Küresel ısınma nedeni ile son yılların en şiddetli kuraklığını yaşıyoruz. Kuraklık "Yağışların, kaydedilen normal seviyelerinin önemli ölçüde altına düşmesi sonucu, arazi ve su kaynaklarının olumsuz etkilenmesine ve hidrolojik dengenin bozulmasına sebep olan doğal olay" olarak tanımlanabilir. Meteoroloji Genel müdürlüğünün yayınladığı haritaya göre kuraklığı beş sınıfta kategorilendirilmiş. Hafif kuraklık, orta kuraklık, şiddetli kuraklık, çok şiddetli kuraklık ve olağanüstü kuraklık olarak değerlendirilmiş. İç Anadolu bölgesi, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ve Marmara bölgeleri olağan üstü kuraklık sınıfında.

Bu demek oluyor ki bölgemiz bu yazın sıcaktan kavrulacak, otlar kuruyacak, musluklardan su akmayacak anlamına geliyor. Şimdiden tasarruf tedbirlerine başlanılsa iyi olacak gibi. Tüm dünya, her gün azalan su kaynaklarıyla boğuşuyor. Bilim insanları artan kuraklık konusunda oldukça endişeli.

Kuraklık, önemli ekonomik, sosyal ve çevresel etkileri olan doğal bir olaydır. Kuraklık başlangıç ve bitiminin belirlenmesinin güçlüğü nedeniyle diğer doğal afetlerden farklıdır. Yavaş yavaş kuvvetini artırır ve olay sona erdikten yıllar sonra bile etkisini devam ettirebilir. Kuraklığın etkileri genellikle ilk olarak tarımda görülür ve yavaş yavaş diğer suya bağımlı sektörlere yayılır.

Tarımda önemli olan, yıllık toplam yağış değil, bitkinin gelişme ve büyüme döneminde kök çevresindeki su miktarıdır. Bu suyun eksikliği tarımsal kuraklık olarak isimlendirilir. Karaların yaklaşık %16'sı kurak ve yarı kurak bölgelerden oluşur. Tarımda sulama veya kuru tarım yöntemleri kuraklığa çare olarak uygulanmaktadır. Çöllerde doğal su kaynaklarının bulunduğu vahalar hariç tarım yapılmaz. Ilıman ve nemli bölgelerde mevsimsel kuraklık tehlikesi bulunur.

Kuraklıkta yağışların tesiri (yağış sayısı, yoğunluğu) ve zamanı (yağışlı dönemin gecikmesi, büyüme dönemi-yağış zamanı bağlantısı) önemlidir. Ayrıca yüksek sıcaklık, düşük nem ve şiddetli rüzgâr da kuraklıkta etkilidir.

Buna göre acil eylem planları hayata geçirilmeli, tarım ve hayvancılık sektörünün bu durumdan en az etkilenmesi için ivedi önlemler alınmalıdır. Bu önlemler bireysel ve yönetimsel olarak üretici ve halk tarafından uygulanmalıdır. Şu süreçte tarım arazilerinin yaprak gelişimi için gübrelenmeleri başladı, ilerleyen süreçte yabani ot ilaçlamaları da başlayacak. Bu dönemi havanın nem oranı ve olası yağış dönemine denk getirmek büyük önem arz etmektedir.

Tarımsal üretimde sulama suyunun israf edilmeden etkin kullanımı, yapılması gerekenlerin başında gelir. Genel adıyla yüzey sulama olarak bilinen salma, tava ve karık sulama yöntemleri Türkiye’de yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu yöntemlerin suyu çok fazla israf etmesi yanında diğer dezavantajları da vardır. Yağmurlama, damlama ve sızdırma şeklinde farklı uygulamaları olan basınçlı sulama sistemleri ise suyu daha tasarruflu kullanmaktadır. Dolayısıyla yüzey sulama yöntemlerinden olabildiğince vazgeçip, basınçlı sulama sistemlerini yaygınlaştırmak gerekir.

Tüm afetlerde olduğu gibi kuraklığı engellemeye ve sonuçlarını tamamen bertaraf etmeye insanoğlunun gücü hiçbir zaman yetmemiştir. Ancak alınacak kısa, orta ve uzun vadeli tedbirlerle hem yağışları çok sınırlı da olsa artırmak hem de yağışlar sonucu oluşan suları tasarruflu kullanarak ve itinayla depolayıp koruyarak kuraklığın etkilerini azaltmak mümkündür. Bu kabuller doğrultusunda tarımsal kuraklığa yönelik öngörüler, önlemler, politika eylemleri ve öneriler üzerine bir farkındalık oluşturmak yararlı olacaktır.

Yer altı su kaynakları, göl ve göletlerdeki suların idareli ve kullanım şekline uygun ve tasarruflu kullanılmalıdır. Evlerde su stoku yapmak için damacana, su bidonu, su kovası gibi araç ve gereçlerin şimdiden temin edilmesini öneririm. Allah’a ısmarladık, hoşça kalın.