ABD Başkanı Donald Trump, İsrail istihbaratının İran’ın kendisine yönelik yeni bir suikast planı hazırladığı iddiasını Washington’a ilettiği yönündeki haberlerin ardından dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Olası bir suikasta karşı Amerikan ordusuna önceden talimat verdiğini belirten Trump, kendisine bir şey olması durumunda İran’a “daha önce görülmemiş seviyede” askeri karşılık verilmesini istediğini söyledi. Ancak ABD’li yetkililerin, İsrail tarafından paylaşılan istihbaratın kesin ve yakın bir suikast girişimini kanıtlamadığı görüşünde olduğu aktarıldı.
ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı üzerinden yeniden yükselen askeri ve siyasi gerilim, suikast iddialarıyla yeni bir boyut kazandı. Amerikan basını, İsrail’in İran’ın ABD Başkanı Donald Trump’ı hedef alan yeni bir plan üzerinde çalıştığına ilişkin istihbaratı Washington yönetimiyle paylaştığını öne sürdü.
The Wall Street Journal’ın konu hakkında bilgi sahibi kişilere dayandırdığı haberine göre İsrail, İran’ın Trump’a yönelik yeni bir suikast planını değerlendirdiğini gösterdiğini savunduğu bilgileri ABD makamlarına iletti. Haberde söz konusu istihbaratın, uygulanmaya hazır veya yakın zamanda gerçekleştirilecek kesin bir saldırı planını ortaya koymadığına da dikkat çekildi.

TRUMP: TALİMATLARIMI ÖNCEDEN VERDİM
İddiaların ardından New York Post’a konuşan Donald Trump, İran tarafından düzenlenecek olası bir saldırıya karşı yönetimine ve Amerikan ordusuna önceden talimat bıraktığını açıkladı.
Trump, kendisine bir şey olması durumunda İran’a son derece ağır bir askeri karşılık verilmesini istediğini belirterek ülkenin “daha önce görülmemiş seviyelerde” bombalanması yönünde talimat verdiğini söyledi.
ABD Başkanı, İran’ın uzun süredir kendisini hedef aldığını savunarak güvenlik birimlerinin olası tehditlere karşı hazırlıklı olduğunu dile getirdi.
İSRAİL’İN İSTİHBARATI WASHINGTON’A İLETİLDİ
The Wall Street Journal’ın haberinde, İsrail istihbaratının İran’ın Trump’a yönelik yeni bir suikast seçeneğini değerlendirdiğini belirlediği ileri sürüldü.
İsrail’in elde ettiği bilgileri resmi kanallar üzerinden ABD yönetimiyle paylaştığı aktarılırken, Amerikan güvenlik ve istihbarat birimlerinin söz konusu verileri incelemeye aldığı belirtildi.
Bununla birlikte haberde, bazı ABD’li yetkililerin İsrail’den gelen bilgilerin ne ölçüde güvenilir olduğu konusunda ihtiyatlı davrandığı kaydedildi. Bazı yetkililerin, istihbaratın kesin ve yakın bir suikast planını ortaya koymadığını düşündüğü ifade edildi.

“İRAN BİR PLAN ÜZERİNDE DÜŞÜNÜYOR OLABİLİR”
Amerikan basınına yansıyan bilgilere göre İsrail tarafından sunulan istihbarat, İranlı yetkililerin veya İran Devrim Muhafızlarıyla bağlantılı kişilerin bir suikast seçeneğini değerlendirdiği iddiasına dayanıyor.
Ancak ABD makamlarının elinde saldırının zamanı, yeri veya uygulanma biçimine ilişkin kesin bir operasyon planı bulunduğuna dair doğrulanmış bir açıklama yapılmadı.
Bu nedenle İsrail’in iddiası, İran’ın Trump’a yönelik bir saldırıyı değerlendirdiğine ilişkin istihbarat olarak aktarılırken, uygulama aşamasına geçmiş bir girişim olarak doğrulanmadı.
SÜLEYMANİ OPERASYONU SONRASI TEHDİTLER ARTTI
Trump, İran’ın kendisine yönelik tehditlerinin 3 Ocak 2020’de İran Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin Irak’ın başkenti Bağdat’ta düzenlenen ABD operasyonunda öldürülmesinden sonra arttığını savundu.
Süleymani’nin öldürülmesi emrini ilk başkanlık döneminde Trump vermişti. İranlı yetkililer, operasyonun ardından sorumluların hukuki yollarla cezalandırılması gerektiğini açıklamış, İran bağlantılı çevrelerde Trump’a yönelik tehdit içerikli söylemler gündeme gelmişti.
Trump da röportajında İran’ın bu tarihten itibaren kendisini öncelikli hedeflerden biri olarak gördüğünü ileri sürdü.
