Buradan onca zaman bunu yazdık çizdik. Haberlerimize taşıdık, vatandaşların dediklerine aracı olduk ama hiçbirşey değişmedi. Duvardan ses geldi, siyasi partiler mermer oldu. Nedir bu “Kızılcahamam sevdası”, ya da ne bu Haymana’ya küskünlük.
Sen bunca seçim AKP'yi sırtında taşı, rekorla birinci parti yap, ama onlar Haymana yerine kampı yine Kızılcahamam'da yapsın.
Sen alışverişini BİM’den yaparsın ama cenazene mahalle bakkalın gelir gibi.
Fotoğraflara bakıyorum, oradaki otelden aynısı hatta daha iyisi bizde de var. Su dersen Kızılcahamam kaynatma suları ile lafını bile edemez. Etse ağızlarına kürekle vurma hakkımız var. Eee.. o halde bir kerede bu partiler neden bize gelmez. Neden ulusal medyada, televizyonlarda Haymana değil de Kızılcahamam dillere sakız edilir.
Bu sadece AKP için geçerli değil. Yine MHP’de geçtiğimiz haftalarda kampını Kızılcahamam da yaptı. Bu dediğim tüm siyasi partiler AKP, CHP, MHP, İYİ, Deva falan.. alayı için geçerli.
Ne var bir hafta da televizyonlar
"Cumhurbaşkanı Haymana'dan seslendi,
Kılıçdaroğlu iktidara Haymana'dan yüklendi,
Akşener Haymana'dan verdi veriştirdi,
Bahçeli Haymana'da esti gürledi" desin.
Öyle ateş almaya gelir gibi gelmeleri saymam. Partileri, vekilleri, aileleri cümbür cemaat, torun tombalak gelip kamplarını yapacaklar ve Haymana ismi bir hafta gündemde o siyasi lider ve partisi ile anılacak.
Haydin ilçe başkanları buyurun er meydanı. Bakalım ilk kim getirecek? Getirin Haymana'ya birkaç gün kalsınlar, siz de gerine gerine çektirin fotoğrafları. Hep onların ayağına giderek, daima Ankara'dan resim atarak ilçe başkanlığını... dedem de yapar.
xxxxx
BEDAVA YAŞIYORUZ BEDAVA..
Geçen gün internette gördüm. Son günlerde yaşanan hayat pahalılığı ile ilgili “Bu zamlarla nasıl hayatta kalınır” demiş ve birkaç örnek vermişler.
Bende bunu biraz da Haymana’ya da uyarlayarak çoğalttım. Varsa sizlerin bu konuda fikirleriniz... alırım.
-Her zaman erken uyumaya çalışın. Çünkü uykuda acıkmazsınız.
-Üniversite okuyan gençler...zor aşklar edinin. Aşk acısı çekmek iştahınızı keser ve yemek yemezsiniz.
-Ailecek düğün salonlarının önünden geçin ve kimsenin sizi tanımadığı düğüne gidip kurupasta da olsa bir güzel karnınızı doyurun. Arada iki halaya katılarak günün stresini de atabilirsiniz.
-Yemek pişirdiğiniz tencerenin sıcak altı ile kıyafetlerinizi de ütüleyin.
-Tanımasanızda cenazelere katılın. Muhtemelen pide, olmadı lokum, en kötüsü birer küçük çikolata alır, günü kurtarırsınız.
-Haymana gibi küçük yerlerde her kahvede en az bir tanıdık olur. Her kahvede 1'er bardak beleş çay içilebilir. Adınız “sineğe” çıksa da yapacak bir şey yok.
Haa bu arada vücudundaki tüm organların toplamı yaklaşık 50 milyon ediyormuş. Çok zorda kalırsanız bir böbreğinizi satarak bir süre daha hayatta kalabilirsiniz.
HAFTANIN SÖZÜ: Üzerinde rakı olan masa mı, yoksa içinde kul hakkı olan kasa mı daha haramdır?