Haymana’daki en yoğun yer bildiğiniz gibi kahvelerdir. Kahvehane bugünkü anmalıyla okeyin dibine vurulduğu, piştinin kıyasıya harmanlandığı bir yer olarak görünse de, eski manasıyla sohbetlerin yapıldığı ve asıl olarak kitap okunan yer anlamına gelir. Kitap ve sohbet ortamında çay kahve içildiği içinde o ismi almıştır.

Bugün okey ve batağın menbağı olarak görülen yerin asıl misyonu iddia oynanan yer anlamına çevrilmiştir. Eğip bükmeye gerek yok, direk kumar oynanmaktadır yani. Her ne kadar devlet “şans oyunları” diyerek şirin bir algı yaratıp teşvik ediyorsa da, bildiğiniz kumardır.

Kolayca zengin olmanın, hayal tacirliğinin, terlemeden kazanmanın en direk manasıdır kumar. Eskiden, hafta sonları toto, yılbaşlarında milli piyango ile bu ihtiyacını gideren sıradan vatandaşlar, şimdi her gün bir talih kuşunun peşine takılmanın keyfini sürüyor hamdolsun(!) Tinerci gençlikten, ahlaklı gençliğe uzun atlama yapmak için tutulan yol, bizzat devlet eliyle iddiacı, sayısal lotocu, şans topu’cu, at yarışçısı gençliğe geçiverdi.

Toplumda öyle yer edindi ki kendine, işi gücü olmayana verilmeyen kız, şimdi iddia oynamayana verilmiyor neredeyse. Bir zamanlar damat adayına “sigortalı işin var mı?” diye sorulurken, şimdilerde “sağlam tiyon varmı?” diye fısıldanıyor.

Hafta sonları Haymana’da en işlek dükkan iddia bayisi ise, varın gerisini siz hesap edin. Oysa bu gençlerin çalışması, üretmesi, kazanması ve kazandırması, topluma yön vermesi gerekirken, şimdi ard arda 3 maçın sonucunu bilmesi yetiyor.

Gençliğin düştüğü bu buhranlı havadan ve batakhaneden çekip çıkarılması beklenirken, hala üstüne sos dökülerek harmanlanması, işsizliği ve sosyal çalkantılara, çöküşe göz yumulması, görmezden gelinmesi hangi hayra alamet, hangi akla zarar insanın fikri acaba?

İddia bayisinde hayatını kurtarmayı bekleyen gençlerin elinden tutulacak ne projeler üretiliyor merak ediyorum Haymana’da.

Her gencin hayalinde Haymana’yı terk etmek yatıyorsa, geleceğe dair hayal bile kuramıyorlarsa, bu hayallerin içinde Haymana’da kalmak gibi bir seçenek yoksa, ısrarla bunun önüne geçmek için bir çaba yoksa…bu film burada bitmiştir.

Otel ve turizm şehri olmaya aday Haymana’da hala bir Turizm Yüksekokulu açılmıyorsa, açılması için çalışma yapılmıyorsa, var olan yüksekokul bile kepenk kapatmaya meyilliyse ve hala tüm bu gerçekler karşısında üç maymun oynanıyorsa… durmak yok oynamaya devam o zaman.

“Haymana da işsizlik yok, iş beğenmemek var” diye geçiştirilemez mesele. Gençler; sosyal güvencesi olan, geleceği, kariyeri, ilerisi için altın bilezik olacak, bir zanaat, hatta sanat ve insan gibi bir ücretle, ailesi ve çoluk çocuğu ile sosyal ve mutlu bir hayat süreceği iş hayali kuruyor. “Lan kömür çektirecektim, Haymanalı bulamadım Suriyeli çağırdım. Haymanalı iş beğenmiyor” diye işkembeden atmak kolay. Sen 3-5 kuruşluk hesap yapıp, 18 yaşındaki delikanlıya çamur atarak bir sosyal yaraya tuz basamazsın. Kömür çekmek için Haymanalı birçok genç elini öpecek kadar önünde eğiliyorsa asıl budur bizim ağlanacak halimiz.

Ve siz ey gençler; her yerel ve genel seçimde, adaylar sizin peşinizden koşarken, milletvekili adayları bir kıçı kırık oy için yanağınızdan makas alırken, kendi geleceğiniz adına sorular sorun, projeler isteyin, sorun sorgulayın, gerektiğinde tepkinizi, tavrınızı ortaya koyun. Bırakın koltuk makam mevki sevdalılarını kurtarmayı, yapışın yakalarına ve kendi geleceğinizi ve tüm sizin gibi düşünen ve yaşayan gençlerin, gelecek nesillerin istikbalini kurtarın. Yok eğer vurdum duymazlığınıza devam edip “bana ne” diyecekseniz, buyurun şans oyunları orada. Hangi maç alt-üst olur diye kafa patlatırken, alt üst olan derdiniz, kimseyi germez unutmayın.

SAYGILARIMLA

HAFTANIN SÖZÜ: “Dinin ne, namaz kılıyormusun, oruç tutuyormusun?” diye Allah’ın soracağı sorular yerine “Açmısın, bir ihtiyacın, derdin var mı” diye kulun kula soracağı sorular sorun.

Fatih Sultan Mehmet