Ankara Sanayi Odasının 2026 yılı 2. Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı, ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, Meclis Başkanı İhsan Çetinceviz, yönetim ve meclis kurulu üyeleri ile meslek komitelerinin temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda küresel ekonomik gelişmelerden Türkiye'nin sanayi politikalarına, finansmana erişimden ihracat desteklerine kadar pek çok başlık ele alındı. Ardıç, sanayicilerin karşılaştığı sorunların çözümü için üretim ve yatırım odaklı politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

ASO'NUN YENİ DÖNEM HEDEFLERİ AÇIKLANDI

Meslek Komitelerinin sanayicilerin taleplerini ve sektörel sorunlarını doğrudan takip eden önemli yapılar olduğunu belirten Ardıç, önceki toplantılarda gündeme getirilen konuların ilgili bakanlıklara iletildiğini ve bazı taleplerin olumlu sonuçlandığını söyledi. Yeni dönemde de komitelerle ortak çalışmaların sürdürüleceğini ifade eden Ardıç, geliştirilecek projelere Odanın bütçe imkânları doğrultusunda destek sağlanacağını kaydetti.

ASO'nun son dönemde sanayinin teknolojik kapasitesini ve üretim verimliliğini artırmaya yönelik çalışmalarına da değinen Ardıç, ASO-İLTEK kapsamında Türkiye'nin 81 ilinin teknolojik gelişmişliğini değerlendiren bir çalışma hazırlandığını aktardı. Sanayinin farklı alanlarına ilişkin 28 araştırma raporunun oluşturulduğunu belirten Ardıç, ASO Model Fabrika aracılığıyla üç yıllık süreçte 148 firmanın üretim süreçlerine katkı sunulduğunu dile getirdi.

ASO Teknopark, GarajX, ASO Teknoloji Üssü, ASO Serbest Bölgesi ve ASO Sıfır Atık Organize Sanayi Bölgesi projelerinin de yeni dönemin önemli başlıkları arasında yer aldığını belirten Ardıç, teknoloji girişimciliğini desteklemek amacıyla ASO Girişim Ofisinin kuruluş çalışmalarının tamamlandığını açıkladı. ASO binasında 600 metrekarelik alanda hizmet vermesi planlanan ofis, girişimcilere çalışma alanı ve danışmanlık desteği sağlayacak.

Ardıç, 2027-2030 dönemini kapsayan ASO vizyonunda fabrikalarda verimliliğin artırılması, yeni pazarlara ulaşılması ve işletmelerin mali yapılarının güçlendirilmesinin öncelikli hedefler olduğunu belirtti. Dijitalleşme, yapay zekâ, enerji ve hammadde verimliliği ile yeşil dönüşüm çalışmalarının da bu süreçte ön plana çıkacağını ifade etti.

Ekonomi (1)

ANKARA SANAYİSİNİN NABZI YENİ ENDEKSLE TUTULACAK

Ankara sanayisinin ekonomik durumunu daha yakından izlemek amacıyla ASO Sanayi Eşik Endeksi (ASO-SEE) adıyla yeni bir çalışma başlatılacağını duyuran Ardıç, endeksin sanayinin aylık performansını ortaya koyacağını bildirdi.

Sahadan elde edilecek verilerle hazırlanacak endeksin, üretim alanındaki gelişmelerin yanı sıra sektörün karşılaşabileceği risklerin önceden belirlenmesine katkı sunması hedefleniyor. Ardıç, pilot uygulamada Meslek Komitesi üyelerinin de yer almasını istedi. ASO-İLTEK çalışmasının yeni verilerinin ise yıl sonunda kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı.

SANAYİCİNİN FİNANSMAN YÜKÜ ARTIYOR

Küresel ekonomide jeopolitik gerilimler, enerji piyasalarındaki dalgalanmalar ve korumacı ticaret politikalarının belirsizliği artırdığını ifade eden Ardıç, teknoloji ve yapay zekâ yatırımlarının ülkeler arasındaki rekabette giderek daha önemli hale geldiğini söyledi. Türkiye'de enflasyonla mücadele sürecinin sanayi üzerindeki etkilerini değerlendiren Ardıç, yüksek finansman maliyetlerinin, iç talepteki daralmanın ve ertelenen yatırımların işletmelerin faaliyetlerini zorlaştırdığını belirtti.

