İsrail'de genel seçimler için oy verme işlemleri devam ederken Başbakan Binyamin Netanyahu'dan peş peşe açıklamalar geldi. Anketlerde rakibi Gadi Eisenkot'un partisinin gerisinde kalan Netanyahu, seçimlere müdahale edildiğini öne sürerek destekçilerine sandığa gitme çağrısında bulundu. Netanyahu'nun seçim günü yaptığı açıklamalar, ülkedeki siyasi gerilimi yeniden gündeme taşıdı.
İsrail'de 27 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen genel seçimlerde milyonlarca seçmen sandık başına giderken Başbakan Binyamin Netanyahu'nun açıklamaları tartışma yarattı. Seçim öncesinde yayımlanan kamuoyu araştırmalarında eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot'un liderliğindeki Yashar Partisi'nin öne çıkması, Netanyahu'nun iktidarını sürdürüp sürdüremeyeceği sorusunu gündeme getirdi.
Seçim günü sosyal medya hesabından art arda paylaşımlar yapan Netanyahu, özellikle İsrail vatandaşı Filistinlilerin sandığa yoğun katılımına dikkat çekerek kendi seçmenlerine oy kullanma çağrısında bulundu.
Netanyahu, bazı kişilerin seçimlere müdahale etmeye çalıştığını iddia ederken muhalefetin sandıktaki yüksek katılımını da destekçilerine yönelik mesajlarında öne çıkardı.

NETANYAHU'DAN SEÇİMİN ÇALINDIĞI İDDİASI
Batı Kudüs'te oyunu kullandıktan sonra gazetecilerin karşısına çıkan Netanyahu, İsrail vatandaşı Filistinlilerin oy kullanma oranının yüksek olduğunu belirtti.
Seçim sürecinde usulsüzlük yapıldığı yönündeki iddialarını dile getiren Netanyahu, bazı siyasi çevrelerin seçim sonucunu etkilemeye çalıştığını savundu.
Netanyahu, özellikle güney bölgelerinde yaşayan Filistinli seçmenlerin sandığa katılımının kendi destekçilerinden daha yüksek olduğunu ileri sürdü.
İsrail Başbakanı'nın açıklamalarında öne çıkan mesaj ise "Seçimleri bizden çalmaya çalışıyorlar" sözleri oldu.
"BU YAHUDİ DEVLETİ İÇİN BİR TEHDİTTİR"
Netanyahu, seçimde muhalefetin güç kazanmasının İsrail'in geleceği açısından tehlike oluşturduğunu savunarak sağ görüşlü seçmenleri harekete geçirmeye çalıştı.
Destekçilerine seslenen Netanyahu, "Mücadeleyi solun yönetmesine izin veremeyiz, bu Yahudi devleti için bir tehdittir." ifadelerini kullandı.
İsrail Başbakanı, devletin güvenliğinin korunması için seçmenlerin kitlesel şekilde sandığa gitmesi gerektiğini dile getirdi.
Filistinlileri temsil eden siyasi partilerin destekçilerinin yoğun şekilde oy kullandığını belirten Netanyahu, Likud seçmenlerinin de aynı katılımı göstermesi gerektiğini söyledi.

SOSYAL MEDYADAN PEŞ PEŞE ÇAĞRI YAPTI
Netanyahu, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından da seçimlere ilişkin açıklamalarını sürdürdü.
Paylaşımlarından birinde "Olağanüstü hal!" ifadesini kullanan Netanyahu, sol görüşlü seçmenlerin sandıklara yoğun ilgi gösterdiğini, sağ görüşlü seçmenlerin ise yeterince harekete geçmediğini öne sürdü.
Filistinli seçmenlerin oy kullandığı bir merkezden fotoğraf paylaşan Netanyahu, katılım oranları üzerinden destekçilerine çağrı yaptı.
Netanyahu, bir başka paylaşımında da “Solun aktivistleri sandıklara akın ediyor, sağın aktivistleri ise kayıtsız” iddiasında bulundu.
"ÇIKIN OY VERİN, EVDE KALMAYIN"
Netanyahu'nun seçim günü yayımladığı videolu mesajda kullandığı ifadeler ise dikkat çekti.
Likud seçmenlerine seslenen Netanyahu, şu açıklamayı yaptı:
"Kardeşlerim, Likud seçmenleri! Bu bir acil durum çağrısıdır. Çünkü seçimleri bizden çalmaya çalışıyorlar. Bu sabah polis, vahim ve olağanüstü bir durum bildirdi: Güney bölgesinde Ra'am partisinin üç üst düzey mali sorumlusunu içi para dolu zarflarla yakaladı. Bu bir suçtur; herkese ulaşacaklar, uyarılmış olun.
Güneydeki Arap kesiminde oy kullanma oranı, Yahudi kesiminden kıyaslanamayacak kadar yüksek. Çıkıp oy kullanmak zorundasınız. Şehade söylüyor, Ahmed Tibi söylüyor, Mansur Abbas söylüyor; kendi ifadeleriyle: 'Seçmenlerimiz akın akın sandıklara koşuyor.'
Siz de sandıklara akın etmek ve herkesin gelmesini sağlamak zorundasınız: Dede, büyükanne, amca, teyze, komşular... Kimse evde kalmasın! Deniz yok, mangal yok; çıkıp Mahal'e (Likud'un oy pusulasındaki harf kodu: M-H-L) oy veriyoruz.
