Üniversitelerde lisans eğitiminin süresine ilişkin yeni bir model üzerinde çalışılıyor. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, mevcut 4 yıllık lisans programlarının 3 yılda tamamlanabilmesine yönelik hazırlıkların sürdüğünü duyurdu. Özvar, 180 kredilik eğitim programlarının 3 akademik yıl içerisinde bitirilebilmesini gündeme getirirken üniversitelerin de yaklaşık bir yıldır bu değişime yönelik hazırlık yaptığını belirtti.

Televizyon programında değerlendirmelerde bulunan Özvar, yükseköğretimde yalnızca eğitim süresinin değil, ders içeriklerinin ve öğretim yöntemlerinin de yeniden ele alınması gerektiğini söyledi. Planlanan değişiklikte müfredatın sadeleştirilmesi, gereksiz ders yükünün azaltılması ve öğrencilerin uygulamalı eğitimle daha fazla buluşturulması öne çıkıyor.

ÜNİVERSİTELERDE MÜFREDAT VE DERS SAYILARI DEĞİŞEBİLİR

Özvar, üniversite programlarının günümüzün ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtti. Özellikle mezunların istihdam olanaklarının yükseköğretim politikalarında daha fazla dikkate alınmasını isteyen Özvar, iş bulma imkânı zayıf olan bazı programların kapatıldığını, yeni ihtiyaçlara yönelik açılan programların sayısının ise 80'e yaklaştığını ifade etti.

Lisans eğitimindeki ders yüküne de değinen Özvar, Türkiye'deki programlarda yaklaşık 60 ders bulunduğunu, Avrupa'da ise bu sayının 20-25 civarında olduğunu söyledi. Ders sayısının azaltılmasının yanı sıra mevcut içeriklerin de yenilenmesi gerektiğini vurguladı.

Yapay zekâ ve dijital teknolojilerin eğitim programlarına dahil edilmesi gerektiğini belirten Özvar, öğrencilerin yalnızca teorik bilgiyle değil, değişen iş dünyasının ihtiyaç duyduğu dijital becerilerle de donatılmasını istedi. Bu kapsamda yapay zekâ okuryazarlığı, teknoloji kullanımı ve uygulama becerilerinin üniversite eğitiminde daha fazla yer alması gündemde.

Üniversite Ostim Teknik

4 YILLIK EĞİTİM 3 YILDA NASIL TAMAMLANACAK?

Üzerinde çalışılan modelin temel başlıklarından biri, lisans programlarının kredi yapısının yeniden düzenlenmesi. Özvar, Avrupa'daki üç yıllık lisans sistemlerini örnek göstererek Türkiye'de de 180 kredilik bir eğitim yapısının üç yılda tamamlanabileceğini söyledi.

Avrupa Yükseköğretim Alanı'nda Bologna süreci kapsamında lisans programları genel olarak 180 veya 240 AKTS üzerinden yapılandırılıyor. Üç yıllık programlar 180 AKTS, dört yıllık programlar ise çoğunlukla 240 AKTS olarak uygulanıyor. AKTS sistemi, öğrencinin ders, proje, sınav ve diğer akademik çalışmalar için harcadığı toplam iş yükünü esas alıyor.

Türkiye'de dört yıllık lisans programlarının yaygın olarak 240 AKTS üzerinden yürütülmesi nedeniyle gündemdeki model, kredi yapısının ve akademik takvimin nasıl düzenleneceği sorularını da beraberinde getiriyor. Özvar'ın son açıklamasında 180 kredi üzerinden değerlendirdiği modelin ayrıntıları ve hangi programları kapsayacağı ise henüz netleşmiş değil.

MİMARLIK VE MÜHENDİSLİKTE 3+2 MODELİ GÜNDEMDE

Özvar, Avrupa'daki bazı üniversitelerde özel mesleki yetkinlik gerektiren alanlarda 3+2 eğitim modelinin uygulandığını da hatırlattı. Özellikle mimarlık ve mühendislik gibi alanlarda lisans eğitiminin ardından iki yıllık ek eğitimle uzmanlaşmanın sağlanabildiğini belirtti. Mesleki yeterlilik, uygulama gereksinimleri ve alanların eğitim standartları, olası yeni modelin şekillenmesinde belirleyici başlıklar arasında yer alabilir.

