Arjantin’den 1 Nisan’da hareket eden Hollanda bayraklı MV Hondius isimli yolcu gemisinde yaşanan ölümler uluslararası sağlık otoritelerini alarma geçirdi. Atlas Okyanusu’nda seyir halindeyken üç kişinin yaşamını yitirdiği gemide yapılan incelemelerde ölümlerin hantavirüs kaynaklı olduğu belirlendi. Gemide toplam 147 yolcunun bulunduğu öğrenildi.
Yaşanan gelişmeler, özellikle koronavirüs pandemisinin ardından dünya genelinde yeniden “küresel salgın” endişelerini gündeme taşıdı. Avrupa Birliği yetkilileri ise mevcut veriler ışığında Avrupa halkı için risk seviyesinin düşük olduğunu açıkladı. Yapılan açıklamada, şu aşamada geniş çaplı bir tehdit oluştuğuna dair bulgu bulunmadığı ifade edildi.
HOLLANDA’DA KABİN MEMURU KARANTİNADA
Hollanda merkezli bir havayolu şirketinde görev yapan bir kabin memurunun, hantavirüs şüphesiyle Amsterdam’da tedavi altına alındığı bildirildi. Görevlinin, 25 Nisan 2026 tarihinde Güney Afrika’nın Johannesburg kentinde uçağa binmeye çalışan 69 yaşındaki Hollandalı kadın yolcuyla temas ettiği tespit edildi.

Sağlık durumunun kötüleşmesi nedeniyle uçağa kabul edilmeyen kadın yolcu hastaneye kaldırıldı. Ancak kadın, hastaneye yatırılmasının ardından bir gün sonra hayatını kaybetti. Ölüm nedeninin hantavirüs olarak açıklanmasının ardından kadınla temas kuran kabin görevlisi gözlem altına alındı. Yetkililer, temaslı kişilerin sağlık durumlarının yakından takip edildiğini ve gerekli izolasyon önlemlerinin uygulandığını duyurdu.
SİNGAPUR’DA DA KARANTİNA SÜRECİ BAŞLADI
Hantavirüs bağlantılı vakalar yalnızca Avrupa ile sınırlı kalmadı. MV Hondius gemisinde bulunduğu belirlenen iki kişinin Singapur’da karantinaya alındığı açıklandı. Singapur Ulusal Bulaşıcı Hastalıklar Merkezi (NCID), söz konusu kişilerin virüs şüphesiyle gözetim altında tutulduğunu duyurdu. NCID tarafından yapılan açıklamada, kişilerin test sonuçlarının beklendiği belirtilirken, hastalardan birinde hafif nezle belirtileri görüldüğü ancak genel sağlık durumunun iyi olduğu ifade edildi. Diğer kişinin ise herhangi bir belirti göstermediği kaydedildi.
Yetkililer, iki kişinin de gemiden ayrıldıktan sonra 25 Nisan’da Saint Helena’dan Johannesburg’a gerçekleştirilen uçuşta bulunduğunu açıkladı. Aynı uçakta daha sonra hantavirüs nedeniyle yaşamını yitiren Hollandalı kadının da yer aldığı belirtildi. Karantinaya alınan kişilerden birinin 2 Mayıs’ta, diğerinin ise 6 Mayıs’ta Singapur’a ulaştığı bildirildi. NCID, testlerin negatif çıkması durumunda bile iki kişinin 30 günlük karantina sürecine devam edeceğini açıkladı. Ayrıca karantina sonrasında yeniden test yapılacağı ve 45 gün boyunca telefonla sağlık takibi uygulanacağı bildirildi.

HANTAVİRÜS NEDİR, NASIL BULAŞIYOR?
Hantavirüs, çoğunlukla kemirgenlerden insanlara bulaşan ciddi bir enfeksiyon hastalığı olarak biliniyor. Özellikle farelerin idrarı ve dışkısının kuruyup havaya karışmasıyla ortaya çıkan virüs parçacıklarının solunması bulaşmada önemli rol oynuyor.
Uzmanlara göre virüs; böbrek yetmezliği, iç kanama ve ciddi solunum problemlerine yol açabiliyor. Hastalığın bazı türleri hafif seyredebilirken, özellikle Amerika kıtasında görülen varyantların ölüm oranlarının daha yüksek olduğu belirtiliyor. Türkiye’nin hantavirüs ile ilk resmi karşılaşması 1997 yılına dayanıyor. Ancak uzmanlar, vakaların daha eski yıllarda da görülmüş olabileceğini ifade ediyor.
“YENİ BİR VİRÜS DEĞİL”
Virolog Dr. Semih Tareen, hantavirüsle ilgili yaptığı değerlendirmede kamuoyunda oluşan paniğin kontrol altında tutulması gerektiğini söyledi. Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını belirten Tareen, dünya genelinde uzun yıllardır takip edilen ve bilinen bir enfeksiyon olduğunu ifade etti.
Tareen, virüsün ilk kez 1950’li yıllarda Kore Savaşı sırasında Hantan Nehri çevresindeki vakalarla tanımlandığını belirterek, Türkiye’den Kore’ye giden askerler arasında da o dönem hantavirüs vakalarının görüldüğünü söyledi. Türkiye’de 2009 yılından bu yana her yıl onlarca hantavirüs vakasının tespit edildiğini kaydeden Tareen, dünya genelinde yıllık vaka sayısının 200 bini geçtiğini ifade etti.

ANDES TÜRÜ DİKKAT ÇEKİYOR
Uzmanların üzerinde durduğu en önemli ayrıntılardan biri ise gemide görülen virüs türünün “Andes hantavirüsü” olması. Güney Amerika kaynaklı bu varyantın, diğer bazı hantavirüs türlerine göre daha ağır seyredebildiği belirtiliyor. Dr. Tareen, Andes türünün geçmişte insandan insana bulaşabildiğinin bilimsel olarak ortaya konulduğunu hatırlattı. Özellikle 1996 yılında Amerika kıtasındaki salgınlarda bu durumun net şekilde gözlemlendiğini belirten uzmanlar, bu nedenle temaslı takibinin büyük önem taşıdığını vurguluyor.
YENİ PANDEMİ İHTİMALİ VAR MI?
Gemide yaşanan ölümler ve ardından başlayan karantina uygulamaları, kamuoyunda yeniden “pandemi olur mu?” sorusunu gündeme taşıdı. Uzmanlara göre hantavirüs ciddi sonuçlar doğurabilse de Covid-19 benzeri hızlı ve küresel yayılım riski şu aşamada düşük görülüyor. Virolog Dr. Semih Tareen, hantavirüs salgınlarında yıllardır uygulanan net sağlık protokollerinin bulunduğunu belirterek, karantina ve temaslı takibinin yayılımı kontrol altına almak açısından etkili olduğunu söyledi.




