İlçemizin ünlü bir Ocakbaşı kebapçısı var. İyi bir dostumuz ve arkadaşımız. Ayrıca kebapları da on numara. Ne zaman yemek yesek, sonrasında ikram ettiği tatlı ve çay eşliğinde kısa bir sohbet ederiz. Konu elbette dönüp dolaşıp siyasete, akabinde "Ne olacak bu memleketin ve Haymana'nın haline"ye gelip dayanır.
Bu hafta yine "Hükümeti, reisi seviyorum. Ama valla sıkıntı da çok. Artık işin içinden çıkamıyoruz. Nasıl olacak?" dedi.
Kendisine dilinim döndüğünce bir şeyler anlatmaya çalışırım ama pek ikna edemem. Bu defa verdiğim örnekten ikna olmuş gibi oldu sanki.
Anlatayım;
Bak kardeşim; diyelim ki hem patron hem de kebapçı sensin ve dükkanında işler kesat. Müşteri şikayetçi ve her geçen gün müşteri sayısı da azalıyor.
Ama sen bu durumdan kurtulmak için bir garsonu, bir bulaşıkçıyı ya da komiyi değiştiriyorsun. Ama dükkanda yine işler düzelmiyor ve sürekli geriye gidiyorsun, müşteri de başka yere kaçıyor.
“Eeeee..??” dedi.
Demekki sorun garsonda bulaşıkçı da ya da komide değil. Sorun kebapçıda. Ya da diğer adıyla patronda. O zaman kebapçıyı değiştirmek lazım. Yani “sen değişeceksin”. dedim.
Biraz bozuldu ama ne demek istediğimi bu sefer tam olarak anladı.
Gazetemizin abonesi ve iyi bir okurudur. Buradan kendisinden bahsettiğimi de şıp diye anlamıştır. Hayırlı işler bol kazançlar olsun kendisine. Ben kendisini de kebaplarını da seviyorum.
Ama ülkede sürekli bakanlar, başkanlar, bürokratlar değişiyor. Ama memlekette bir düzelme yok. Aksine her geçen gün daha çamura saplanıyoruz. O zaman değişmesi gereken belli.
Bu defa galiba kebapçıyi yani patronu saha kenarına alma vakti geldi.
xxxx
Haymana Gazetesi yurtdışında yaşayan gurbetçi okurlarına da posta yoluyla her hafta ulaşıyordu. Taaki bundan 15 gün öncesine kadar. Yurtdışına bir gazetemiz 1 buçuk TL’den gidiyordu.
Bir cuma günü yine postaneye gazetelerimizi bıraktık parasını ödedik. Ama görevli arkadaş "Abi yurtdışı posta ücretleri zamlandı" dedi. 1 buçuk lira olsa olsa 3, hadi abartalım 5 TL olsun. “Yollayalım gurbetçimiz gazetemizden mahrum olmasın” dedik. Ama görevli arkadaş "Abi 20 TL oldu" dedi.
Kamera şakası falan zannettik. Ama öyle olsa da hiç komik değildi. 1 buçuk liradan 20 TL'ye yükselmesi kaçta kaç zamlı oluyor? Zaten matematiği kıt olan benim hesap oranımı aştı.
Sevgili gurbetçi hemşerilerimiz; sizin oradan Yuro ile memlekete gelince, bizim memleket pek bir güzel. Rakı şiş kebap çok iyi. Ama bizim buradan sizin oralara bir gazete bile yollamak artık çok zor. Kısacası yurtdışı abonelerimizin gazetelerini artık yollayamıyoruz. Umarım bizi anlarsınız.
Do you understand?
HAFTANIN SÖZÜ: Kağıda gelen zammı, kitaba değil de tuvalet kağıdına gelince anlayan toplum, dünyaya neresinden baktığını göstermiş olur.