Bilim Sincan'da renkli buluşma: Umudun Kanatları özel bireyler için çanta tasarladı
Bilim Sincan'da renkli buluşma: Umudun Kanatları özel bireyler için çanta tasarladı
İçeriği Görüntüle

ÖĞRENCİLERİN İŞ HAYATINA DAHA ERKEN KATILMASI HEDEFLENİYOR

Eğitim süresinin kısaltılmasına ilişkin gerekçelerini de paylaşan Özvar, gençlerin eğitim hayatında geçirdiği sürenin iş hayatına başlangıç yaşını yükselttiğine dikkat çekti. Türkiye'deki 4+4+4 eğitim sistemiyle birlikte 12 yıllık zorunlu eğitim bulunduğunu hatırlatan Özvar, dört yıllık üniversite eğitiminin de eklenmesiyle gençlerin toplam 16 yılını resmî eğitim kurumlarında geçirdiğini ifade etti. Özvar, konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

"Ortaöğretimde bir gencimiz için 4+4+4 ile 12 senelik zorunlu eğitimimiz var. 4 yıl da lisans eğitimiyle 16 yıl resmî eğitim kurumlarının içinde geçen süre. Erkek öğrenci ise askerlik, staj ve iş aramayla hayata atılma yaşı 26-27'lere geliyor."

Türkiye'de doğurganlık oranlarının gerilemesi ve evlilik yaşının yükselmesi gibi demografik gelişmelere de değinen Özvar, gençlerin daha erken yaşta üretim ve çalışma hayatına katılmasının önemini vurguladı.

Üniversite-7

UYGULAMALI EĞİTİMİN PAYI ARTIRILACAK

Yeni eğitim modelinde derslerin tamamen ortadan kaldırılması yerine eğitim yöntemlerinin değiştirilmesi hedefleniyor. Öğrencilerin üniversitede teorik eğitim almaya devam ederken iş dünyasıyla ve uygulamalı çalışmalarla daha fazla buluşması isteniyor. Özvar, bu yaklaşımı şu sözlerle ifade etti:

"Dersler devam etsin, uygulama ağırlıklı eğitim olsun."

Bu kapsamda üniversitelerin sektörlerle iş birliğinin güçlendirilmesi, öğrencilerin mesleki deneyim kazanabileceği uygulamalara daha fazla yer verilmesi ve eğitim içeriklerinin teknolojik gelişmelere uyarlanması öne çıkan başlıklar arasında bulunuyor.

TÜRKİYE BİLİMSEL YAYIN SIRALAMASINDA 13'ÜNCÜ SIRADA

Yükseköğretimdeki gelişmelere ve üniversitelere ayrılan bütçelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Özvar, Türkiye'nin bilimsel yayın performansında uluslararası sıralamada ilerleme kaydettiğini söyledi.

Türkiye'nin 2000'li yıllarda dünya genelinde bilimsel yayın üretiminde 35'inci sırada bulunduğunu belirten Özvar, ülkenin bugün 13'üncü sıraya yükseldiğini ifade etti. Özvar, yükseköğretimdeki gelişimin sürdürülmesi için araştırma kapasitesinin artırılması, üniversitelerin bilimsel üretiminin desteklenmesi ve nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesinin önemine işaret etti.

ÜÇ YILLIK ÜNİVERSİTE EĞİTİMİ NE ZAMAN BAŞLAYACAK?

YÖK Başkanı Özvar'ın açıklamaları, üniversitelerde lisans eğitiminin süresine yönelik kapsamlı bir değişiklik üzerinde çalışıldığını ortaya koydu. Ancak üç yıllık eğitim modelinin hangi bölümlerde uygulanacağı, mevcut öğrencileri kapsayıp kapsamayacağı ve geçiş takviminin nasıl oluşturulacağı konusunda henüz kesinleşmiş bir uygulama takvimi açıklanmadı.

Kaynak: Haber Merkezi