İran’da Ölü Sayısına Dair Çarpıcı İddia: Trump’ın Masasında Askerî ve Siber Seçenekler Var
İran’da haftalardır süren hükümet karşıtı protestolara yönelik müdahalelerle ilgili ölü sayısına dair çarpıcı bir iddia gündeme geldi. İranlı bir yetkili, protestoların başladığı 28 Aralık’tan bu yana yaklaşık 2 bin kişinin hayatını kaybettiğini öne sürdü. Gelişmelerin ardından ABD Başkanı Donald Trump, Tahran yönetimine karşı askerî ve siber seçeneklerin de yer aldığı “çok güçlü” senaryoların masada olduğunu açıkladı. İngiltere merkezli The Telegraph, Washington kulislerine dayandırdığı analizinde, Trump yönetiminin önünde dört temel senaryonun bulunduğunu yazdı.
İran’da Protestolar 17’nci Gününde: Ölü Sayısı Artıyor
İran’da ekonomik sorunlar ve döviz kurundaki sert yükselişle başlayan protestolar, kısa sürede rejim karşıtı gösterilere dönüştü. Ülkenin birçok kentinde devam eden eylemlere güvenlik güçlerinin müdahalesi sertleşirken, bilanço da ağırlaşıyor. İranlı bir yetkilinin iddiasına göre, protestolar sırasında yaklaşık 2 bin kişi yaşamını yitirdi. Resmî makamlar bu rakamı doğrulamazken, can kayıplarına ilişkin farklı açıklamalar kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor.
Trump: Çok Güçlü Seçenekleri Değerlendiriyoruz
ABD Başkanı Donald Trump, İran’daki protestolara yönelik müdahalelerin ardından yaptığı açıklamada, Tahran yönetimine karşı askerî operasyonlardan siber saldırılara kadar geniş bir yelpazede seçeneklerin değerlendirildiğini söyledi. Trump’ın açıklamalarının ardından gözler, Washington’un atabileceği olası adımlara çevrildi. The Telegraph, Beyaz Saray’daki değerlendirmelere ilişkin ayrıntıları kamuoyuyla paylaştı.
Telegraph’a Göre Trump’ın Masasındaki İlk Senaryo: Sınırlı Askerî Operasyon
Habere göre, ilk senaryo; İran’a güçlü bir mesaj vermek amacıyla Devrim Muhafızları’na ait üsler veya füze tesislerine yönelik sınırlı saldırılar düzenlenmesi. Bu seçeneğin, İsrail’in daha önce Tahran’daki bazı hedeflere yönelik gerçekleştirdiği nokta operasyonlara benzer bir yöntemle hayata geçirilebileceği belirtiliyor. Ancak uzmanlar, bu tür sınırlı bir hamlenin rejimi caydırmakta yetersiz kalabileceği ve beklenen etkiyi oluşturmayabileceği görüşünde.
Daha Geniş Çaplı Harekât İhtimali
İkinci senaryoda ise hedef, yalnızca sembolik bir mesaj vermek değil; güvenlik güçlerinin protestoculara yönelik müdahalelerini durdurmak veya rejimi ciddi biçimde sarsmak olarak değerlendiriliyor. Bu kapsamda, yalnızca bakanlık binalarının değil, ülke genelindeki Besic milis noktaları ve iletişim merkezlerinin de hedef alınabileceği ifade ediliyor. Ancak böyle bir operasyonun, ABD’nin bölgeye ciddi bir askerî yığınak yapmasını ve Basra Körfezi’ne uçak gemisi göndermesini gerektireceği vurgulanıyor.
En Dikkat Çeken Başlık: Hamaney’e Yönelik Senaryo
Telegraph analizinde yer alan en çarpıcı senaryolardan biri ise, İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’e yönelik suikast veya alıkoyma ihtimali. Haberde, bazı danışmanların bu seçeneği masaya getirdiği, geçmişte Venezuela lideri Maduro’ya yönelik girişimlerden cesaret alındığı öne sürüldü. Bu senaryonun, bölgesel dengeler açısından son derece yüksek risk barındırdığı ve büyük bir krize yol açabileceği değerlendirmesi yapılıyor.
Siber Saldırılar ve Starlink Seçeneği
Dördüncü senaryo ise, Trump’ın bölgesel bir savaştan kaçınmak istemesi halinde öne çıkan “kinetik olmayan” seçenekler olarak tanımlanıyor. Bu plan kapsamında, İran rejiminin iletişim altyapısının siber saldırılarla devre dışı bırakılması ve Elon Musk’a ait Starlink terminalleri aracılığıyla İran halkına kesintisiz internet sağlanması öngörülüyor. Bu sayede protestocuların daha kolay organize olabileceği, devlet kontrolündeki bilgi akışının ise sekteye uğratılabileceği belirtiliyor. İran cephesinden ise sert açıklamalar geldi. İran Meclis Başkanı Muhammed Kalibaf, ABD’nin olası bir müdahalesine karşı, bölgedeki Amerikan varlıklarını açıkça hedef aldı. Kalibaf, “Bölgedeki tüm varlıklarınızın nasıl yok edileceğini gelin ve görün. Amerikan üsleri ve gemileri bizim için meşru hedeftir” ifadelerini kullandı.
Protestolar Nasıl Başladı, Nasıl Büyüdü?
İran’da protestoların fitili, döviz kurundaki sert yükseliş ve ekonomik daralma ile ateşlendi. İlk etapta Tahran esnafının öncülük ettiği tepkiler, kısa sürede sokak gösterilerine dönüştü. Birçok kentte esnaf kepenk kapatırken, binlerce kişi meydanlara çıktı. Gösterilerin ilk günlerinde müdahale etmeyen güvenlik güçleri, eylemlerin yayılmasıyla birlikte göz yaşartıcı gaz ve saçma atan tüfeklerle müdahaleye başladı. Zaman zaman göstericilerle polis arasında çatışmalar yaşandı.
İranlı Liderlerden Farklı Mesajlar
İran lideri Ali Hamaney, protestoların ekonomik taleplerinin meşru olduğunu ancak ülkeyi istikrarsızlaştırmaya yönelik girişimlere sert karşılık verileceğini söyledi. Hamaney, daha sonraki açıklamalarında ise gösterilerin yabancı güçler tarafından kışkırtıldığını öne sürerek müdahalenin sertleşeceğinin sinyalini verdi. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise protestocularla diyalog çağrısı yaparak, ekonomik sorunların sorumluluğunun hükümete ait olduğunu ifade etti. Pezeşkiyan, halkın taleplerinin dikkate alınacağını ancak kaos oluşturulmasına izin verilmeyeceğini dile getirdi.
Adli Tıp Açıklaması: Yakın Mesafeden Vurulma İddiası
İran Adli Tıp Kurumu Başkanı Abbas Mescidi Arani, hayatını kaybedenlerin çoğunun yakın mesafeden av tüfeğiyle vurulduğunu veya kesici aletlerle hedef alındığını açıkladı. Arani, ölümlerin büyük bölümünden silahlı grupları sorumlu tuttu.
ABD Müdahalesi Yakın mı?
Amerikan basınına yansıyan bilgilere göre, Trump yönetiminin İran’a yönelik olası hamleleri netleştirmek üzere üst düzey güvenlik brifingleri planlandı. Pentagon’un, askerî müdahalenin İran halkını rejim etrafında kenetleyebileceği yönünde çekinceleri olduğu aktarıldı. ABD’li yetkililer, olası bir İran misillemesine karşı bölgedeki Amerikan üslerinin korunması için zamana ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.













