MASAK’ın veri sistemlerine yönelik casusluk iddialarının araştırıldığı soruşturmada, kurumun üç eski başkanı savcıya ifade verdi. Gözaltındaki 6 şüpheliden 4’ü tutuklama, 2’si ise adli kontrol talebiyle hâkimliğe sevk edildi. Dosyada, siyasi nüfuz sahibi kişilere ilişkin sorgulamaları sınırlandıran koruma sisteminin devre dışı bırakıldığı iddiası yer aldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun (MASAK) sistemlerine yönelik “siyasal veya askeri casusluk” suçlamasıyla yürütülen soruşturmada yeni gelişmeler yaşandı.
2012-2018 yılları arasında MASAK Başkanlığı görevinde bulunan Mürsel Ali Kaplan, İbrahim Hakkı Polat ve Osman Dereli, 28 Eylül Pazartesi günü savcıya ifade verdi. Başsavcılık, eski başkanların ifadelerinin bu tarihte alınacağını daha önce duyurmuştu.
DÖRT ŞÜPHELİ İÇİN TUTUKLAMA İSTENDİ
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 6 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından İstanbul Adliyesi’ne getirildi.
Savcılık, E.A., G.E., İ.A.A. ve Z.Y.’yi tutuklama; Z.Ö. ve M.Y.’yi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmaları talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk etti.
Sevk yazısında şüphelilere, “devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal casusluk amacıyla temin etme” suçlaması yöneltildi.
KORUMA SİSTEMİNİN DEVRE DIŞI BIRAKILDIĞI İDDİASI
Soruşturmanın odağında, MASAK’ın veri sistemlerinde siyasi nüfuz sahibi kişilerin bilgilerini korumaya yönelik kullanılan “PEP” sistemi bulunuyor.
Başsavcılığın açıklamasına göre koruma sistemi devre dışı bırakıldıktan sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yakınları ve bazı bakanlar hakkında sorgulamalar yapıldı. Yönetici işlemlerine ilişkin log kayıtlarının da tutulmadığı ileri sürüldü.
Savcılığın sevk yazısında, PEP sisteminin 4 Ağustos 2015’te dönemin MASAK Başkanı İbrahim Hakkı Polat’ın onayıyla devreye alındığı belirtildi. Sistemin, 2 Eylül 2016’da dönemin MASAK Başkanı Osman Dereli’nin onayıyla kapatıldığı ve bu değişikliğin personele bildirilmediği kaydedildi.
Dosyada, PEP kapsamındaki kişilere yönelik sorgulamaların en yoğun olarak 2 Eylül 2016 ile 31 Aralık 2018 arasında gerçekleştirildiği ifade edildi.
YAZILIM ŞİRKETİNE YÖNELİK FETÖ BAĞLANTISI İDDİASI
MASAK’ın EMİS yazılımını 2012 yılından itibaren geliştiren AGMLAB A.Ş. de soruşturma kapsamında inceleniyor. Dosyada, 20 Haziran 2012’den sonra kurumun bakım ihalesinin doğrudan bu şirkete verildiği belirtildi.
Şirketin ortakları arasında, FETÖ’nün sözde Deniz Kuvvetleri sivil imamı olduğu belirtilen ve Akıncı Üssü’nde yakalanan Hakan Çiçek’in de bulunduğu aktarıldı.
Soruşturma dosyasında, şirketlerin “stratejik kurumların yazılımlarına sızmak ve devletin hassas verilerine ulaşabilmek” amacıyla kurulduğu ileri sürüldü.
İLK OPERASYON 25 EYLÜL’DE DÜZENLENDİ
Soruşturma kapsamında ilk operasyon, 25 Eylül’de İstanbul merkezli olarak Ankara’yı da kapsayacak şekilde gerçekleştirildi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, operasyon günü yaptığı açıklamada 22 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığını duyurdu. Gürlek, o tarihte 5 şüphelinin gözaltına alındığını, yurt dışında bulunan 16 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldığını ve 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü bildirdi.
AGMLAB A.Ş. ve MRD A.Ş.’nin yönetiminin de kayyım olarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredildiği açıklandı.
Gürlek, açıklamasında “Devletimizin mali istihbarat ağına yönelik casusluk faaliyeti yürütenler hukuk önünde hesap verecektir” ifadelerini kullandı.




