Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin soruşturma, 17 yıl sonra yeni operasyonlarla devam ediyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yürütülen soruşturmanın ikinci dalgasında 47 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.
Operasyon kapsamında Ankara merkezli 16 ilde 45 adrese eş zamanlı arama ve el koyma işlemi gerçekleştirildi. Şüphelilerden 33'ü gözaltına alınırken, 10 kişinin cezaevinde bulunduğu belirlendi. Firari durumda olan 4 şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi.
16 İLDE 45 ADRESE EŞ ZAMANLI OPERASYON
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığının desteği ve Ankara İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin katılımıyla yürütülen operasyon sabah saatlerinde başladı. Soruşturma kapsamında FETÖ/PDY faaliyetleri çerçevesinde tasarlayarak kasten öldürme suçuna iştirak ettikleri ve olayın aydınlatılmasını engellemek amacıyla çeşitli suçlar işledikleri değerlendirilen 47 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.
Operasyonun ikinci dalgasında 45 farklı adrese eş zamanlı olarak arama ve el koyma işlemleri uygulandı. Şüphelilerden 33'ü yakalanarak gözaltına alınırken, 10 şüphelinin halen cezaevinde olduğu tespit edildi. Firari 4 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.
ARAMA-KURTARMA ÇALIŞMALARI VE BİLGİ NOTLARI İNCELENİYOR
Soruşturmanın ikinci aşamasında, helikopterin düşmesinin ardından yürütülen arama-kurtarma çalışmalarının yanlış yönlendirilmesi, gerçeğe aykırı bilgi notlarının hazırlanması ve tanıklarla gizli tanıkların manipüle edilmesine ilişkin iddialar da araştırılıyor. Soruşturma makamları, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını engellemeye yönelik olduğu değerlendirilen eylemleri farklı yönleriyle inceliyor.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, operasyonun ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları söyledi:
"Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında hakikatin izini sürmeye devam ediyoruz!
Merhum Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki arkadaşlarının hayatını kaybettiği helikopterin düşmesi olayının tüm yönleriyle aydınlatılması için yürütülen soruşturmayı kararlılıkla sürdürüyoruz.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinesinde, Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığımızın desteğiyle Ankara İl Emniyet Müdürlüğümüzle birlikte yürütülen çalışmalar kapsamında bu sabah ikinci dalga operasyon gerçekleştirilmiştir.
FETÖ/PDY faaliyetleri kapsamında tasarlayarak kasten öldürme suçuna iştirak ettikleri ve olayın açığa çıkarılmasını engellemek amacıyla çeşitli suçlar işledikleri değerlendirilen 47 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır.
Ankara merkezli 16 ilde 45 adreste eş zamanlı arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirilmiş ve şu ana kadar 33 şüpheli gözaltına alınmıştır. 10 şüphelinin cezaevinde olduğu belirlenirken firari 4 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürmektedir.
Soruşturma kapsamında; arama-kurtarma çalışmalarının yanlış yönlendirilmesi, gerçeğe aykırı bilgi notları hazırlanması, tanık ve gizli tanıkların manipüle edilmesi ile maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını engellemeye yönelik eylemler tüm yönleriyle araştırılmaktadır.
Bu tarihi soruşturmayı titizlikle yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımıza, soruşturmayı destekleyen Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığımıza, sahada operasyonu başarıyla yürüten Ankara İl Emniyet Müdürlüğümüze ve süreçte emeği geçen tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum.
Aradan geçen süre ne olursa olsun, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesi için soruşturmayı kararlılıkla sürdüreceğiz.
Adalet er ya da geç mutlaka tecelli edecektir!"
İLK OPERASYONDA 19 ŞÜPHELİ TUTUKLANMIŞTI
Soruşturmanın ilk operasyon dalgası 13 Temmuz 2026'da gerçekleştirilmişti. Ankara merkezli 10 ilde 30 adrese yönelik operasyonda 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiş, 27 kişi yakalanmıştı. Gözaltındaki şüphelilerin tamamı tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilmiş, 19 kişi tutuklanırken 8 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. İlk operasyon kapsamında ayrıca 20 tabanca, 2 bin 507 fişek, 35 şarjör ve 2 av tüfeği ele geçirilmişti.
Soruşturmanın ilk aşamasında, olay günü bölgede uçuş yapan askeri jetlerin pilotları, askeri kaza kırım inceleme heyetinde görev yapan personel, cihazların sökülmesiyle bağlantılı olduğu değerlendirilen sivil kaza kırım personeli ile koordinat tespitinden sorumlu emniyet görevlileri hakkında işlemler yapılmıştı.
SORUŞTURMA DOSYASI HAZİRAN AYINDA ANKARA'YA DEVREDİLDİ
Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında önemli gelişmelerden biri de dosyanın Kahramanmaraş'tan Ankara'ya aktarılması oldu. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, 12 Haziran 2026'da dosyanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına devredilmesine karar verdi. Kararda, bazı şüphelilerin olay tarihinde Ankara'da görev yapmış olması ve soruşturma ile delil toplama çalışmalarının Ankara'da yürütülmesinin değerlendirilmesi etkili oldu. Dosyayla birlikte adli emanetlerde bulunan eşyaların da Ankara'ya gönderilmesine karar verildi.
Dosyanın geçmişinde de farklı adli makamlar arasında devirler yaşandı. Soruşturma dosyası 2011'de Malatya'daki özel yetkili Cumhuriyet Savcılığına gönderilmiş, özel yetkili savcılıkların kaldırılmasının ardından 2014'te yeniden Kahramanmaraş'a dönmüştü.
25 MART 2009'DA HELİKOPTER DÜŞTÜ
Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin yaşamını yitirdiği olay, 25 Mart 2009'da Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde meydana geldi. Yazıcıoğlu'nun da içinde bulunduğu TC-HEK tescilli helikopter, seçim çalışmaları kapsamında Kahramanmaraş'taki programın ardından Yozgat'ın Yerköy ilçesine hareket ettiği sırada Göksun kırsalında düştü. Kazada Yazıcıoğlu'nun yanı sıra BBP yöneticileri Erhan Üstündağ, Yüksel Yancı ve Murat Çetinkaya, İHA muhabiri İsmail Güneş ile pilot Mustafa Kaya İstektepe hayatını kaybetti.
Helikopterin enkazı, yapılan arama çalışmalarının ardından Göksun ilçesindeki Keş Dağı Kurudere Kanlıçukur mevkisinde bulundu. Kazanın ardından geçen yıllarda helikopterdeki GPS cihazlarının sökülmesi ve soruşturmaya müdahale edildiği iddiaları da farklı adli süreçlere konu oldu. GPS cihazlarının sökülmesiyle ilgili dava, daha sonra soruşturmaya FETÖ müdahalesi iddiasını içeren dava ile birleştirildi.