HAMANEY’İN CENAZESİNDE TRUMP KARŞITI PANKARTLAR
Suikast iddiası, ABD ve İsrail saldırılarında hayatını kaybeden İran’ın eski dini lideri Ali Hamaney için düzenlenen cenaze törenlerindeki Trump karşıtı söylemlerin ardından gündeme geldi.
The Wall Street Journal, cenaze törenlerinde bazı katılımcıların Trump’ın öldürülmesini isteyen ifadeler taşıyan pankartlarla yürüdüğünü ve intikam çağrıları yaptığını bildirdi. Bu görüntülerin Washington’da İran kaynaklı tehditlere ilişkin güvenlik endişelerini artırdığı aktarıldı.
ANKARA DÖNÜŞÜNDE UÇAK DEĞİŞİKLİĞİ
Trump’ın Ankara’da düzenlenen NATO Liderler Zirvesi’nden dönüşünde kullandığı uçakla ilgili alınan karar da suikast iddialarıyla birlikte gündeme geldi.
The Wall Street Journal’a göre Trump’ın Katar tarafından hediye edilen ve Air Force One olarak kullanılmak üzere yenilenen Boeing 747-8 tipi uçak yerine eski başkanlık uçağıyla seyahat etmesinde güvenlik kaygıları etkili oldu.
Haberde yeni uçağın yüksek tehdit seviyesine karşı gerekli savunma, güvenli iletişim ve askeri komuta altyapısının tamamına henüz sahip olmadığı belirtildi. İsrail’den gelen istihbaratın ardından ABD’li güvenlik yetkililerinin daha korunaklı olan eski başkanlık uçağını tercih ettiği öne sürüldü.
BEYAZ SARAY GÜVENLİK İDDİASINI REDDETTİ
Trump ise uçak değişikliğinin İran kaynaklı bir tehdit nedeniyle yapılmadığını savundu. Başkanlık uçağının değiştirilmesini İngiltere’deki Amerikan askerlerine yeni uçağı göstermek amacıyla yapılan program değişikliğiyle açıkladı.
Beyaz Saray İletişim Direktörü Steven Cheung da yeni uçağın güvenli olmadığı yönündeki haberleri reddetti. Buna karşılık Amerikan basını, Gizli Servis ve diğer güvenlik birimlerinin tehdit değerlendirmesi nedeniyle eski uçağın kullanılmasını istediğini öne sürdü.
BAZI YETKİLİLER İSRAİL’İN AMACINI SORGULADI
The Wall Street Journal’ın haberinde bazı ABD’li yetkililerin, İsrail’in suikast iddiasına ilişkin istihbaratı neden bu dönemde paylaştığını da sorguladığı belirtildi.
Yetkililerden bazılarının, İsrail’in söz konusu bilgileri Washington yönetimini İran’a karşı daha sert bir askeri politikaya yönlendirmek amacıyla kullanmış olabileceğini değerlendirdiği aktarıldı. Bu yorumun kesinleşmiş bir tespit değil, bazı Amerikan yetkililerinin değerlendirmesi olduğu vurgulandı.
İRAN BENZER SUÇLAMALARI DAHA ÖNCE REDDETTİ
İran yönetimi, geçmişte Trump ve diğer Amerikalı yetkililere yönelik suikast hazırlığı yaptığı yönündeki suçlamaları birçok kez reddetti.
İran Dışişleri Bakanlığı, önceki açıklamalarında bu iddiaları “temelsiz” ve siyasi amaçlı olarak nitelendirirken, Kasım Süleymani’nin öldürülmesinden sorumlu tuttuğu kişilerin uluslararası hukuk çerçevesinde yargılanmasını istediğini bildirdi. Son iddiaya ilişkin Tahran’dan yayımlanmış ayrıntılı ve doğrulanabilir yeni bir resmi açıklamaya ise henüz ulaşılamadı.
ABD-İRAN ATEŞKESİ SONA ERMİŞTİ
Suikast iddiası, ABD ile İran arasındaki ateşkesin bozulduğu ve karşılıklı saldırıların yeniden başladığı bir dönemde gündeme geldi.
Trump, Ankara’daki NATO Zirvesi’nde İran’la sağlanan ateşkesin sona erdiğini ve yeni Amerikan saldırılarının gündeme gelebileceğini açıklamıştı. Washington yönetimi, İran’ı Hürmüz Boğazı’ndaki gemilere yönelik saldırılardan sorumlu tutarken Tahran ise ABD’nin ateşkesi ihlal ettiğini savunmuştu.
İran’ın müzakereleri sürdürme talebini kabul ettiklerini söyleyen Trump, buna rağmen ateşkesin yeniden yürürlüğe girmediğini bildirmişti. Katar heyetinin Tahran’daki arabuluculuk görüşmeleri devam ederken ortaya atılan suikast iddiası, diplomatik süreci daha da kırılgan hâle getirdi