Enflasyonla mücadelede üretim kapasitesinin de korunması gerektiğini vurgulayan Ardıç, “Enflasyonla mücadelede kalıcı olması gereken, sıkılaşmanın kendisi değil, fiyat istikrarıdır. Bu mücadelede başarıyı, enflasyonu düşürürken üretimi, yatırımı ve istihdamı ne kadar koruyabildiğimizle ölçmeliyiz” diye konuştu.

İmalat sanayisinin 2023-2025 dönemine ait bilanço verilerini paylaşan Ardıç, reel olarak toplam aktiflerde yüzde 6,6, özkaynaklarda ise yüzde 17,6 düşüş yaşandığını açıkladı. Aynı dönemde toplam borçların yüzde 5,8 arttığını belirten Ardıç, net satışlardaki gerilemenin yüzde 11,7'ye ulaştığını kaydetti. Faaliyet kârının yüzde 40,2, net kârın ise yüzde 63,5 azaldığını bildiren Ardıç, finansman giderlerinin faaliyet kârına oranının yüzde 44,8'den yüzde 69,1'e yükseldiğini söyledi.

Firma sayısında yaklaşık yüzde 10 artış yaşanmasına karşın istihdamdaki artışın yüzde 1,2 seviyesinde kalmasına da dikkat çeken Ardıç, imalat sanayisinin sermaye yapısının zayıfladığını ve borçlanma maliyetlerinin işletmeler üzerindeki baskısının arttığını ifade etti.

Sanayicilerin finansmana daha kolay ulaşmasını ve özkaynak yapılarının güçlendirilmesini sağlayacak adımların enflasyonla mücadele politikalarıyla birlikte yürütülmesi gerektiğini belirten Ardıç, yeniden devreye alınacak 50 milyar liralık TOBB Nefes Kredisi'nin KOBİ'lere katkı sağlayacağını dile getirdi.

ERKEN SANAYİSİZLEŞME RİSKİNE DİKKAT ÇEKTİ

Türkiye'de imalat sanayisinin millî gelir içerisindeki payının son üç yılda 5 puanın üzerinde gerileyerek yüzde 17 seviyelerine indiğini belirten Ardıç, sanayinin ekonomik yapı içerisindeki ağırlığının azalmasının uzun vadeli kalkınma hedefleri açısından risk oluşturduğunu söyledi.

Aso Kapak

Sanayileşmesini tamamlamış gelişmiş ekonomilerde üretimin millî gelir içindeki payının azalmasının farklı ekonomik dinamiklerle açıklanabileceğini ifade eden Ardıç, Türkiye'nin henüz hedeflediği teknoloji ve refah düzeyine ulaşmadan üretim gücünü kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu kaydetti. Ardıç, “Erken sanayisizleşme, erken mezuniyet değildir. Okuldan atılmaktır. Kalkınma hikâyemizin başarıyla devam etmesi için sanayimizin üretim gücünü koruyacak, yatırımların önünü açacak ve teknolojik gelişimini hızlandıracak politika tedbirlerini vakit kaybetmeden hayata geçirmeliyiz” dedi.

İHRACAT DESTEKLERİNİN YENİDEN DÜZENLENMESİNİ İSTEDİ

Merkez Bankasının döviz dönüşüm desteğine ilişkin düzenlemelerini de değerlendiren Ardıç, desteğin firmaların oluşturduğu katma değerle sınırlandırılmasının ihracatçıların yararlandığı destek miktarını azalttığını savundu. Katma değer oranı yüzde 25 olan bir işletmenin döviz gelirinin yalnızca dörtte biri üzerinden destek alabilmesine dikkat çeken Ardıç, ihracat desteklerinin daha sade, öngörülebilir ve işletmelerin erişimine açık bir yapıya kavuşturulmasını istedi.

Finans piyasalarında yaşanan fon kaynaklı gelişmelerin reel sektöre olumsuz yansımaması gerektiğini de belirten Ardıç, yatırımcı güveninin korunmasının önemini vurguladı. Ardıç, “Temel beklentimiz bu sürecin şeffaf biçimde ilerlemesidir. Ancak burada önemli olan, bu gelişmelerin piyasanın geneline yayılan ve reel sektörü etkileyen sistemik bir soruna dönüşmemesidir” ifadelerini kullandı.

