Savaşların gölgesinde barışın geleceğinin konuşulduğu Uluslararası Kadın Barış Grubu (IWPG) Küresel Kadın Barış Forumu'nda, dünyanın dört bir yanından 1.067 kadın lider ortak bir çağrıda bulundu: "Savaşı normalleştirmeyin."

Türkiye'yi temsil eden Kültür ve Turizm Bakanlığı Daire Başkanı Sanem Arıkan ise kültür ve sanatın birleştirici gücünü somut projelerle anlatarak, barışın yalnızca diplomasiyle değil; tiyatrodan sinemaya, geleneksel sanatlardan kültürel etkinliklere uzanan ortak değerlerle inşa edilebileceğini vurguladı. Arıkan'ın "Silahların sustuğu yerde değil, insanların kalplerindeki önyargılar sustuğunda gerçek barış filizlenir." sözleri, forumun en dikkat çeken mesajları arasında yer aldı.

Dünyanın birçok bölgesinde savaşların, çatışmaların ve insani krizlerin derinleştiği bir dönemde, Güney Kore merkezli Uluslararası Kadın Barış Grubu (IWPG) tarafından düzenlenen Küresel Kadın Barış Forumu, barışın geleceğine yön verecek önemli mesajlara ev sahipliği yaptı.
20-21 Temmuz tarihlerinde çevrim içi gerçekleştirilen forumda, Asya-Pasifik, Afrika, Avrupa, Amerika ile Güney Asya ve Orta Doğu bölgelerinden 1.067 kadın lider bir araya gelerek bölgelerindeki güvenlik sorunlarını, kadınların barış süreçlerindeki rolünü ve sürdürülebilir barışın nasıl inşa edilebileceğini değerlendirdi.
Eylül ayında Kore Cumhuriyeti'nde gerçekleştirilecek 2026 Uluslararası Kadınlar Barış Konferansı öncesinde hazırlık niteliği taşıyan forumda ortaya konulan görüş ve öneriler, "Küresel Kadınlar Barış Tavsiyeleri 2026" başlığı altında bir araya getirilerek uluslararası kamuoyuna sunulacak.
Forumun açılışında konuşan IWPG Başkanı Jeon Na-young, kalıcı barışın ancak kadınların bilgi, deneyim ve yaşam tecrübelerinin karar alma süreçlerine yansımasıyla mümkün olacağını belirterek, "Barışın çözümleri dışarıdan dayatılamaz; kadınların kendi sesinden, deneyiminden ve bilgeliğinden doğmalıdır." mesajını verdi.
"Savaşı Normalleştirmeyin" Çağrısı Dünyada Yankı Buldu
Forumun Avrupa oturumunda konuşan Barış ve Özgürlük İçin Uluslararası Kadın Ligi (WILPF) İspanya Şubesi Onursal Başkanı Carmen Magallón, son yıllarda hız kazanan küresel silahlanmanın savaşı sıradanlaştırdığına dikkat çekti.
Magallón, "Savaş doğal bir olgu değildir; insanların verdiği bir karardır. Bu nedenle savaşı normalleştiremeyiz." sözleriyle kadınlara ortak bir barış hareketi oluşturma çağrısında bulundu.
Bu güçlü mesaj, forum boyunca yapılan tüm konuşmaların ortak ruhunu da yansıttı.
Türkiye'den Kültür Ve Sanat Temelli Barış Modeli
Uluslararası forumda Türkiye'yi Kültür ve Turizm Bakanlığı Daire Başkanı Sanem Arıkan temsil etti.
"Kültür Ve Sanat Yoluyla Kadın Liderliğinde Bir Barış Kültürü Geliştirme Yöntemleri" başlıklı sunumunda Arıkan, dünyanın birçok ülkesinde savaşların konuşulduğu bir dönemde barışın yalnızca diplomasiyle değil, kültür ve sanat yoluyla da inşa edilebileceğini ortaya koyan somut örnekler sundu.
Konuşmasına, IWPG'nin kadın liderliği, barış eğitimi, uluslararası iş birliği ve ortak projeler aracılığıyla kalıcı barış kültürünü yaymak amacıyla faaliyet gösteren önemli bir uluslararası sivil toplum kuruluşu olduğunu vurgulayarak başlayan Arıkan, yıllardır yürüttüğü çalışmaların temelinde tek bir düşüncenin bulunduğunu söyledi.
"Ben, barışı anlatmanın en etkili yollarından birinin kültür ve sanat olduğuna inanıyorum. Çünkü sanat insanların zihnine bilgiyle, kalbine ise duyguyla ulaşır. Dilin, dinin ve coğrafyanın ötesinde ortak bir iletişim kurar. Bu nedenle barış mesajlarını sanatın ve kültürün gücüyle toplumun her kesimine ulaştırmaya çalışıyorum."
Barış Bir Festivalin Ana Teması Oldu
Sanem Arıkan, konuşmasında geçtiğimiz yıl dördüncüsü düzenlenen Uluslararası Hadi Poyrazoğlu Kukla ve Karagöz Festivalini örnek gösterdi.
Festivalin ana temasının "Barış" olarak belirlendiğini ifade eden Arıkan, hazırlanan sloganlardan afişlere, görsel materyallerden yazılı basın çalışmalarına, televizyon programlarından röportajlara kadar bütün iletişim çalışmalarında barış kültürünün ön plana çıkarıldığını söyledi.
