Sergi, kültür varlıklarının korunması, kaçakçılıkla mücadele ve eserlerin ait oldukları topraklara geri kazandırılması sürecine dikkat çekiyor.

Kaçak kazılar, kültür varlıklarının bulundukları tabaka, yapı ve diğer buluntularla kurdukları ilişkiden koparılmasına neden oluyor.

Bu bağlamın kaybolması, eserlerin geçmişe dair taşıdığı bilgilerin de büyük ölçüde yok olması anlamına geliyor.

Yasa dışı kültür varlığı ticareti ise söz konusu kaybı sınırların ötesine taşıyarak eserlerin izlenmesini ve ait oldukları topraklara geri dönmesini zorlaştırıyor.

Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı, yurt içindeki kaçak kazılarla mücadele çalışmalarının yanı sıra yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarılan kültür varlıklarının izini sürmeye devam ediyor.

Bu kapsamda Amerika Birleşik Devletleri ile uzun yıllardır sürdürülen iş birliği, 2021 yılında imzalanan Mutabakat Zaptı ile güçlendirildi. Kültür varlığı kaçakçılığının önlenmesi ve yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarılan eserlerin iadesine yönelik çalışmalar da bu çerçevede yürütülüyor.

ESERLERİN KÖKENİ BİLİMSEL VE ARŞİVSEL VERİLERLE ARAŞTIRILIYOR
Kültür ve Turizm Bakanlığı uzmanları, uluslararası müzayede katalogları ile müze ve koleksiyon kayıtlarını düzenli olarak takip ediyor.

Bu incelemeler sırasında Türkiye kökenli olabileceği değerlendirilen bir kültür varlığı tespit edildiğinde, eserin geçmişine yönelik kapsamlı araştırmalar gerçekleştiriliyor.

Yürütülen çalışmalarda eserlerin kökeni ve yurt dışına çıkarılma süreçleri bilimsel ve arşivsel veriler üzerinden değerlendiriliyor.

Böylece yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarılan kültür varlıklarının tespit edilmesi ve ait oldukları topraklara geri kazandırılması amacıyla çalışmalar sürdürülüyor.

Anadolu Medeniyetleri Müzesi Taş Eserler Salonu’nda ziyaretçilerle buluşan ABD’den Türkiye’ye dönen kültür varlıkları sergisi, kültürel mirasın korunması ve geçmişin izlerinin yeniden ortaya çıkarılması çalışmalarını gözler önüne seriyor.




