potansiyelini arttırmanın bel altı vuruşu. İsrail’li David Ben Gurion “Türkiye bize metres muamelesi yapıyor, oysa biz evlendik, evliliğimiz bir türlü açıklanmıyor” derken ne demek istedi acaba? Güneydoğudaki mayınlı arazilerin 49 yıllığına İsrail’e kiralanmasına karşı çıkmak vatan hainliği, Yahudi düşmanlığı olarak yorumlanıyor. Aynı zamanlara denk geliyordu yanlış hatırlamıyorsam. ABD’de Amerika Yahudi komitesi “Üstün cesaret madalyası”nı başbakanımıza veriyordu. Ve bu madalya ilk defa Yahudi olmayan birisine veriliyordu. Filistin canımızı yakıyor mu? Hem de nasıl. Ancak kendi canımızın derdine düşeceğimiz günler de fazla uzak değil galiba? Yaşananlar buna göz kırpıyor…… SAYGILARIMLA DİPNOT: 14 Mayıs 1948 İsrail devletini tanıyan ilk müslüman ülke Türkiye olmuştur.