Çünkü söz konusu olan, masada tehlikede olan şey: Yahudi devletimizin korunmasıdır; tüm ortaklarımızla birlikte Likud liderliğinde güçlü bir sağ hükümet mi, yoksa Arap partileriyle kurulacak ve bildiğimiz İsrail devletinin sonunu getirecek bir sol hükümet mi?
Çıkın oy verin, evde kalmayın. Mahal'e oy veriyoruz. Tüm gücümüzle — Mahal!"
SEÇİMDE USULSÜZLÜK İDDİALARI TARTIŞMA YARATTI
Netanyahu'nun Ra'am Partisi ile bağlantılı üç kişinin oy satın alma şüphesiyle yakalandığını öne sürmesi, seçim günü yaşanan tartışmaları artırdı.
Ancak şüpheliler hakkındaki iddialar ile seçimlerin genelinde usulsüzlük yapıldığı iddiası birbirinden farklı konular olarak değerlendiriliyor.
İsrail Merkez Seçim Komisyonu yetkilileri, seçimlerde yaygın ve sistematik hile yapıldığına ilişkin kanıt bulunmadığını bildirdi.
Netanyahu'nun rakibi Gadi Eisenkot'un liderliğindeki Yashar Partisi de Başbakan'ın açıklamalarına tepki göstererek kanıtlanmamış usulsüzlük iddialarının seçim sonuçlarına yönelik güveni zedelediğini savundu.
ANKETLERDE GADİ EISENKOT ÖNE ÇIKTI
İsrail'de seçim öncesinde gerçekleştirilen kamuoyu araştırmalarında, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot'un liderliğindeki Yashar Partisi ile Netanyahu'nun Likud Partisi arasında yakın bir yarış yaşandı.
Son anketlerde Yashar Partisi'nin 120 sandalyeli İsrail Meclisi Knesset'te 22 ila 23 sandalye kazanabileceği, Likud'un ise 19 ila 21 sandalye elde edebileceği öngörüldü.
Ancak İsrail'de hükümet kurulabilmesi için en az 61 milletvekilinin desteği gerekiyor. Bu nedenle herhangi bir partinin seçimden birinci çıkması, tek başına hükümeti kurabileceği anlamına gelmiyor.
Seçimin ardından siyasi partiler arasında yürütülecek olası koalisyon görüşmelerinin ülkenin yeni hükümetini belirlemesi bekleniyor.
NETANYAHU'NUN YOLSUZLUK DAVASI DA GÜNDEMDE
İsrail'in en uzun süre başbakanlık yapan siyasetçisi olan Netanyahu açısından seçimler, devam eden hukuki süreçlerin gölgesinde gerçekleşiyor.
Netanyahu, İsrail'de uzun süredir devam eden yolsuzluk davasında yargılanıyor. Hakkındaki suçlamaları reddeden Netanyahu, Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'a af talebinde de bulunmuştu.
Bununla birlikte başbakanlık görevini kaybetmesinin otomatik olarak tutuklanacağı ya da hapis cezası alacağı anlamına gelmediği belirtiliyor. Netanyahu hakkındaki yargı süreçleri seçim sonucundan ayrı olarak devam ediyor.
ULUSLARARASI CEZA MAHKEMESİNİN TUTUKLAMA KARARI BULUNUYOR
Netanyahu hakkında uluslararası alanda da önemli bir hukuki süreç bulunuyor.
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), 21 Kasım 2024 tarihinde Netanyahu ve eski İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında Gazze'de işlendiği iddia edilen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle tutuklama kararı çıkarmıştı.
Mahkemenin kararı, Netanyahu'nun uluslararası seyahatleri ve hukuki sorumluluğu açısından önem taşırken İsrail hükümeti UCM'nin yetkisini ve hakkındaki suçlamaları reddediyor.
Öte yandan İsrail devleti, Güney Afrika'nın başvurusuyla Uluslararası Adalet Divanı'nda (UAD) açılan soykırım davasının da tarafı konumunda bulunuyor. Bu dava, Netanyahu hakkındaki kişisel ceza soruşturmasından ayrı yürütülüyor.
İSRAİL'DE SEÇİM SONUÇLARI MERAKLA BEKLENİYOR
İsrail'de yaklaşık 7,3 milyon seçmenin oy kullanma hakkına sahip olduğu seçimlerde 120 milletvekilinin belirlenmesi için sandıklar kuruldu.
Seçimlerin en önemli başlıkları arasında Gazze'deki savaşın sonuçları, ülkenin güvenlik politikaları, siyasi istikrar, yargı bağımsızlığı ve Filistinli vatandaşların siyasi temsili yer alıyor.
Oy verme işlemlerinin tamamlanmasının ardından sandık çıkış anketlerinin yayımlanması, resmî sonuçların ise oy sayım sürecine bağlı olarak ilerleyen günlerde kesinleşmesi bekleniyor.
Netanyahu'nun başbakanlık görevini sürdürüp sürdüremeyeceği ise yalnızca partilerin kazanacağı sandalye sayısına değil, seçim sonrasında kurulabilecek koalisyonlara da bağlı olacak.



