Ekinlerin toprakta beslenmelerini sağlayan organik bileşenler, onlar için yaşamsal önem taşıyor. Humik asit işte bu organik formdaki besin maddelerine, vitaminlere ve iz elementlere deniliyor. İçinde bitki ve hayvan kalıntıları, toprak biyokütleleri, canlı organizmalar ve tüm bunların sentezlendiği maddeler bulunuyor. Topraklarımızdaki mineral ve vitamin eksikliklerinin birçoğunun humik asit desteği ile giderilebilmektedir.
Ülkemizde topraklardaki organik madde oranı oldukça düşüktür. Avrupa ülkelerinde topraklardaki organik madde miktarı ortalama yüzde 7 iken bu oran ülkemizde ne yazık ki yüzde 1’in altındadır. Buda bizim topraklarda aslında tuzlanmanın çok olduğunu göstermektedir. Tuzlanma etkisiyle tabi toprak pH’sıda oldukça yükselmiştir. Tabi topraklarımızda pH yükselmesinin birçok sebebi olabilmektedir. Bu sebeplerin en başında yanlış tarım uygulamaları gelmektedir. Akabinde aşırı ve bilinçsiz sulama ve bilinçsiz kimyevi gübre kullanımı da topraklarımızdaki organik madde miktarını düşüren önemli nedenlerdir. Dolayısıyla toprak verimliliğinden bahsetmek için aslında en önemli unsur toprakta bulunan organik madde miktarının fazla olmasıdır.
Planlanan bütün tarım politikalarında aslında bu durum göz önünde bulundurularak ona göre adımlar atılmalıdır. Topraklarımızdaki organik madde miktarını arttırmak için yeni tarım politikalarına ve yöntemlerine ihtiyaç vardır. Tarımda sürdürülebilirliğin temel taşı aslında topraklardaki organik madde miktarının fazla olmasıdır. Bu durumda gerek devlet, gerek üniversiteler, gerekse de özel sektör olarak yeni çalışmalara ve yeni araştırmalara ihtiyaç vardır. Özellikle üniversitelerin bu konuda ciddi anlamda çalışmalar yapması gerekmektedir.
Örneğin üniversiteler tarımda yeni uygulamalar bularak bu uygulama sayesinde 10 sene içerisinde topraklarımızdaki organik madde miktarı yüzde 5’in üstüne çıkacaktır diyebilmelidir. Bu şekilde hedefler koyularak adım adım toprak iyileştirilmesi anlamında yeni yöntemler geliştirilmelidir. Hollanda topraklarındaki ortalama organik madde miktarı yüzde 7 olması, orda tarımda yeni yöntemlerin kullanılıyor olması demektir. Topraklarını yormadan, kirletmeden ve sürekli canlı tutarak tarım teknolojilerini geliştirmişlerdir.
Toprakların da bir canlı olduğunu düşünürsek bir avuç toprak içerisinde milyonlarca canlı organizma, mikro ve makro besin elementleri bulunmaktadır. Gerek bilinçsiz kimyevi gübre kullanımı, gerek bilinçsiz sulama, gerekse bilinçsiz ilaç kullanımı ile toprakların aslında can damarı olan canlı mikroorganizmaların azalmasına sebebiyet vermektedir. Canlı mikroorganizmalar azalınca topraklardaki verimlilikte aynı oranda azalmaktadır. Tabi bu durumda topraklar yavaş yavaş çoraklaşarak verimsiz bir hal almaktadır.
Bu durumun önüne geçmek için tabi humik fulvik asit içerikli organik kaynaklı gübrelerin kullanılması oldukça önem taşımaktadır. Yıllarca kimyevi gübre ile yorulan toprakları iyileştirmek anlamında humik asit içerikli organik gübreler önemli bir etkiye sahiptir. Humik asit toprak pH’sını düşürüp, topraktaki tuzluluk oranını azaltarak ve topraktaki organik madde miktarını arttırmada önemli bir etkiye sahiptir. Bereketli ürünleriniz olsun.