MADE IN EUROPE DÜZENLEMESİ TÜRKİYE İÇİN ÖNEMLİ

Avrupa Birliği'nin sanayi politikalarında gündeme gelen Made in Europe yaklaşımının Türkiye açısından yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Ardıç, özellikle otomotiv sektörünün Avrupa pazarıyla güçlü ticari bağlarına dikkat çekti.

BES birikimi olanlar dikkat! Parayı çekebileceğiniz alanlara yenileri ekleniyor
BES birikimi olanlar dikkat! Parayı çekebileceğiniz alanlara yenileri ekleniyor
İçeriği Görüntüle

Türkiye otomotiv sektörünün 2025 yılında 41,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini, bunun yüzde 72,5'inin Avrupa Birliği ülkelerine yapıldığını hatırlatan Ardıç, Türk üreticilerin Avrupa'nın yeni sanayi politikalarında açık ve kalıcı güvencelere sahip olması gerektiğini söyledi.

Avrupa Birliği'nin sanayi üretimini ve düşük karbonlu teknolojileri desteklemeye yönelik hazırladığı Industrial Accelerator Act kapsamında çelik, çimento, alüminyum, otomotiv ve net sıfır emisyon teknolojileri gibi stratejik sektörlere yönelik yerli üretim ve düşük karbon kriterleri öngörülüyor. Bu yaklaşımın Türkiye'nin Avrupa pazarındaki tedarikçi konumuna etkileri, sanayi açısından önemli bir gündem oluşturuyor.

Ardıç, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi sürecinde sanayi teşvikleri, kamu alımları ve yeşil dönüşüm başlıklarının da değerlendirilmesini istedi. Türkiye'nin Avrupa sanayisiyle mevcut üretim ve tedarik ilişkilerinin korunması gerektiğini vurguladı.

ASO, COP31'DE TÜRK SANAYİSİNİ TANITACAK

Türkiye'nin 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31'i sanayi açısından önemli bir fırsat olarak değerlendiren Ardıç, yeşil dönüşümün uluslararası ticarette rekabet koşullarını doğrudan etkilediğini söyledi. ASO'nun COP31 kapsamında Türkiye sanayisini temsil edeceğini belirten Ardıç, konferansın Yeşil Bölgesi'nde kurulacak stantta ASO 2. Organize Sanayi Bölgesi, ASO Teknopark, ASO Model Fabrika, ASO METES ve ASO NÜKSAK çalışmalarının tanıtılacağını açıkladı.

Ardıç, 16 Kasım Bilim, Sanayi ve Teknoloji Günü kapsamında Türkiye Pavilyonu'nda sanayide yeşil dönüşüm konulu bir panelle de yer alacaklarını bildirdi. Sanayide çevreci üretime geçişin üretim kapasitesini daraltan bir sürece dönüşmemesi gerektiğini ifade eden Ardıç, “Yeşil dönüşümde gerçek başarı, sanayiyi küçülterek emisyonları azaltmak değil; sanayimizi güçlendirirken üretimin karbon yoğunluğunu düşürebilmektir” dedi.

ARDIÇ'TAN SANAYİCİLERE BİRLİKTE HAREKET ETME MESAJI

Konuşmasının sonunda ekonomik belirsizlikleri sisli bir yola benzeten Ardıç, sanayicilerin karşılaştıkları riskleri doğru değerlendirerek üretime devam etmeleri gerektiğini belirtti. Ardıç, “Sis var diye kontağı kapatıp bekleyecek hâlimiz de yok. Çünkü beklersek, arkamızdan gelenler ya çarpıp bizi savurur ya da yanımızdan geçip gider. Sisli havada da yol almayı bilmek zorundayız” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet'in 103'üncü ve ASO'nun 63'üncü kuruluş yıl dönümünü de kutlayan Ardıç, 18 Kasım Çarşamba günü saat 09.30'da Anıtkabir'de gerçekleştirilecek ziyarete tüm Oda üyelerini davet etti. Toplantı, ASO Genel Sekreteri Mehmet Cansız'ın “Sanayinin Öncelikleri ve Yeni Dönemde Meslek Komitelerinin Rolü” başlıklı sunumuyla devam etti. Cansız, ASO'nun yeni dönem çalışmalarını ve Meslek Komitelerinin bu süreçte üstleneceği sorumlulukları anlattı.

Kaynak: Haber Merkezi