Kemal Kılıçdaroğlu söz verdiği gibi geldi Haymana'ya ve toplantısını yaptı. Toplantının adı her ne kadar "Muhtarlar, STK'lar ve kanaat önderleri istişare toplantısı” ise de aslı "Neden CHP'ye mesafelisiniz" mealindeydi.

Zaten Kılıçdaroğlu da saklamadı durumu. "CHP Haymana'da çok az oy alıyor. Farkındayım"dedi. Bir şey dikkatimi çekti. Kılıçdaroğlu önünde promter olmadan konuşan tek lider galiba. Yanılıyor muyum? Neyse..

Eeee o zaman Kılıçdaroğlu ayağımıza kadar gelmişken, “Derdiniz nedir dertlenelim. CHP ile neden küssünüz haydin barışalım. Barışırken de Haymana’nın ihtiyaçlarını da bir dinleyelim de tam olsun” dendi.

Dendi denmesine ama sazı eline alıp mikrofonu kapan “Bizim köyün kanalizasyonu”, bir diğeri “Bizim köyün alt yapısı” bir başkası suyu, kılı tüyü.. dedi.

Karşılarında ASKİ ya da Fen İşleri Müdürü varmış gibi dertlendiler. Köy Muhtarları haklı olarak “İlle de vatanım” dercesine köylerinin karın ağrısını saydı döktü.

Arada söz alan birkaç kişi de öyle havadan sudan olmasa da birkaç kelam etti. Oldu mu? Elbette olmadı...

Bakın ağalar beyler, ileri gelenler, kanaat önderleri falan filan. Gelin Kılıçdaroğlu’nun yarınki olası haline vaktine bir bakalım;

Kılıçdaroğlu bugün için sadece CHP’nin genel başkanı olabilir. Tamam. Ama iş bu kadar değil.

Kılıçdaroğlu henüz adı konmasa da bence 2023’ün Cumhurbaşkanı adayı.

Kılıçdaroğlu 2023 seçimlerini (anketlere göre) kazanma ihtimali Erdoğan’dan bile yüksek olan birisi.

Kılıçdaroğlu belki seneye bugün Cumhurbaşkanı…

Eee... Biz belkide geleceğin, hatta kuvvetle muhtemel cumhurbaşkanını bulmuşuz, şu köyün kanalizasyonu, suyu, yolu, çamuru, deresi diyoruz.

Oradan bir mübarek zat kalkıpta “Sayın Kılıçdaroğlu, CHP ile buzları eritelim diye geldiniz. Eyvallah hoş geldiniz sefa geldiniz. Tamam eritelim. Siz ya da partinizden, olmadı koalisyon ortaklarınızın çıkaracağı bir aday 2023’te cumhurbaşkanı adayı olacak. Velev ki kazandı. O zaman bugünkü barışma şerefine Haymana için bizi alıp bambaşka yerlere taşıyacak 2-3 dev hizmet sözü verin. Misal Cumhurbaşkanlığını kazanınca bize askeri birlik, fakülte, fabrika, dev bir termal tesis vs. getirecek misiniz? Aha herkes burada, söz verin, şahit olsunlar. Biz de bugünden itibaren hem sizle hem de CHP ile barıştık gitti. Haydi buyurun söz alalım”demez mi? Demedi vallaha. Basın olmasam ben diyecektim, ama olmazdı. Birçok kelli felli işadamı, esnaf, bürokrattan bekledim. Suskunları oynadılar, göğe bakıp ıslık çaldılar, kabuklarına çekildiler, “Neme lazım adımız CHP’liye falan çıkar maazallah” diye suya sabuna dokunamadılar.

Neticede belkide 2023’ün Cumhurbaşkanı’nı basit meselelerle uğurladık. Daha dolu dolu, daha pozitif daha da umut verici geçmesine vesile olamadık. Kılıçdaroğlu’nun Haymana’ya gelmesi yine de önemli bir adımdı. Kasım Koç’un ilçe başkanlığında gelmesi, kalabalık bir topluluğa hitap etmesi, “Haydin barışalım. Dökelim eteğimizdeki taşları” demesi de farklı anlamlar taşıyordu.

Çünkü Kasım Koç’un ileride siyasi hedeflerine artı puan yazacak bir toplantıydı. Koç bundan sonra “Haymana da CHP içinde ben oyunun içinde değilim, bizzat oyunu kuranım” diyebileceği bir opsiyon kazandı gibi. Hele ki 2023 seçimlerinde başarılı olacak ve seçimi kazanacak bir CHP ile bambaşka bir dünyanın kapıları açılabilir. Bekleyip göreceğiz.

Sonuçta Kılıçdaroğlu yıllardır CHP’ye “öte git” diye yaklaşan Haymana’ya belki on adım geldi. Peki Haymana ona kaç adım gidecek bilemeyiz. Ama CHP barış elini bir şekilde uzattı, bu el sıkılacak mı????