Havadan nem kaparak, sık sık birbirlerinin “annelerinin’’, hatırını soran milletvekilleri; birbirlerine kıyak yapmada tek yumruk oluverdiler. Birbirlerinin gözünü patlatmaya kalkan yumruklar, bu defa birbirlerinin sırtını sıvazlamaya yaradı. Milletin ASIL’larına binbir çile’yi reva gören millet’in VEKİL’leri; iş kendilerine gelince, bir ellerini bal’a, bir ellerini yağa bandırmada bir mahsur görmediler. Protokolde milletin VEKİL’leri 9 basamak birden yükseliverdiler. Milletin ASIL’lari ise; girmek için üstümüzü başımızı yırttığımız AB ülkeleri arasında satın alma gücü bakımından sadece Makedonya’dan üstte yer aldı. Şampiyonlar ligine yükselen VEKİL’leri ile kümede kalma mücadelesi veren ASIL’ların rekabeti göz kamaştırıyor. Milletin VEKİL’leri artık trafikte geçiş üstünlüğüne sahip olacaklar. Ambulans, itfaiye gibi “durmak yok, yola devam’’ diyecekler. Milletin ASIL’ları ise zaten trafikte uyumaya, araçtan inip yürümeye, hatta akmayan trafikte çift kale maç yapmaya alıştıkları için, onlara bir kıyak yok. Vekiller haksız da değiller hani. Milletin hayatını kurtaracaklar ya; Ambulans gibi yol açılsın. Milletin yangınını söndürecekler ya; İtfaiyeden bile çabuk gitsin. Düğünlere giden milletin VEKİL’leri, taktıkları altınların bile faturasını milletin kesesinden ödeyecekler. Milletin ASIL’ları ise kendilerine “takılan”ların keyfini doyasıya sürecek. “Beşi bir yerde’’ ve dört başı mamur bir şekilde düğün dernek kurup, en az üç çocuk yapacaklar. VEKİL Karagöz; milletin kesesinden altın takacak, ASIL Hacivat; ceremesini çekecek. Bizde bu vekiller oldukça, düğün evinde ne işimiz var. Gir oyna, çık oyna. Milletin VEKİL’i bir defa vekil olduktan sonra, ölene kadar sırtı yere gelmeyecek. Kıyak bir emeklilik onu bekleyecek. Milletin ASLI ise 40 yıl çalışıp emekli olabilmek için, çalışma bakanının ağzına bakacak. Yattığı yerden emekli olan ile, emekleye emekleye emekli olamayan, aynı emeğin payını alacak. Onlar yutacak, bizler yutkunacağız, işin özü özeti bu. Milletin VEKİL’lerinin aileleri’nin de sağlık harcamalarını ömür boyu devlet bütçesi karşılayacak. Milletin ASIL’larının ise kanser olanlarının ilacı bulunmayacak, bakandan yardım isteyince “dilenci’’ muamelesi görecek, devlet hastanelerinin kalabalığından kaçıp ta özel hastaneye giderse katkı payı yüzde 200 artacak. Yani milletin ASIL’larının “kanser’’ olmaları için sebep çoğalacak. Milleti kanser edecekler, fıtık edecekler, ruh hastası edecekler… Ee doğal olarak da para yetişmeyince “dilenci’’ edecekler. Milletin VEKİL’inin trafik cezalarından muafiyeti olacak. Milletin ASLI’na “Trafik canavarı’’ muamelesi reva görülecek. Avrupa da başbakan bile trafik cezası yerken, Rusya da Devlet başkanı PUTİN bile hız cezası öderken, bizim vekiller “sadrazamın sağ gözü’’ ya, onlara her şey mübah olacak. Dahası da var; Milletin VEKİL’leri; süresiz silah ruhsatı alabilecek, bu silahlara vergi ve harç ödemeyecekler. Onların parasını da bu millet ödeyecek. Yırtılan “Vatandaş Hacı Bekir’in yakası’’ olacak nasıl olsa. Milletin VEKİL’liği sona erse bile; ailecek, torunu, tosunu, ölünceye kadar kırmızı pasaport sahibi olabilecek. Kayınçosunun, dünürünün, beslediği kedinin bile bu pasaporttan yaralanmaları an meselesi olacak, bu hızla giderlerse. Milletin VEKİL’i emekli olsa dahi gittiği devletin sosyal tesisinde, en üst haklardan, sonuna kadar yaralanacak, yiyecek, içecek, geğirecek. Milletin ASLI; hala çöplerden ekmek toplarken hem de. Ne diyelim, hani derler ya “herkes hak ettiği şekilde yönetilir’’ diye. Galiba hak ediyoruz, bu şekilde yönetilmeyi. Yoksa milletin ASLI bir lokmanın peşinde bedenen, ruhen çökerken, milletinin sırtında yükselen VEKİL’leri hayatın toz pembeliğinde, gününü gün etsin. “Varlığımız, varlığınıza armağan olsun’’ Sayın VEKİL’ler. Tombaladan çıkan bir vekille bile karşı karşıya gelince, yerlere kadar eğilmeler bizde, “bunu saymayız, bir daha, bir daha sırtımıza binin’’ demeler bizde, en yasal hak aramada dayağın hasosunu yerken bile; Milletvekili yalakalığı bizde olunca, Varlığımız varlığınıza armağan olsun elbette, ne armağanı KURBAN olsun hatta(!)...... SAYGILARIMLA