Son günlerde sağlık gündeminde yeniden öne çıkan hantavirüs konusunda Prof. Dr. Oytun Erbaş’ın yaptığı değerlendirmeler dikkat çekti.
TGRT Haber canlı yayınında konuşan Erbaş, virüsün bilinen bulaşma yolları, tarihsel seyri ve yeni varyant iddiaları hakkında dikkat çekici ifadeler kullandı.
Erbaş’ın açıklamaları, özellikle “insandan insana bulaşma ihtimali” iddiası nedeniyle kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
“HANTAVİRÜS KEMİRGEN KAYNAKLI BİLİNİYORDU”
Erbaş, hantavirüsün genel olarak dünyada uzun süredir bilinen bir virüs olduğuna dikkat çekerek, ana bulaş kaynağının kemirgenler olduğunu hatırlattı. Fareler başta olmak üzere sincap ve hamster gibi bazı kemirgenlerin taşıyıcı olabildiğini belirten Erbaş, virüsün özellikle dışkı ve idrar yoluyla çevreye yayıldığını ifade etti.
Bu noktada geçmişte yaşanan vakalara da değinen Erbaş, özellikle kapalı alanlarda biriken kemirgen dışkılarının kuruduktan sonra havaya karışmasının solunum yoluyla enfeksiyona neden olabildiğini söyledi.

AKCİĞERLERİ ETKİLEYEN AĞIR TABLO VURGUSU
Hastalığın klinik seyrine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Erbaş, hantavirüs enfeksiyonlarının bazı türlerinde ağır solunum yetmezliği gelişebildiğini belirtti. Erbaş’a göre hastalık bazı vakalarda kısa sürede akciğer tutulumu yaparak ciddi tabloya yol açabiliyor.
Tedavi seçeneklerinin sınırlı olduğuna işaret eden Erbaş, bazı durumlarda bağışıklık plazması gibi destek tedavilerinin kullanıldığını ifade etti.
“ANDES VARYANTI” İDDİASI
Açıklamalarının en çok tartışılan bölümü ise virüsün varyantlarıyla ilgili oldu. Erbaş, hantavirüsün farklı alt tipleri bulunduğunu belirterek özellikle “Andes varyantı”na dikkat çekti.
Bu varyantın diğer hantavirüs türlerinden farklı olarak insandan insana bulaşabileceğini öne süren Erbaş, bulaşın özellikle yakın temasla gerçekleştiğini savundu. Normal şartlarda hantavirüsün insandan insana bulaşmadığını ancak bu varyantın istisna oluşturabileceğini dile getirdi.
Erbaş ayrıca bu türün yeni bir tehdit olarak daha fazla gündeme gelebileceğini, geçmişte bazı uluslararası vakalarda da tartışıldığını ifade etti.

“SÜPER BULAŞTIRICILIK” VE RİSK SENARYOLARI
Virüslerin yayılma hızına ilişkin de konuşan Erbaş, bazı enfeksiyonların “süper bulaştırıcı” özellik gösterebileceğini belirtti. Bu durumda tek bir vakanın çok sayıda kişiye hastalık bulaştırabileceğini söyledi.
Hantavirüsün kuluçka süresinin haftalar sürebileceğini ifade eden Erbaş, bu nedenle tanının gecikebileceğini ve kontrol süreçlerinin zorlaşabileceğini savundu.
AŞI ÇALIŞMALARI VE LABORATUVAR TARTIŞMALARI
Erbaş, geçmiş yıllarda özellikle ABD’de askeri birliklerde bazı aşı çalışmalarının denendiğini de iddia etti. Ayrıca biyogüvenlik seviyesi yüksek laboratuvarlarda bu tür virüsler üzerinde araştırmalar yapıldığını belirterek, dünya genelinde farklı virüs türlerinin birlikte incelendiğini söyledi.





