Bakanlık açıklamasında, söz konusu baskın sırasında aşırılık yanlısı grupların Mescid-i Aksa içinde İsrail bayrağı açtığı ve İsrail milli marşını okuduğu ifade edildi. Bu tür eylemlerin dini ve tarihi hassasiyetleri hedef aldığı belirtilirken, kutsal mekânın statüsüne yönelik ihlallerin bölgede gerilimi artırdığına dikkat çekildi.
“KABUL EDİLEMEZ PROVOKASYON”
Açıklamada, Mescid-i Aksa’da yaşananların açık bir provokasyon niteliği taşıdığına işaret edilerek şu ifadelere yer verildi: “İsrailli aşırılık yanlısı grupların İsrail güvenlik güçlerinin koruması altında Mescid-i Aksa’ya düzenlediği baskını ve burada İsrail bayrağı açılması ile milli marş okunması dahil olmak üzere gerçekleştirdiği provokatif eylemleri en güçlü biçimde kınıyoruz.” Bu ifadelerle olayın diplomatik açıdan en sert dille reddedildiği kaydedildi.

“ULUSLARARASI HUKUKUN AÇIK İHLALİ”
Bakanlık açıklamasında, Kudüs’ün tarihi ve hukuki statüsüne zarar verecek her türlü girişimin uluslararası hukukun açık ihlali olduğu vurgulandı. Özellikle Mescid-i Aksa’nın statüsünü hedef alan adımların yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte de istikrarsızlık riskini artırdığı ifade edildi. Açıklamada, bu tür eylemlerin bölgedeki hassas dengeleri daha da kırılgan hale getirdiği belirtildi.
ULUSLARARASI TOPLUMA “BASKIYI ARTIRIN” ÇAĞRISI
Bakanlık, İsrail’in Müslüman ve Hristiyan kutsal mekânlarına yönelik ihlal ve provokasyonlarına karşı uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı. Açıklamada, İsrail üzerindeki diplomatik baskının artırılması gerektiği belirtilerek, kutsal alanlara yönelik saldırı niteliğindeki girişimlerin sürmesinin kabul edilemez olduğu bir kez daha ifade edildi.




