Havacılığın yalnızca uçak alımı, havalimanı yatırımları ve yolcu sayılarıyla değerlendirilemeyeceğini belirten Erdağı, havacılığın aynı zamanda bir kültür, hafıza ve tutku olduğunu vurguladı. Ali İsmet Öztürk'ün Sivrihisar Havacılık Merkezi ile M.S.Ö. Hava ve Uzay Müzesi'nde yürüttüğü çalışmaların bu anlayışın en somut örneklerinden biri olduğunu kaydetti.

Oktay Erdağı Shgm (4)

Erdağı, Sivrihisar'da oluşturulan havacılık merkezinin yalnızca bir havaalanı değil, yıllar süren emek ve özveriyle hayata geçirilmiş bir havacılık kültürü merkezi haline geldiğini belirterek, uluslararası havacılık çevrelerinin de bu çalışmaları yakından takip ettiğini ifade etti.

Vecihi Xıv Ali Ismet Öztürk Sushm

"Vecihi Hürkuş'un hayali yeniden gökyüzüyle buluştu"

Yazısında, Ali İsmet Öztürk ve ekibinin gerçekleştirdiği Vecihi XIV replikası projesine de geniş yer veren Erdağı, Türk havacılık tarihinin öncü isimlerinden Vecihi Hürkuş'un tasarladığı uçağın yeniden inşa edilerek uçurulmasının yalnızca teknik bir başarı olmadığını, aynı zamanda Türk havacılık tarihine duyulan saygının önemli bir göstergesi olduğunu dile getirdi.

Ali İsmet Öztürk'ün, Vecihi XIV'ün ilk uçuşunun ardından dile getirdiği "Vecihi 14'ü uçurmak, 41 yıllık havacılık hayatımın en anlamlı anıydı" sözünün projenin anlamını özetlediğini belirten Erdağı, "Vecihi Hürkuş'un yarım kalan hikâyesi yaklaşık bir asır sonra Anadolu semalarında yeniden kanatlandı." değerlendirmesinde bulundu.

Focke Wulf 190 Test Uçuşu Sushm

Focke-Wulf Fw 190 yeniden havalandı

Erdağı, M.S.Ö. Hava ve Uzay Müzesi'nin son olarak 1943 model Focke-Wulf Fw 190 savaş uçağını uzun süren restorasyon çalışmalarının ardından 3 Temmuz 2026'da yeniden uçurmayı başardığını hatırlattı.

Yaklaşık bir yılı aşan restorasyon sürecinde motorun yeniden çalışır hale getirildiğini, gövde ve kanatların yenilendiğini, pervane montajı ile kapsamlı testlerin tamamlandığını belirten Erdağı, test uçuşunun Klaus Plasa'nın pilotajında başarıyla gerçekleştirildiğini ifade etti.

Dünyada uçabilir durumda bulunan çok az sayıdaki Fw 190'dan birinin artık Türkiye'de bulunduğunu vurgulayan Erdağı, bunun Türk havacılık tarihi açısından önemli bir kazanım olduğunu söyledi.

Türkiye'nin Fw 190 geçmişine dikkat çekti

Erdağı, Türkiye'nin 1942-1943 yıllarında Almanya'dan 72 adet Focke-Wulf Fw 190A-3a savaş uçağı tedarik ettiğini, bu uçakların Eskişehir'deki 5. Avcı Alayı envanterinde görev yaptığını ve 1949 yılına kadar Türk Hava Kuvvetleri tarafından kullanıldığını hatırlattı.

Geçmişte birçok tarihi hava aracının korunamadığını belirten Erdağı, Fw 190'ın yeniden Türk semalarında uçmasının kaybedilen havacılık mirasının önemli bir bölümünün yeniden kazanılması anlamına geldiğini ifade etti.

Mi Store Ankamall'de kaçıncı katta? Mi Store Ankara'da nerelerde var?
Mi Store Ankamall'de kaçıncı katta? Mi Store Ankara'da nerelerde var?
İçeriği Görüntüle

Sivrihisar Msö Air Space Museum

"Yaşayan havacılık tarihi oluşturuyor"

Ali İsmet Öztürk'ün yalnızca tarihi uçakları sergilemekle yetinmediğini belirten Erdağı, dünyadaki önemli havacılık müzelerinde olduğu gibi tarihi uçakların bakımının yapılarak uçurulmasının havacılık kültürünün yaşatılması açısından büyük önem taşıdığını kaydetti.

M.S.Ö. Hava ve Uzay Müzesi koleksiyonunda uçuşa elverişli North American P-51D Mustang, Supermarine Spitfire Mk.IX, Douglas DC-3 "Turkish Delight" ve son olarak Focke-Wulf Fw 190'ın bulunduğunu belirten Erdağı, bu uçakların genç nesiller için yaşayan birer tarih kitabı niteliği taşıdığını söyledi.

"Konuşmuyor, yapıyor"

Türkiye'nin güçlü bir havacılık geçmişine sahip olduğunu ancak bu mirasın yeterince tanıtılamadığını ifade eden Erdağı, Ali İsmet Öztürk'ün bu alanda örnek bir çalışma yürüttüğünü belirtti.

Erdağı, "Vecihi XIV'ü anlatmakla yetinmiyor, yeniden yapıyor. Focke-Wulf'u yalnızca kitaplarda bırakmıyor, restore edip yeniden gökyüzüyle buluşturuyor. İşte havacılık kültürü budur." ifadelerini kullandı.

"Türk havacılığı adına teşekkür borçluyuz"

Hayatının büyük bölümünü sivil havacılık sektöründe geçirdiğini belirten Erdağı, Ali İsmet Öztürk'ün Sivrihisar'da gerçekleştirdiği çalışmaların sıradan bir özel girişim olmadığını, Türk havacılık tarihine yapılmış önemli bir hizmet olduğunu vurguladı.

Erdağı, ülkelerin yalnızca yeni uçaklar satın alarak değil; havacılık geçmişine sahip çıkarak, tarihi uçaklarını koruyarak ve çocuklara havacılık sevgisini aşılayarak gerçek anlamda bir havacılık ülkesi olabileceklerini belirtti.

Yazısını Ali İsmet Öztürk'e teşekkür ederek tamamlayan Erdağı, "Ali İsmet Öztürk yalnızca uçakları uçurmuyor, Türk havacılığının hafızasını da yeniden kanatlandırıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Muhabir: Necdet Gürsoy