Türkiye’den uzayda yeni hedef: 2027’de Ay’a erişim planı
İstanbul’da düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı kapsamında konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin uzay teknolojilerinde kritik bir eşiğe hazırlandığını açıkladı. Kacır, Türkiye’nin 2027 yılında milli hibrit roket motorunu ateşleyerek Ay’a ulaşmayı hedeflediğini söyledi. Bakan Kacır, bu adımın yalnızca Ay’a erişim anlamına gelmediğini, aynı zamanda Türkiye’nin derin uzay teknolojilerinde kalıcı bir kapasite oluşturacağını ifade etti.
SAHA 2026’da uzay teknolojileri imza töreni
SAHA İstanbul tarafından düzenlenen ve 5-9 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilen fuara 120’den fazla ülkeden 1700’ü aşkın firma katıldı. Fuarda son teknoloji ürünler sergilenirken, Uydu Teknolojileri Geliştirme Çağrısı İmza Töreni de gerçekleştirildi. Törende; Gezgin-1 Projesi, Mikro Uydu Projesi ve mobil haberleşme uydu sistemlerine yönelik projeler için ortaklık anlaşmaları imzalandı. Projelerin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde hayata geçirileceği belirtildi.
“Uzay ekonomisi 1 trilyon dolara gidiyor”
Konuşmasında küresel uzay ekonomisine dikkat çeken Bakan Kacır, sektörün hızlı büyümesine vurgu yaptı. Kacır, uzay ekonomisinin yıllık 600 milyar doları aştığını, kısa süre içinde 1 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini belirtti. Türkiye’nin hedefinin yalnızca üretim yapmak olmadığını ifade eden Kacır, uzay teknolojilerinde hem ürün hem hizmet ihracatında küresel oyuncu olmak istediklerini söyledi.
Milli Uzay Programı: yeni uydu projeleri yolda
Türkiye’nin uydu teknolojilerinde önemli bir yol kat ettiğini belirten Kacır, BİLSAT, RASAT, GÖKTÜRK ve İMECE projeleriyle görüntüleme uydularında büyük ilerleme sağlandığını hatırlattı. Haberleşme uydularında ise Türksat 6A ile Türkiye’nin 11 ülke arasına girdiğini belirten Kacır, yeni hedefleri de açıkladı. Buna göre Türksat 7A, İMECE 2 ve İMECE 3 projeleri için çalışmalar sürüyor.
Bakan Kacır, en kritik hedeflerden birinin uzaya bağımsız erişim kapasitesi olduğunu vurguladı. Mevcut durumda uyduların Türkiye’de üretildiğini ancak farklı ülkelerden fırlatıldığını belirten Kacır, bu durumun değişeceğini söyledi. ROKETSAN öncülüğünde yürütülen roket projelerinin hızla ilerlediğini ifade eden Kacır, Türkiye’nin kendi uydularını kendi roketleriyle fırlatabilen ülkeler arasına girmeye yaklaştığını dile getirdi.
Somali’de uzay limanı projesi
Uzaya erişim için kritik bir diğer adımın uzay limanı olduğunu belirten Kacır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonu doğrultusunda Somali’de uzay limanı inşasına başlandığını açıkladı. Bu altyapının yalnızca Türkiye’ye değil, küresel uzay taşımacılığına da hizmet vereceği ifade edildi. Bakan Kacır, Türkiye’nin Ay programına ilişkin hedefini de netleştirdi. Buna göre Türkiye, 2027’de milli hibrit roket motoru ile Ay’a erişen ülkeler arasına girecek. Bu başarının aynı zamanda Türkiye’yi derin uzayda teknoloji geliştiren ve bu alanda deneyim oluşturan ilk ülkelerden biri haline getireceği belirtildi. Ayrıca bu teknolojilerin uydu yörünge transfer sistemleri gibi yüksek katma değerli alanlarda da kullanılacağı ifade edildi. Türkiye’nin uzay ekosistemini güçlendirmek amacıyla yeni bir adım daha atılıyor. Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ve Türkiye Uzay Ajansı iş birliğiyle Uzay Teknoloji Geliştirme Bölgesi kurulacak. Bu bölgenin AR-GE kapasitesini artırarak Türkiye’nin uzay sanayisinde daha rekabetçi hale gelmesine katkı sağlaması hedefleniyor.
Uluslararası Uzay Kongresi Türkiye’de yapılacak
Türkiye’nin uzay alanındaki uluslararası görünürlüğüne de dikkat çeken Kacır, 77’nci Uluslararası Uzay Kongresi’nin Antalya’da gerçekleştirileceğini açıkladı. Etkinliğe 100’den fazla ülkeden yaklaşık 15 bin katılımcı bekleniyor. Kongrede Türkiye’nin bilimsel üretim gücünün de öne çıktığını belirten Kacır, bu yıl bilimsel makale rekoru kırıldığını ifade etti.
SAHA 2026’da yapılan açıklamalar, Türkiye’nin uzay teknolojilerinde yalnızca üretici değil aynı zamanda stratejik teknoloji geliştirici ve ihracatçı ülke olma hedefini ortaya koydu. 2027 Ay görevi ve yeni uydu projeleri, bu dönüşümün en kritik adımları arasında yer alıyor.





