BAHÇELİ’DEN MALAZGİRT ZAFERİ’NİN 955’İNCİ YIL DÖNÜMÜ MESAJI
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 26 Ağustos 1071 tarihinde kazanılan Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü dolayısıyla yazılı bir mesaj yayımladı.
Malazgirt Zaferi’ni tarihin seyrini yeniden biçimlendiren ve coğrafyaların istikametine yön veren önemli bir dönüm noktası olarak nitelendiren Bahçeli, Türk milletinin tarih sahnesindeki yürüyüşünün çok sayıda zafer ve fetihle şekillendiğini ifade etti.
“MALAZGİRT’E GİDEN YOL BİR GÜNDE AÇILMADI”
Malazgirt Zaferi’ne uzanan tarihsel sürecin uzun yıllar içerisinde şekillendiğini kaydeden Bahçeli, 1040 Dandanakan Zaferi, Çağrı Bey’in Anadolu’ya yönelik keşif seferleri, 1048 Pasinler Zaferi, Tuğrul Bey dönemi ve Sultan Alparslan’ın 1064 yılında Ani’yi fethetmesiyle Anadolu’daki Türk hakimiyetinin adım adım güçlendiğini belirtti.
Afşin Bey ve diğer Türk kumandanlarının Anadolu içlerine gerçekleştirdiği akınlarla Bizans’ın doğudaki hakimiyetinin kırıldığını ifade eden Bahçeli, bu gelişmelerin ardından 26 Ağustos 1071’de Sultan Alparslan’ın ordusunun başında Malazgirt Ovası’na çıktığını aktardı.
“MALAZGİRT’E KEFENİYLE ÇIKAN SULTAN ALPARSLAN’IN ÖNÜNDE ZAFER VARDIR”
Sultan Alparslan’ın savaşa çıkarken beyaz şehadet elbisesini kuşandığını belirten Bahçeli, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Malazgirt'e kefeniyle çıkan Sultan Alparslan'ın önünde zafer, gönlünde uğruna can verilecek Türk milletinin cihanşümul devlet ülküsü ve aklında Tammetül Kübra'ya dek Türk milletine yurt olacak Anadolu vardır. Hakanının ölümü göze aldığı yerde neferin tereddüdüne, korkunun saflara sirayetine, inkâr edenlerin ise iman dolu yüreklerin önüne geçmesine imkân yoktur. Malazgirt Ovası'nda Turan taktiğiyle çemberi daraltan Türk süvarisi, Sultan Alparslan'ın mahir sevk ve idaresi altında Roma'nın doğudaki mirasını taşıyan Bizans'ı güneşle beraber batıya sürmüş; Malazgirt ufkunda haçın gölgesi sönerken hilalin hükmü Anadolu semalarında yükselmiştir”
ANADOLU’DA TÜRK VARLIĞININ KÖKLEŞMESİNE DİKKAT ÇEKTİ
Malazgirt Zaferi’nin ardından Anadolu’da Türk varlığının giderek kökleştiğine işaret eden Bahçeli, Türkmenlerin Anadolu’ya yayılması, beyliklerin kurulması, iskan faaliyetleri ve imar çalışmalarının bölgedeki Türk hakimiyetini kalıcı hale getirdiğini ifade etti.
Bahçeli, Selçuklu’dan Osmanlı’ya ve Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan tarihsel sürece ilişkin değerlendirmesinde, Türk milletinin Anadolu’ya sahip çıkma ve devletini yaşatma iradesinin değişmediğini belirtti.
“DEĞİŞEN TEK ŞEY BAŞKENTLER OLMUŞTUR”
Bahçeli, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Zaferin ardından Anadolu'ya yayılan Türkmen varlığı, kurulan beylikler, yürütülen iskan ve imar hamleleri bu coğrafyada kök salmış; Selçuklu'dan Söğüt'e, Edirne'den İstanbul'a, İstanbul'dan Ankara'ya uzanan Anadolu'daki Türk varlığını ebedi kılan bu kesintisiz tarih hattında değişen tek şey başkentler olmuş; Türk milletinin Anadolu'ya sahip olma, devletini yaşatma ve kendi mukadderatına hükmetme iradesi değişmemiştir. Horasan'dan kopup Pasinler'de kuvvet bulan, Malazgirt'te büyük bir zaferle Anadolu'nun bağrına yürüyen Türk iradesinin hükmü silinmeyecek; bu toprakların üzerinde yükselen ezan, dalgalanan ay yıldızlı al bayrak ve yaşayan Türk devleti, o kutlu günün çağlar ötesindeki şahidi olmaya devam edecektir”
SULTAN ALPARSLAN VE MALAZGİRT KAHRAMANLARINI ANDI
MHP Genel Başkanı Bahçeli, mesajının devamında Sultan Alparslan başta olmak üzere Malazgirt Zaferi’nin kazanılmasında rol oynayanları rahmet ve minnetle andığını belirtti.
Anadolu’nun fethinden sonraki iskan ve imar sürecine de değinen Bahçeli, Türk devlet geleneğinin Anadolu’daki devamlılığına vurgu yaptı.
“MALAZGİRT MAZİMİZDİR, ANADOLU NAMUSUMUZDUR”
Bahçeli, mesajını şu sözlerle tamamladı:
“Sultan Alparslan'ı, onunla aynı safta şehadeti göze alan aziz neferlerini; Anadolu'yu fetihle açıp iskanla kökleştiren, imarla mamur eden, adaletle yaşatan ve Devlet-i ebed müddet şiarıyla yurda dönüştüren muhterem ecdadımızı rahmet, minnet ve hürmetle yad ediyorum. Malazgirt mazimizdir, Anadolu namusumuzdur, Türkiye istikbalimizdir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bahtımızdır. Türk milletinin bahtı daima açık olsun”




