Ankara Garı önünde 10 Ekim 2015’te düzenlenen bombalı saldırıya ilişkin firari sanıkların yargılandığı davanın duruşması Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmayı takip eden YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması ve kamu görevlilerinin sorumluluğunun da araştırılması gerektiğini söyledi. Özel, davanın zaman aşımı tartışmasıyla karşı karşıya olduğunu belirterek, “Buradaki katliam insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur” dedi.
10 Ekim 2015’te Ankara Garı önünde düzenlenen Barış Mitingi öncesinde meydana gelen iki ayrı patlamada 100 kişi olay günü hayatını kaybetmiş, saldırı sonrasında yaşamını yitirenlerle birlikte can kaybı 104’e ulaşmıştı. Yüzlerce kişinin de yaralandığı saldırı, Türkiye’nin yakın tarihindeki en ağır terör saldırılarından biri olarak kayıtlara geçti. Özel, duruşmanın ardından Ankara Sıhhiye Adliyesi önünde yaptığı açıklamada, saldırıda yaşamını yitiren 104 kişiyi hatırlatarak saldırının hazırlık ve gerçekleştirilme sürecine ilişkin soru işaretlerinin giderilmesi gerektiğini ifade etti.
“TARİHTE AYDINLATILMASI GEREKEN EN KARANLIK SAYFALARDAN BİRİ”
Özel, saldırının önceden duyurusu yapılmış ve izin alınmış bir miting öncesinde gerçekleştirildiğine işaret ederek şu ifadeleri kullandı:
“Önceden haberi verilmiş, izni alınmış bir mitinge bariyerlerden aranarak geçen 104 insanı, Gaziantep'ten kalkıp, önce sınırdan geçip, sonra Ankara'nın göbeğine, garın önüne kadar geldiler. Gelene kadar bırakın herhangi bir arama, bir kimlik kontrolü ya da bir trafik uygulamasına bile rastlamadan gelen iki canlı bombanın yaptığı bir katliam bu. Tarihte aydınlatılması gereken en karanlık sayfalardan bir tanesi”
10 Ekim saldırısına ilişkin ilk dava Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 36 sanık hakkında görülmüş, yargılama sürecinde saldırının failleri ve bağlantılarıyla ilgili çok sayıda delil dosyaya girmişti. Davanın ana dosyasında 1 Temmuz 2024’te karar açıklanırken, yakalanamayan sanıklar yönünden dosyanın ayrılmasına karar verilmişti.

FİRARİ SANIKLARIN DURUMU GÜNDEMDE
Firari sanıkların yargılandığı ayrı dosyada süreç 2026 yılında da devam ediyor. Suriye’de yakalanarak Türkiye’ye getirilen Ömer Deniz Dündar, 30 Haziran 2026’daki duruşmada ilk kez hakim karşısına çıkmış ve savunma yapmıştı. Mahkeme, davayı 25 Eylül 2026 tarihine ertelemişti. Özel de açıklamasında, firari sanıklardan bazılarının halen yargı önüne çıkarılmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Firarilerden bir tanesi Kırşehir Cezaevi'nde. Bugün buraya gelip yüz yüze yargılaması yapılması gerekiyordu. Hastalığı bahane ederek gelmedi, uzaktan bağlantıyla katıldı. Bir diğeri eylül ayında Türkiye'ye getirilen DEAŞ'lılar arasında adı geçiyor. Onun bir an önce mahkemeye getirilmesi ve doğrudan bu katliamın planlayıcılarından bir tanesi olduğu düşünülen kişinin derhal yargılanmaya başlanması lazım. Ailelerin bugüne dair somut taleplerinin başında yer alıyor. Esas iki konunun altını çizmek gerekiyor. Bunlardan bir tanesi bu katliam. Ankara'nın göbeğinde yapılan bu katliam, DEAŞ'lı örgüt üyelerinin sınırdan geçmemesi gereken, her birisi aranan ve katliam yapmak üzere gelmiş olan terör örgütü üyelerinin dışında yardımlar, hazırlıklar, ön açmalar ya da birtakım görevi kötüye kullanmalar. Görev ihmali olmadan hayata geçirilmesi mümkün olmayan bir iştir. Bunun için kamu görevlilerinin yargılanması gerekmektedir.”
10 Ekim Garı saldırısının firari sanıklar dosyasında halen birden fazla sanık yönünden yakalama ve yargılama süreçleri bulunuyor. Eylül 2026’daki duruşma öncesinde 10 Ekim Barış Derneği de firari sanıklardan Savaş Yıldız’ın mahkeme huzuruna çıkarılması çağrısında bulunmuştu.

“BURADAKİ KATLİAM İNSANLIĞA KARŞI İŞLENMİŞ BİR SUÇTUR”
Özel, açıklamasının devamında davanın zaman aşımı boyutuna dikkat çekti. Kamu görevlileri bakımından zaman aşımı süresinin dolması halinde bazı sorumluların yargılanmasının gündeme gelemeyeceğini savunan Özel, mahkemenin saldırıyı insanlığa karşı suç kapsamında değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Özel, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“12'nci yılla birlikte bazı kamu görevlileri zaman aşımına uğrayacağı için yargılanamayacaklar. İlerleyen zamanla birlikte de zaman aşımı tehlikesi tüm şüpheliler, suçlular açısından geçerli. Buna karşılık alınması gereken tek bir karar var. Buradaki katliam insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. İnsanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunun mahkeme heyeti tarafından kabulü, teyidi, karara bağlanması durumunda hiçbir zaman aşımı kuralı geçerli olmayacaktır. Bu durumun en önemli hassasiyetimiz olduğunu bir kez daha kayda geçirmek isterim”
ANA DAVADA HÜKÜM KURULMUŞTU
Ankara Garı saldırısının ana davasında Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi, 1 Temmuz 2024’te kararını açıklamıştı. Mahkeme, bazı sanıklara 101 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verirken, firari sanıklar yönünden yargılamanın ayrı dosyada sürmesine karar vermişti.
Firari sanıklar dosyasındaki yargılama ise yeni sanıkların Türkiye’ye getirilmesi ve mevcut sanıkların ifadelerinin alınmasıyla devam ediyor. 30 Haziran 2026’daki celsede Ömer Deniz Dündar’ın ilk kez hakim karşısına çıkmasının ardından dosyanın 25 Eylül’de yeniden görülmesi kararlaştırılmıştı.




