Cumhurbaşkanlığının en büyük adayı, ilk mitinginde; “Ya taraf olursunuz, ya da bertaraf olursunuz” diyorsa, ortada durup düşünülmesi gereken ciddi bir sorun vardır.

Bu lafı bir parti lideri olarak söyleyebilirsiniz, sivil toplum örgüt başkanı olarak söyleyebilirsiniz, bir muhtar olarak bile söyleseniz, “olabilir kişisel görüşüdür” denilebilir. Ama Cumhurbaşkanlığı gibi; dil, din, ırk, renk ve ideolojik herkesi eşit kucaklaması gereken bir makamın başına geçecek bir kişinin bunu söylemesi geldiğimiz kutuplaşmanın ve ötekileşmenin tavan yaptığının en güzel kanıtıdır.

İstisnasız her söylemine katılıp, her dediği tartışmasız doğru kabul edilen bir liderin ardından yalınayak koşupta, “ben onun bıyığının kıl’ıyım”(!) diyebilecek kadar basitleşmiş zihniyetle umut dolu yarınlara yelken açmak, nasıl bir sosyal saplantımızın olduğunu açık açık gösteriyor.

Bu kişinin onlarca, yüzlerce doğruları olabilir. Ama her yaptığı, dediği, yediği içtiği katıksız doğrudur diye bir kural olamaz.

İMF’ye olan 5 milyar dolar borcu kapatmasını elleriniz patlayıncaya kadar alkışlayabilirsiniz. Ancak 330 milyar dolar gibi Cumhuriyet tarihinin en büyük dış borcunun altına giren bir hükümete de “Ne iş arkadaş, ver bakalım bir hesap” diye de sormalısınız.

Yapılması allanıp pullanıp her mitingde ortaya atılan, İstanbul’a yeni havaalanına “Helal olsun” derken... Memleketin onlarca yerine, sırf seçim yatırımı olarak yapılan ve koyun otlatmaktan, halı kilim yıkayıp kurutmaktan, tinerci yuvası haline gelen, henüz hiçbir uçağın inip kalkmadığı, yapıldığından itibaren, atıl hale gelip göçme tehlikesi taşıyan havaalanlarının da, akıbetini sormalısınız.

TOKİ’lerin, Türkiyenin her ilinde, ilçesinde mantar gibi çoğalarak, “garip, gurebaya” yuva yapılması olayına “başlarını sokacak yuvaları oldu, maşallah” diye, nazar boncukları takarken de... İstanbul’da dere yatağına yapılıp birçok vatandaşın sellerde boğulmasının, güzelim şehirlere zevksiz, beton yığını, estetikten ve görsellikten uzak, arsaların ve yapan müteahitlerin “Ali Cengiz” oyunlarına da bir parantez açıp; “Bir de bunları açıkla bilader” demelisiniz.

Cemaatle taklaşmasını ve “inlerine kadar girmesini” hayra yorarak; “Vay be helal olsun, dokunulmayana dokundu” diye pohpohlarken…. “yav bunca yıldır, el ele, diz dizeydiniz, öküz niye öldü, ortaklık niye ayrıldı, hasret rüzgarları eserken, niye ayrılık rüzgarları esti arkadaş” diye de, hiç olmazsa ucundan kıyısından dokunmalısınız.

Askeri vesayeti bitirdi; “Emrindeyiz komutanıımm” diye, haykırdıktan sonra…. İyi de Ergenekon du, Balyoz du, ama uyduruk delillerle içeri tıkılan, ardından bir şey olmamış gibi, salıverilen, (hatta bu içeri almalar öyle bir boyuta gelmişti ki, kritik yerlere atayacak komutan bile bulunamıyordu), içeri girerlerken; “Tü kaka”, dışarı çıkarlarken, kahraman olmalarındaki çelişkiye, “Bu yaman çelişkiyi açıkla da, yüreklerimize su serp” diye de, haykırmalısınız.

Kitapları bedava dağıtıyor; “İlim irfan ışığımız olacak” diye sevindirik olurken…. Eğitimdeki kalitenin yerlerde sürünmesinin, üniversite sınavlarındaki, KPSS’lerdeki ve diğer sınavlardaki dalaverelerin, ODTÜ gibi dünyanın saygısını kazanan bir üniversite’nin itibarsızlaştırılmasının, yıllardır bilime, gelişmeye, çağdaşlığa yön verecek kurumlara bir çivi dahi çakılmamasının, onun yerine varsa yoksa İmam Hatipler denmesinin içinden geçen özneye de bir parantez açmalısınız.

Daha altı çizilecek yüzlerce konu var bu ve buna benzer. Yapılanlar, eller patlayıncaya kadar alkış gerektirse de, hukuğun askıya alındığı, “Yol yaptım” derken yolsuzlukların tavan yaptığı, ötekileştirmenin ve “Benden olmayanı ezer geçerim” mantığının meydanlarda fütursuzca söylendiği, adına demokrasi ülkesi denilecek Türkiye’nin, geldiği noktanın da bir sorumlusu olacak elbet.

Cumhurbaşkanı olma ihtimali en yüksek kişi, “Ya benden tarafsın, ya da bertarafsın” diye, miting yaparken, “Aman ben ondan taraf olayım, neme lazım işim yürüsün” diye, badem bıyık altından gülerseniz, kusura bakmayın ama bu bıyığının kılı olmaktan ziyade, kıl dönmesinden, cerahatli bir memleket olmaya emin adımlarla koşmak demektir...

SAYGILARIMLA