Son yıllarda tarımda artan maliyetlerden dolayı özellikle küçük üreticiler yıllarca ekip biçtiği, dededen babadan kalma topraklarını satarak tarımdan uzaklaştığını hepimiz görüyoruz. Bu üreticiler tarımdan geçimlerini sağlamayınca son çare olarak topraklarını satıp şehirlere yerleşiyorlar. Ülkemizde bir tarım politikası olmayınca doğal olarak çiftçilerimiz tarımı terk ediyorlar. Bu durum tabi ülkemiz için kısa vadede bir felaket ve gıda krizi demektir.
Tarım ihmal edildiğinde yakın gelecekte çok büyük sorunlarla karşı karşıya kalağımız kesindir. Tarım ülkesi olarak en güçlü silahımızın topraklarımız olduğunu unutmayalım. Artık eskisi gibi kılıçlarla, silahlarla, tanklarla, tüfeklerle savaş dönemi bitmiştir. Kim tarımda güçlü ise, üretebiliyorsa ve tarımda kendi kendine yetebilecek potansiyele sahipse en güçlüsü odur. Çünkü gıdaya ulaşma bütün dünyada sorun yaratmaya başladı. Son yıllarda özellikle gelişmiş bazı ülkelerin, başka yerlerde tarım toprağı satın almaları veya uzun süreliğine kiralamaları bu durumu çok açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Ülkemizde de son yıllarda özellikle Adana, Mersin ve Antalya bölgelerinde yabancıların tarım topraklarını satın aldığını hepimiz görüyoruz ya da duyuyoruz. Artık en büyük hazinemiz olan topraklarımıza ve köylümüze sahip çıkmanın zamanı gelmiştir.
Herkes zannediyor ki savaş falan çıkacak vatan için silahımızı, kılıcımızı alıp cepheden cepheye koşup vatanımızı toprağımızı kurtaracağız eskisi gibi. Hayır. Öyle olmayacak artık. Sizler çocuğum rezil olmasın şehirde büyüsün, şehirde ev araba alayım, köyü bırakıp şehirlere kaçayım derken kim olduğunu dahi bilmediğiniz insanlar gelecek dedenizin babanızın size miras bıraktığı tarlaları, evleri, köyleri tek tek satın alacaklar, söz sahibi olacaklar. Siz kurak 5 para etmez dediğiniz toprağınızı 3 kuruş fazlaya sattım kar ettim diye sevinirken adamlar o topraklarınızı işleyerek adeta bir deha yaratacaklar. Bir tane boş arazi bırakmadan işleyecekler, üretecekler, senin benim yapamadığını yapacaklar. Bizim değerini bilmediğimiz yarım dönüm toprak dahi onların en büyük hayalidir. Çünkü Türkiye’nin bir tarım ülkesi olduğunu biliyorlar. Anadolu topraklarının iklim bakımından stratejik konum bakımında tarıma ne kadar elverişli topraklar olduğunu bizden daha iyi biliyorlar.
Vatanın ve topraklarımızın en büyük bekçisi, koruyucusu topraktan üreten köylülerdir. Tarım arazileri yabancıların eline geçerse, Türk köylüsü biterse, atalarımızın bize kanıyla, canıyla, aç susuz kalarak aldığı bu toprakları hiç savaşmadan kağıt parçası uğruna satarsak işte o zaman savaşı kaybetmiş olacağız.
Yatırım yapmak istiyorsanız gidin tarla alın, 49 yıllığına bizim arazileri kiralıyorlar, bunu onlara bırakmayın siz kiralayın.
Miras başında kavga edip satılığa çıkarmayın. Paraya ihtiyacınız varsa toprağı isteyen kardeşinize satın.
Topraklarınıza ve köyünüze sahip çıkın.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum.