Uzmanlar “Memlekette kuraklık var susuzluktan kavrulacağız” diyor
Yıllardır değişmeyen bir güruh cevap veriyor; “Allah’ın işine karışmaa…”
Uzmanlar diyor ki; “Memleket bir deprem ülkesi. Her an her yerde çok şiddetli deprem olabilir”
Yıllardır laftan başka bir şey üretmeyenler çemkiriyor; “Allah’ın işine karışma…”
Uzmanlar diyor ki, “Küresel ısınma var. Her an ve her yerde çok yıkıcı seller, hortum veya kasırga olabilir”
Yıllardır boş konuşmaktan başka bir mahareti olmayanlar höykürüyor; “Allah’ın işine karışma..”
Pekii… Kuraklığa sebep olan ormanları yok edenler, depremlerin olacağını bile bile kağıttan binalar yapıp binlerce kişinin hayatıyla oynayanlar, doğayı tahrip edip, tabiattaki tüm dengeyi üç beş kuruş kazanmak adına alt üst edenler, dünyanın tüm doğal dengeleriyle oynayıp neredeyse yaşanmaz bir hale getirenler Allah’ın işine karışmıyor mu?
Bence onlar kendilerini Allah’ın işine karışmaya yetkili görüp ve her işe burnunu soktukları için bugün biz bu felaketleri yaşıyoruz. Ve “Allah’ın işine karışma..” diye boş beleş konuşanların umursamazlığından dolayı mı Tanrı bizi cezalandırıyor... acaba?
**********
AT ve HAVUÇ
At yarışlarını bilirsiniz. Hele bir de Gazi Koşusu vardır ki at yarışlarının en önemlisidir. Bir yıl boyunca çok çalışan at koşuyu kazanır. Atın sahibine milyonlar, atın jokeyine da bir miktar milyon, ata ise ödül olarak havuç verilip sırtı sıvazlanır.
Siyasette böyledir aslında. Birgün birisi çıkar. Sizler ekmeğinizden aşınızdan keser yollarına düşersiniz. O ise sırtınıza basarak en tepeye çıkar.
Neticede birileri koltuk, makam, mevki, itibar ve elbette milyoncukların sahibi olur. En dalkavukları da yine o milyonların ucundan kıyısından nemalanır.
Siz ise oğlunuz, kızınız veya kendiniz “Ne iş olsa yaparım” diyerek asgari ücrete fit bir işe bile razısınızdır. O da olursa.
İşte o havuç verilen at bizler oluyoruz kardeşim. Hatta eşşş..... neyse.
******
PARSEL PARSEL
Gazeteci Murat Ağırel bir kitap yazmış, ismi “Parsel Parsel”
İsmi duyar duymaz muhtemelen kafanızda bir şimşek çaktı.
Evet gazeteci Ağırel, Başkan Gökçek dönemine ait Ankara Büyükşehir Belediyesindeki yolsuzluklar olduğunu kitabında iddia etmiş. İddia etmekle de kalmamış bir sürü belgeyle de bu iddiasını delillendirmeye çalışmış. Hatta yine kitabını delil göstererek savcılığa Gökçek Ailesi hakkında suç duyurusunda bulunmuş.
Diyeceğim o ki, yalanların ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu var. Çok tartışılan Gökçek döneminde olanları yargı yoluyla hep beraber göreceğiz. Ya da belkide üstü kapatılacak ve herkes suskunluğa bürünecek. Parsel parsel mezarlıkların bir parselinde kimse yatmayacakmış gibi herkes ölümsüz olduğunu sanacak...
HAFTANIN HABERİ: Kahvehanelerin tekrar açılacağı haberi ülkenin tüm kadınları tarafından coşkuyla karşılandı.
HAFTANIN SÖZÜ: Doğruları söylemeye cesaretin yoksa, kötülerin hakimiyetine şaşırmayacaksın.