Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olan turizm, sadece otellerden ibaret değildir. Ulaşımdan gıdaya, tarımdan perakendeye, eğlence sektöründen el sanatlarına kadar onlarca alanı besleyen dev bir ekonomik ekosistemdir. İşte bu nedenle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilerek yasalaşan 6 milyar liralık SGK prim desteği, yalnızca turizm işletmelerine değil, ülke ekonomisine verilmiş önemli bir destek olarak değerlendirilmelidir.
Kültür ve Turizm Bakanlığının talebi doğrultusunda hazırlanan düzenleme, turizm işletme belgesine sahip konaklama tesislerinde çalışan sigortalıları kapsıyor. 2026 yılının Mayıs-Aralık döneminde uygulanacak destek kapsamında, çalışanların SGK primleri için işletmelere aylık kişi başına 3 bin 500 TL’ye kadar katkı sağlanacak.
Bu düzenlemenin en önemli özelliği ise kamu kaynaklarının doğrudan üretime ve istihdama yönlendirilmesidir. Destekten yalnızca faaliyet gösteren konaklama tesisleri yararlanacak. Sezon dışında kapalı olan işletmeler kapsam dışında bırakılarak, devlet desteğinin aktif hizmet veren işletmelere ulaşması hedefleniyor.
Turizm sektörü son yıllarda küresel krizler, yüksek enflasyon, enerji ve personel maliyetlerindeki artış nedeniyle önemli sınamalarla karşı karşıya kaldı. Buna rağmen Türkiye, turizmde elde ettiği ziyaretçi sayısı ve gelirlerle dünyanın önde gelen destinasyonları arasındaki yerini korumayı başardı. Bu başarının sürdürülebilir olması ise nitelikli iş gücünün korunmasına bağlıdır.
İşveren açısından bakıldığında, personel maliyetleri işletmelerin en büyük gider kalemlerinden biridir. Sağlanacak SGK prim desteği, işletmelerin üzerindeki yükü azaltırken çalışanların işlerini korumalarına da katkı sunacaktır. Böylece hem işletmeler nefes alacak hem de turizm sektöründeki istihdam daha güçlü şekilde korunacaktır.
Ancak unutulmaması gereken bir gerçek var. Destek paketleri tek başına yeterli değildir. Turizmde kalıcı başarı için hizmet kalitesinin artırılması, nitelikli personelin yetiştirilmesi, dijital dönüşümün hızlandırılması ve dört mevsime yayılan sürdürülebilir turizm anlayışının güçlendirilmesi gerekiyor. Kamu destekleri bu hedeflere ulaşmada önemli bir araçtır.
TBMM’den geçen bu düzenleme, devletin turizm sektörüne ve çalışanlarına verdiği önemin somut bir göstergesidir. Yaklaşık 6 milyar liralık kaynak, doğru uygulandığı takdirde sadece işletmeleri değil; yerel ekonomileri, esnafı ve dolaylı olarak milyonlarca vatandaşı olumlu etkileyecektir.
Sonuç olarak, turizm sadece tatil demek değildir. Turizm; döviz, yatırım, üretim, istihdam ve kalkınma demektir. Bugün atılan bu adım, sadece 2026 sezonunu değil, Türkiye’nin gelecekteki turizm vizyonunu da destekleyen önemli bir yatırımdır. Ekonominin büyümesi, istihdamın korunması ve Türkiye’nin küresel turizmdeki rekabet gücünün artırılması açısından bu düzenlemenin önemli sonuçlar doğuracağına inanıyorum.