Sahnelenen oyunlarda ise dostluk, hoşgörü, birlikte yaşama kültürü ve barış mesajlarının özellikle işlendiğini belirten Arıkan, 22 gün süren festivalde 45 sanatçıyla dört ülkede binlerce çocuk ve yetişkene ulaşıldığını, resmî basın raporlarına göre ise yalnızca Türkiye'de yaklaşık 9 milyon kişiye erişim sağlandığını açıkladı.
"Sanat aracılığıyla barış kültürünü milyonlarca insana ulaştırmanın mümkün olduğunu gördük."
Ebru Sanatı Barışın Evrensel Diline Dönüştü
Arıkan, Türkiye'nin farklı şehirlerinde gerçekleştirilen ebru sanatı projelerinde ise sanatın yalnızca öğretilmediğini, aynı zamanda barışın da anlatıldığını ifade etti.
Kadınlar ve çocuklarla gerçekleştirilen atölyelerde hazırlanan eserlerin IWPG logolu özel kâğıtlara uygulandığını belirten Arıkan, bu çalışmalar sayesinde hem geleneksel Türk sanatlarının tanıtıldığını hem de IWPG'nin barış vizyonunun katılımcılarla paylaşıldığını söyledi.
"Katılımcılar yalnızca güzel bir sanat eseri üretmediler; aynı zamanda barışın bireysel sorumlulukla başladığını da deneyimlediler."
Sinema Barışın Evrensel Diline Dönüştü
Konuşmasında Azerbaycanlı yönetmen Saida Haqverdiyeva'nın yönettiği "Köhne Çamadanlar (Eski Bavullar)" filmini de anlatan Arıkan, Karabağ Savaşı sırasında eşlerini ve çocuklarını kaybeden sekiz kadının gerçek yaşam hikâyelerini konu alan filmin Ankara ve Adana'daki özel gösterimlerinin büyük ilgi gördüğünü belirtti.
Yaklaşık iki bine yakın gazete haberi ve televizyon programı aracılığıyla milyonlarca kişiye ulaşıldığını ifade eden Arıkan, sinemanın savaşın gerçek yüzünü anlatırken barışın önemini de güçlü biçimde ortaya koyduğunu söyledi.
"Buğday Tanesi" İle Umut Dünyaya Taşındı
Milletvekili Serkan Bayram'ın yaşam öyküsünü anlatan "Buğday Tanesi" filminin uluslararası tanıtımlarına da değinen Arıkan, Meksika, Venezuela, Panama ve Tayvan'da gerçekleştirilen gösterimlerde yalnızca bir filmin tanıtılmadığını söyledi.
"Barışı, dayanışmayı, engelleri birlikte aşmayı ve insanlığın ortak değerlerini konuştuk."
Bu çalışmaların kültür diplomasisinin en güçlü örneklerinden biri olduğunu belirten Arıkan, sanatın insanlar arasında görünmez köprüler kurduğunu ifade etti.
Forumun Hafızalara Kazınan Konuşması
Konuşmasının son bölümünde sanatın dönüştürücü gücüne dikkat çeken Arıkan, şu ifadeleri kullandı:
"Bir mesaj sanatla buluştuğunda daha güçlü yankı buluyor. Bir fikir kültürle birleştiğinde daha kalıcı oluyor. Ve barış, insanların kalbine en kolay sanatın diliyle ulaşıyor."
Kadınların kültürü yaşatan, sanatı gelecek nesillere taşıyan ve toplumsal dönüşümün en güçlü aktörleri olduğunu vurgulayan Arıkan, salondan büyük alkış alan konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Silahların sustuğu yerde barış başlamaz; insanların kalplerindeki önyargılar sustuğunda gerçek barış filizlenir. Bu dönüşümün en güçlü mimarları ise kültürü yaşatan ve sanatı geleceğe taşıyan kadınlardır. Kadın; insanı yetiştiren, kültürü yaşatan ve geleceği şekillendiren en güçlü değerdir. Sanat ise dillerin sustuğu yerde konuşan evrensel bir barış dilidir. Kadın ve sanat bir araya geldiğinde yalnızca eserler değil, daha huzurlu bir gelecek de inşa edilir."
Türkiye'nin Kültürel Barış Diplomasisi Dikkat Çekti
Forumda Kamerun, Kenya, Madagaskar, Çekya ve Moldova'dan katılan konuşmacılar; kadınların karar alma süreçlerindeki rolü, eğitim, psikososyal destek ve toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekerken, Türkiye'den gelen sunum farklı bir yönüyle öne çıktı.
Sanem Arıkan'ın anlattığı projeler, barışın yalnızca siyasi masalarda değil; tiyatro sahnesinde, sinema salonunda, geleneksel sanat atölyesinde ve çocukların yüreğinde de inşa edilebileceğini ortaya koydu.
Küresel Kadın Barış Forumu, "Savaşı normalleştirmeyin" çağrısıyla sona ererken, Türkiye ise kültür ve sanatın birleştirici gücünü uluslararası platforma taşıyan yaklaşımıyla, uluslararası barış vizyonuna yön veren ülkelerden biri olarak öne çıktı.
Mukadder ben; savaşın değil barışın normalleştiği, sanatın insanları birleştirdiği ve kadınların öncülüğünde umutla büyüyen bir dünya dileyen...
Sevgilerimle...